O gün neredeydiniz?

O gün neredeydiniz?
Kadınların yüzde 80’ini temsil eden başörtülü Merve Kavakçı milletin meclisinden kovulmuştu. Kavakçı'nın, Meclis’teki DSP milletvekillerince ‘dışarı dışarı’ diye tempo tutularak, yemin etmesine izin verilmemişti.

HABERVAKTİM'İN İLGİLİ VİDEOLARI:

Başörtüsü düşmanlarının Merve Kavakçı'ya tepkisi



Ecevit: Bu hanıma haddini bildirin


8 Mart Dünya Kadınlar Günü, başörtüsü zulmünün gölgesinde kutlanırken, sahip oldukları birikim hiçe sayılarak inançları ve örtünme biçimleriyle kategorize edilen kadınların durumu sosyolojik bir vakıa olarak nitelendiriliyor.

Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayınlanan çok sayıda mesajda, özellikle kadınların inançları ve örtünme biçimleriyle kategorize edilmelerinin yanlışlığına vurgu yapıldı. Mesajlarda ayrıca, bir kısım kadın örgütlerinin ideolojik tavırlarla başörtülüleri dışladıklarını unutarak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlamaları da eleştirildi.

KADINA ŞAŞI BAKAN ANLAYIŞ
Eğitim Bir-Sen, 8 Mart dolayısıyla yayınladığı mesajda “8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün kadınlara şaşı bakan erkek egemen toplumların yaşadığı coğrafyaların icadı olduğuna ‘Dünya Erkekler Günü’ adıyla bir günün bulunmayışı en büyük delildir” ifadeleriyle dünya genelindeki kadına bakış açısını özetledi.

Açıklamada dikkat çeken önemli ayrıntılar şöyle:

“BAŞöRTüLü KADIN TBMM’DEN KOVULURKEN NEREDEYDİNİZ?”
“8 Mart Dünya Kadınlar Günü bir sapmanın tezahürüdür. ülkemizde kadınların kadınlara bakışında da ciddi sosyolojik incelemelere konu olabilecek düzeyde sorun vardır. Kendisini kast’ın üst bölümlerinde gören; hemcinslerinden bazılarını sosyal, kültürel ve bilimsel açılardan sahip oldukları birikimi hiçe sayarak inançlarına ve kıyafetlerine göre alt sınıfta kategorize eden kadınların durumu sosyolojik ve psikolojik vakadır. Kimi kadın örgütlerinin başörtülü kadınların eğitim ve çalışma haklarına ilişkin olumsuz yaklaşımları 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne baştan gölge düşürmektedir. Başörtülü kadın Meclis’ten kovulduğunda ideolojik tavırla başörtülü kadının seçilme hakkına sahip çıkmayan kimi kadın örgütlerinin kadın adayları desteklemeye ve eğitmeye kalkışmaları komedi unsuru olmaktan öteye bir anlam taşımamıştır.”

“ENGELLER DERHAL KALDIRILMALI”
“Kadınların eğitim ve çalışma hakkını kısıtlayan tüm engellemeler derhal kaldırılmalıdır. üniversiteler başı örtülü öğrencilerle başı açık öğrencilerin kol kola neş’e içerisinde bilimsel çalışma yaptığı bilim yuvalarına dönüştürülmeli, resmi kurumlarda başörtülüler de emek ve hizmet üretebilmeli, TBMM’de başörtülü kadınlar da toplumsal yaşam organizasyonunun öznesi olarak milletvekili sıfatıyla yer bulabilmelidir.”

“KADINA BAKIŞ SORGULANMALI”
Ayrımcılığa karşı kadın Hakları Derneği(AKDER)’nden de, “8 Mart Dünya Kadınlar Gününü yaşadığımız bugün, hepimizi, kadına bakışımızı sorgulamaya davet ediyoruz” şeklinde bir açıklama yapıldı.

8 MART NEYİ İFADE EDİYOR?
Açıklamada, “Zira bir yanda süslü kutlama mesajları diğer yanda ise yaşananlar…. Bir yanda hayaller, dilekler diğer yanda gerçekler büyük bir çelişki oluşturmaktadır. 1857 yılında fabrika isçisi kadınların daha iyi yasam koşulları adına giriştikleri mücadelede yanarak ölmeleri üzerine günümüze kadar uzanan sembolik nitelikteki 8 Mart günü biz kadınlar için ne ifade ediyor?” diye soruldu.

“BASKI İLE İNSANLARIN BAŞI AçTIRILIYOR”
AKDER’in açıklamasında ayrıca, ‘Haydi kızlar okula’ kampanyaları düzenlenirken, okumak isteyen kız öğrencilerin bırakıldığına vurgu yapılarak şöyle denildi: “Bir taraftan mahalle ve aile baskısından bahsedilirken, öbür taraftan üniversite girişlerindeki kabinlerde rektörlük baskısı ile insanların başları açtırılmaktadır. On senedir tek bir gün olsun gündemden düşmeyen sürekli Türkiye’ye enerji ve zaman kaybettiren yasağın kalkması için
gerçekleştirilen adımlara da karşı konulmaktadır.”

“BAŞöRTüLüLER çALIŞMA HAYATINDA DA YOK”
“Ayni şekilde çalışma hayatında kadın, ucuz is gücü olarak değerlendirilirken, örtülü kadınlar ayrıca bir ayrımcılığa tabi tutulmakta ve çalışma hayatından
dışlanmaktadır. Yasak ortak yasam alanlarını sınırlarken, yapılan polemikler ve tartışmalar da, sağlıklı iletişimi engellemektedir. Böylece de korku temelli önyargılar üzerine kurulu bir toplumsal düzen/düzensizlik meydana getirilmektedir.”

“LAFLA KADINLAR GüNü KUTLANMAZ”
“Lafla Kadına değer verilmez ve kadınlar günü kutlanmaz icraata bakın" diyen çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (çETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş da yayınladığı mesajda, kadına yönelik ayrımcılığa dikkat çekerek, “Her yıl 8 Mart öncesi ve sonrası değişik kurum ve kuruluşlar ayrıca STK’lar, kadınlarımıza övgü yağdıran mesajlar yayınlarlar ve 'kadın şöyle olmalı, böyle olmalı, başımızın tacı, canlarımız, ciğerlerimiz, her şeyimiz' gibi açıklamalar yaparlar. Ancak günümüz Türk iyesinde olaya bakarsak, bu söylemlerin laftan öteye gitmediğini, bol palavra içerikli söylemler olduğunu görürüz. İçi boş laflardır yani. Siz her 8 Mart da, öncesi ve sonrası hafta içinde değişik etkinlikler ile onca palavra atıp abartıp kabartıp yağ bal çekmeyi biliyorsunuz. Bunu icraata ve yaşama geçirin. Niye geçirmiyorsunuz? Size ne engel? Ben bunu belirtmek istiyorum. Yani lafla olmuyor, icraata dökün” dedi.

YAZICIOĞLU’NUN MESAJI
öte yandan BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, bir mesaj yayınlayarak şehit anneleri ve şehit eşlerinin kadınlar gününü kutladı. Yazıcıoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Vatan müdafaasında bir gül bahçesine girercesine cennete yolladığımız şehitlerimizin bize emaneti; çok muhterem annelerimizin ve şehit eşi bacılarımızın kadınlar gününü tebrik ediyor, en iyi dileklerimle birlikte saygılarımı sunuyorum.”

(Engin Kaşdaş-habervaktim)


HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.