BP'nin atığını mahkumlar temizleyecek
Amerikalı yetkililer, her gün milyonlarca litre hampetrolün denize karıştığı Meksika Körfezi'ndeki çevre kirliliğinin çok daha ciddi boyutlara ulaşmasından endişe ediyor.
National Oceanic and Atmospheric Administration (NOAA-Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi) tarafından hazırlanan ve The Mobile Press-Register gazetesinin ele geçirdiği gizli bir rapora göre, 22 Nisan'da patlama ve yangının ardından batan, ABD kıyılarının 70 km açığındaki, İngiliz petrol devi BP'nin petrol arama lisansına sahip olduğu bölgede bulunan, Transocean şirketine ait "Deepwater Horizon" petrol platformunun hasar gören sondaj borusunda iki yeni kaçak tespit edildi.
Raporda, sondaj borusundaki hasar daha da büyürse hampetrol kaçağının kontrol edilemez hale geleceği ve düşünülenden çok daha fazla miktarda hampetrolün denize karışmasına yol açacağının altı çizildi.
Gazetenin haberine göre, NOAA yetkilisi Scott Smullen, sondaj borusunda tespit edilen yeni kaçakların kamuoyuna Çarşamba açıklanacağını söyledi.
Bilim çevreleri, sondaj borusundaki yeni hasarla birlikte şimdikinden 10 kat fazla hampetrolün denize sızabileceğini belirttiler. Gazete, şu anda günde 800 bin litre hempetrolün denize karıştığını, bu durumda bunun 10 katı petrolün denize sızma olasılığı bulunduğunu yazdı.
MAHKUMLAR TEMİZLEYECEK
Bu arada, petrol tabakasının Perşembe akşamı kıyılarına ulaştığı Louisiana eyaletinin valisi Bobby Jindal, kıyıların temizlenmesi için mahkumların çalıştırılmasını kararlaştırdı.
Vali Jindal düzenlediği basın toplantısında, yerel cezaevi yönetimi ile Fauna ve Balıkçılık İdaresi'nin, sahillerin petrolden temizlenmesi için mahkumlardan oluşan ekiplerin oluşturulması amacıyla işbirliği yapacaklarını belirtti.
Vali, Fauna ve Balıkçılık İdaresi'nin eyalette ilan edilen olağanüstü hal çerçevesinde duruma müdahale etmek için Ulusal Muhafız güçleri içinde yedek askerlerden oluşan bir kuvvet oluşturacağını da kaydetti.
Çevre felaketiyle karşılaşan ve olağanüstü hal ilan eden eyaletlere Mississippi de eklendi. Louisina, Florida ve Alabama eyaletleri daha önce olağanüstü hal ilan etmişti.
Beyaz Saray yetkilileri de ABD Başkanı Barack Obama'nın yakında deniz kirliliğinin ulaştığı Meksika Körfezi'ne kıyıları bulunan eyaletleri ziyaret edeceğini belirttiler.
AA
01 Mayıs 2010 23:203.Sayfa0 yorum6 okunmaAAAAAABu haberi yazdırFavorilerine Ekle Diyarbakır'da boşaltılan yerleşim yerlerinden biri olan Şaklat köyü sakinleri 'terörden doğan zararlarının karşılanması için avukat tuttular. Davayı kazanan avukat köylülere tazminatı gerçek para yerine sahtesi ile ödedi.
Köylüler adına bankadan çektiği terör tazminatını sahte parayla değiştiren avukat 7.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 175 bin lira para cezası verilen avukat, cezanın infazı tamamlayınca kadar avukatlık da yapamayacak.
Filmlere konu olacak hadise Diyarbakır'da yaşandı. Güvenlik gerekçesiyle boşaltılan ilk yerleşim birimi Şaklat köyü sakinleri, 2004 yılında yürürlüğe giren 'Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Kanunu'ndan yararlanmak istedi. Terör nedeniyle uğradıkları zararlarının karşılanması için dava açan köylüler, avukat Mehmet Kaya'ya vekalet verdi.
Uzun uğraşlar sonucunda mahkemeden tazminat kararı çıktı. Ancak köylülerin sevinçleri kısa sürdü. Avukattan aldıkları parayı bankaya yatırmak isteyen vatandaşlar, acı bir sürprizle karşılaştı. Paranın sahte olduğunu öğrenen köylüler polise koştu. Yapılan soruşturma sonucunda, paranın Merkez Bankası Diyarbakır Şubesi'nden alındıktan sonra İstanbul'daki bir matbaada bastırılan sahtesiyle değiştirildiği ortaya çıktı. Bunun üzerine avukat Mehmet Kaya hakkında 'piyasaya sahte para sürmek' iddiasıyla dava açıldı. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dava 4 yıl sonra karara bağlandı. Karar duruşmasına, nerede olduğu bilinmeyen sanık Mehmet Kaya katılmazken, avukatı Sinan Tanrıkulu hazır bulundu. Sanık avukatı, 'Merkez Bankası'ndan kesinlikle sahte para çıkmaz' kanaatinin doğru olmadığını savundu.
Mahkeme heyeti, 'bilerek sahte para nakletmek, muhafaza etmek ve tedavüle koymak' suçlarından sanık avukat Mehmet Kaya'yı 9 yıl hapis ve 210 bin 30 TL para cezasına çaptırdı. Mahkeme, 1/6 oranında indirim yaparak cezayı 7,5 yıl hapis ve 175 bin 20 TL'ye çevirdi. Ceza infazı tamamlayınca kadar sanığın avukatlık yapamamasına da karar verildi.
SAHTE PARALARI İMHA ETMEK İSTEMİŞ
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheli Mehmet Kaya'nın banka görevlilerinin 'hak sahiplerinin her biri için ayrı hesap açarak paralarının buraya aktarılması' teklifini reddettiğine yer verilmişti. Hak sahiplerinin bürosunda beklediklerini belirten sanığın, parayı aldıktan yaklaşık 6 saat sonra hak sahiplerine ödeme yaptığı vurgulandı. İddianameye göre, paranın sahte olduğunu anlayan köylüler yeniden avukata gitti. Bunun üzerine mağdurlarla birlikte bankaya giden avukata, görevliler, 'paranın sahte olduğunu polise bildirmemiz lazım.' dedi. Bunun üzerine avukat görevlilere, 'sahte paraları imha edin, gerçek parayı alıp gideyim' teklifinde bulundu. İddianamede, avukat Mehmet Kaya tarafından bankaya getirilen paraların 24 Mart 2007 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından bir çeteye yönelik yapılan operasyonda ele geçirilen sahte paralar ile aynı seri numaralarını taşıdığı kaydedildi.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.