Mağduru oldukları 12 Eylül'ün yargılanmasına karşı çıktılar

Mağduru oldukları 12 Eylül'ün yargılanmasına karşı çıktılar
12 Eylül darbesini yapan cuntaya yargı yolunu açan düzenleme Meclis'ten onay aldı. AK Parti Grup Başkan Vekili Bahçekapılı'nın 'İdam edilenleri oylarımızla selamlayalım.' çağrısına rağmen, darbenin en büyük mağdurlarından MHP'nin 'ret' oyu kullanması dikk

12 Eylül darbesini yapanların dokunulmazlık zırhını kaldıran Meclis, önceki gece tarihî oturumlarından birini yaptı. Darbecilerin yargılanamayacağına dair Anayasa'nın geçici 15. maddesi 336 oyla kaldırıldı. AK Parti Grup Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın, 'Gelin, idam edilen sağcı ve solcuları oylarımızla selamlayalım." çağrısına rağmen muhalefet değişikliğe destek vermedi. CHP ile BDP oylamaya katılmazken, darbenin en büyük mağdurlarından MHP'nin 70 vekili 'ret' oyu kullandı. Sabaha karşı 04.00'te tamamlanan görüşmelerde sert tartışmalar yaşandı. MHP Grubu adına söz alan Atila Kaya, değişikliğin 12 Eylül'ü yapanlara yargı yolunu açmayacağını ileri sürerek, hükümetin samimi olmadığını savundu. CHP'li Ali Rıza Öztürk ise geçici 15. maddenin Anayasa'dan bugüne kadar çıkartılmamasının utanç verici olduğunu söyledi.

CHP ve MHP'nin tarihî düzenlemeye 'hayır' demesine kendi camialarından ağır eleştiriler geldi. MHP Kurucular Kurulu üyesi Kemal İnandı, 'Vicdanlar ülke yararına işletilmeliydi.' derken, eski CHP Milletvekili Esat Canan, anamuhalefet partisinin darbeyi savunmasıyla tarihe geçeceğini vurguladı.

Uzun yıllar geçici 15. maddenin kaldırılmasını isteyen CHP ile 12 Eylül Anayasası'nın tamamen değiştirilmesini isteyen BDP'li vekiller oylamaya katılmadı. Darbenin en büyük mağdurlarından MHP ise geçmiş maddelerdeki tutumunu değiştirmeyerek 70 vekili ile ret oyu verdi. Maddeye bir de boş oy çıktı. Görüşmeler sırasında AK Parti ile MHP ve CHP arasında tartışmalar yaşandı. BDP Grubu adına konuşan Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, "Bütün 12 eylül mağdurlarının önünde eğiliyorum ve hepsinden özür diliyorum." dedi.

AK Parti adına konuşan Grup Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı, darbe yapanın da darbeye teşebbüs edenin de yargıya hesap vermesi gerektiğini söyledi. Geçici 15. maddenin kaldırılması için kullanılacak oyların önemli olduğunu kaydeden Bahçekapılı, "Elbette oy kullanmamak da bir haktır. Ama öyle anlar vardır ki oy vermek tarihî bir sorumluluk arz eder." dedi. 12 Eylül darbesinde idam edilen sağcı ve solcuların isimlerini tek tek sayan Bahçekapılı, "Onları kabul oylarımızla selamlayalım. Ben bugün, anayasa değişikliği teklifinde imzası olan milletvekili olarak rahat uyuyacağım. Çünkü geçici 15. maddenin Anayasa metninden çıkarılmasına yönelik verdiğim kabul oyu ile bir nebze olsun vicdanımı özgürleştireceğim. Oy kullanmayanları da vicdanlarıyla baş başa bırakıyorum." diye konuştu.

Darbenin acı veren bilançosu

12 Eylül darbesinde 650 bin insan gözaltına alındı. Darbecilerin kurduğu mahkemeler, 7 bin kişi için idam cezası istedi. Sonuçta 517 kişiye idam cezası verildi. Bunlardan 50 kişi asılarak idam cezaları infaz edildi. Yaşanan süreçte 14 bin kişi vatandaşlıktan atıldı. 330 kişi 'kim vurduya' gitti. Neden öldükleri belirlenemedi. Türk halkı adliye kapılarında suçsuz olduğunu ispat etmek için ter döktü. Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı. 71 bin kişi TCK'nın 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı. 98 bin kişi de 'örgüt üyesi olmak' suçundan yargılandı. 388 bin kişiye yurtdışına çıkmasınlar diye pasaport verilmedi. Darbeciler 1 milyon 683 bin kişiyi fişledi.

'Destek verseniz ne kaybederdiniz?'

