Uzun'un yalanı kısa sürdü!
Terör örgütlerinin eylem hedefi haline gelen Muhittin Zenit, kendisini hedef haline getirdiği için Nedim Şener aleyhine açtığı dava bugün (28 Mayıs Çarşamba) görülmeye devam ediyor.
Aynı davanın bir önceki duruşmasında Nedim Şener, Uzun’u tanık olarak mahkemeye çağrılmasını istedi.
Uzun mahkeme dışına çıkarılmıştı
Uzun’un başka konular anlatması, çelişkili ifadeler vermesi ve duruşma sonunda da mahkeme hakimi yerine tutanağı dikte ettirmeye çalışması ve hakime hitaben “ben yazdırsaydım” demesinin hakimi kızdırdığı öğrenildi. Mahkeme hakimi “Siz hakim misiniz? Savcı mısınız? Müfettiş misiniz?” diyerek Uzun’u mahkeme dışına çıkartmıştı.
İstihbarat Yalanları duruşmasında Uzun yalanları
Uzun’un “yayınladığım tamim’in gereği yapılsaydı, raporlar bana iletilseydi Dink cinayeti gerçekleşmezdi” iddiasının gerçekleri yansıtmadığı ortaya çıktı. Uzun’un iddialarının aksine
• Tamimin gereğinin yapıldığı
• Tamimin sadece yazılan bir program ile ilgili kullanma kılavuzu olduğu
• Şimdiye kadar Sabri Uzun’un bahsettiği tamim gereği 11 bin 328 kişinin programa girildiği ancak Sabri Uzun’un hiç birisi hakkında koruma talep etmediği
• Bilgi Sabri Uzun’a iletilse de Sabri Uzun’un koruma isteme gibi bir yetkisinin olmadığı
• İddiaların olduğu tarihte Sabri Uzun’un İran’da olduğu öğrenildi.
Uzun’un 5 ay önce Müfettişlere verdiği ifadenin mahkemede verdiği ifade ile çeliştiğinin ortaya çıkmasının ardından, Nedim Şener’in kaleminden çıkan haberde Uzun’un 5 ay önce müfettişlere verdiği ifadenin müfettiş raporuna eklenmediği iddia edildi. Ancak Uzun’un bugüne kadar iddia ettiği müfettişlerle ilgili usulsüzlüğü neden deşifre etmediğine dair bir açıklama yapmadı.
Uzun mahkemede 3 iddiada bulunmuştu işte o iddialar ve iddialar hakkındaki gerçek ve yalan yönleri.
Ayırca Sabri Uzun’un haberim olsaydı Dink ölmezdi demesi hakkında Dink Davasının müdahil avukatı Güray Dağ ise Birgün gazetesine 17.04.2010 günü verdiği röportajda; Uzun’un yeni iddialarını “inandırıcı bulmadığını” belirterek, Uzun’un alakasız tanıklığını “kendini kurtarmaya yönelik bir girişim” olarak nitelendirdi.
Nedim Şener mi doğru Söylüyor Hrant Dink mi?
Nedim Şener Dink’in böyle bir talepte bulunmadığını dünkü(27.Nisan.2010) yazısında yazdı. Ancak Dink ölmeden önce kaleme aldığı 10 Ocak 2007 tarihli Neden Hedef Seçildim başlıklı yazısında Bursa’dan aldığı bir tehdit sebebiyle bizzat Şişli Savcılığına başvurduğunu yazmıştı. Ancak ya savcılık ya da il koruma komisyonu bu talebi sümen altı etti.
Yani kısaca Sabri Uzun bana bildirilseydi Dink ölmezdi derken şovenizm yapıyor. Çünkü Dink bizzat Şişli Cumhuriyet savcılığına başvuruda bulundu.
Sabri Uzun’un bu iddiaları özellikle İstihbarat ve Terör camiasında tepkiyle karşılanıyor. Sabri Uzun gerçekleri bilmesine rağmen hedef saptırdığı, kendi personelinin terör örgütlerinin hedef tahtasına konulduğu bir kitapla ilgili dava da polis memurunun karşısında tanık olarak ifade vermesi tepkiyle karşılanıyor.
Sabri Uzun’un bugünkü (28 Mayıs Çarşamba) duruşmaya katılıp katılmayacağı, hakkındaki iddialara ne cevap vereceği merak ediliyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.