Tarihler, 12 Eylül 1980'i gösterdiğinde, yönetime el koyan Türk Silahlı Kuvvetleri bir taraftan parlamentoyu tatil ederken bir taraftan da ülkedeki tüm siyasi faaliyetlere son verdi. Türkiye'nin yaşadığı bu üçüncü darbede siyasi partiler kapatılarak o dönemdeki başkanları Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit Hamzaköy'e gönderilirken, Necmettin Erbakan ise Uzunada'ya sürüldü. Siyasetçileri, eğitimcileri ve sivil toplum örgütü üyeleri başta olmak üzere tüm toplumu derinden etkileyen bu travmanın hesabını sormak ise uzun yıllar içinde gerçekleştirilemedi. Hükümetlerin bu yönde başlattıkları çalışmalar yarım kaldı. Bugün aradan 30 yıl geçtikten sonra gerçekleşen değişikliğe hem bu konuda daha önce önerge veren CHP'nin hem de olayın mağduriyetini en ağır bir şekilde yaşayan MHP'nin taraf olmaması büyük eleştiri aldı.

Yusufiyeli Ülkücüler Derneği Başkanı Hasan İlter, "MHP, geçici 15. maddeye oy verse ne kaybederdi?" sorusunu dikkatlere sunarken MHP Kurucular Kurulu üyesi Kelam İnandı, " Vicdanları ülkenin yararına işletmek lazım." diyerek hayal kırıklığını ortaya koydu. Eski CHP Milletvekili İnal Batu da partisine, "Sosyal demokrat bir parti bu maddeye oy verirdi." serzenişinde bulundu. Batu, "Kaldı ki CHP üç madde dışında pakete destek vereceğini vaat etmişti ama bu sözünde durmadı." diye de ekledi. Konuyla ilgili görüşler şöyle:

Hasan İlter (Yusufiyeli Ülkücüler Derneği Başkanı) - MHP, geçici 15. maddeye oy verse ne kaybederdi?

Bizim beklentimiz geçici 15. madde için MHP'nin oy kullanmasıydı. En azından Meclis'te bizim çektiğimiz çileleri, idam edilen arkadaşlarımızı, işkencede öldürülen arkadaşlarımızı Meclis kürsüsünden dile getirmelerini bekliyorduk. Ellerinde fırsat varken bunun için oy kullanmadılar. Hem bir şey yapmıyorlar hem iktidara laf atıyorlar. Darbeciler yargılansın diye oy verselerdi ne olurdu ki, ne kaybederlerdi?

Kelam İnandı (MHP Kurucular Kurulu üyesi) - Vicdanları, ülkenin yararına işletmek lazım

Türkiye'nin selameti için ne gerekiyorsa onu yapmak lazım. Ben her zaman söylemişimdir, yanlış yapılıyor. Bir illegal davayı bitiriyorlar. Onun için bir şey yaparken, öbür dünyanın hesabını da düşünmek lazım. Vicdanları ülkenin yararına işletmek lazım. Bütün her şey mi yanlış bu Türkiye'de? Bir akıllı onlar mı?

Erdoğan Günal (TDH Genel Başkan Yardımcısı) - Baykal'ın çok net tavır koyması gerekirdi

CHP'nin tavrı tamamen demokrasi dışı. CHP sözcüleri, Deniz Baykal'ın Demirel'le Zincirbozan'da sürgün hayata yaşadığını söylüyorlar. Ama demek ki Demirel'den öğrendiği şey statükonun devamıymış. Zincirbozan'a mahkûm edilen Baykal'ın bu konuda net bir tavır koyması gerekirdi. CHP farklı niyetlerle hareket ediyor.

Metin Tarhan (Alevî Dernekleri Federasyonu Başkanı) - Bu davranışla ülkeye hizmet etmiyorlar

Sırf iktidar partisine muhalefet adına kendilerinin savunduğu bir kararın karşısına geçmiş oluyorlar. Görülüyor ki CHP'nin tavrı, toplumun faydasına olan bir çalışmaya, yasa değişikliğine imkân sağlamıyor. İktidar önyargısı var. Bu davranışlarıyla ülkeye hizmet etmediklerini düşünüyoruz. Bu anlamda da bu tavırlarını uygun görmüyoruz ve benimsemiyoruz.

İnal Batu (Eski CHP milletvekili) - Sosyal demokrat bir partibunu yapmamalıydı

Sosyal demokrat bir partinin gereği olarak CHP'nin bu pakette oy vermesi gereken birçok madde vardı. Darbecilerin yargılanmasıyla ilgili geçici 15. maddeden önce CHP'nin 'toplu sözleşme' hakkı ile ilgili maddeyi gözü kapalı oylaması gerekiyordu. Kaldı ki CHP üç madde dışında pakete destek vereceğini vaat etmişti ama bu sözünde durmadı. CHP'nin bu tavrının nedeni sosyal demokrat bir parti olmamasıdır.

Esat Canan (Eski CHP milletvekili) - CHP darbeleri savunan parti olarak tarihe geçecek

CHP'nin tavrı çelişkili. Bu tavır CHP'nin samimiyetsizliğinin göstergesidir. Çünkü CHP darbelere karşıysa geçici 15. maddenin kaldırılması için oylamaya katılması gerekirdi. Katılmadığına göre CHP artık darbeleri savunan kanatta yer alan bir parti olarak tarihe geçecektir. Bu hem sol adına hem sosyal demokratlar adına üzücü bir durumdur.

ZAMAN 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.