Derin sessizlik
ASLAN DEĞİRMENCİ'NİN HABERİ...
Danıştay saldırısının ardından 4 yıl geçti. Hain saldırı, yıldönümünde bir kez daha lanetle anılırken, Ergenekon soruşturmasıyla birlikte bir bir deşifre olan karanlık ilişkiler kartelin tetikçi yazarlarını ve saldırıdan sadece dakikalar sonra ‘rejim tehlikede’ açıklamaları yapanları sessizliğe gömdü.
TÜM İDDİALARI BİR BİR DELİLLERLE ÇÜRÜTÜLDÜ
Saldırıyı ‘Kaşıya kaşıya’ başlığı ile okuyucularına duyuran Hürriyet, manşetinde tetikçinin ‘Allah’ın askeriyim, Allahü ekber’ diyerek tetiğe bastığını iddia etti. Milliyet ise ‘Laikliğe kurşun’ manşetiyle çıktı. ‘Bu kez de aynı el’ manşetini tercih eden Cumhuriyet, saldırının rejime yönelik olduğunu iddia etti. Ancak saldırının başörtüsü sebebiyle işlenmediği ortaya çıktı. Danıştay saldırısı ile birinci Ergenekon davası birleştirildi. Hatta Ergenekon davasında hâkim karşısına çıkan tetikçi Alparslan Arslan’ın çapraz sorgusunda Danıştay’ın aldığı ‘başörtü’ kararından tam olarak haberinin bile olmadığı gün yüzüne çıktı. Tetikçiye ‘dindar’ diyen kesimlerin foyası da kısa sürede ortaya çıktı. Sanıkların verdiği ifadelerde tetikçinin namaz kılmadığı ortaya çıkarken, planların barlarda organize edildiği de deşifre oldu. TÜBİTAK ise, Danıştay saldırısı sırasında binada bulunan kameraların kaydettiği görüntülerin bir bölümünün karanlık bir el tarafından silindiğini belirledi.
DERİN SESSİZLİK
Ortadaki büyük tezgâh bugün deşifre olurken, “Hedef Cumhuriyet” diyen eski Cumhurbaşkanı A.N. Sezer, “Kurşun laikliğe sıkıldı” değerlendirmesinde bulunan dönemin Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti’ne açıkça bir meydan okuma” iddiasını gündeme getiren dönemin YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç başkanlığında toplanan Rektörler Komitesi ve saldırganın ‘Allah’ın askeriyim, Allahü ekber’ diyerek ateş ettiğini iddia eden dönemin Danıştay Başkan Vekili Tansel Çölaşan halen Türkiye’den özür dilemiş değiller. Israrlı sorularımız karşısında da köşe bucak kaçıyorlar.
KARTELİN TETİKÇİLERİ SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ
Cinayetin başörtü için işlendiğini savunan ve saldırıyı “rejimin 11 Eylül’ü” olarak nitelendiren dönemin Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, Vakit’in sorularını cevapsız bırakırken, “Laik anayasal rejimi hedef alan kurşunlar” diyen Hürriyet Başyazarı Oktay Ekşi de, sessizliğe gömüldü. Vakit’in soruları karşısında sus pus olan bir diğer yazar da İlhan Selçuk oldu. Saldırının hemen ardından hükümete yüklenerek ‘Allah’ın askeri!’ başlıklı yazıyı kaleme alarak ‘Laik Cumhuriyet tehdit altında’ diyen Cumhuriyet Yazarı İlhan Selçuk ile görüşme talebimiz gazete çalışanları ve yakınları tarafından ‘kendisi hasta’ bahanesiyle geri çevrildi. “Bu saldırı laik, demokratik düzene karşı yapıldı” diyen Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan ve “Saldırı, Atatürk ve devrimlere” diye yazan Vatan Gazetesi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Güngör Mengi de Danıştay saldırısının 4. yılında konuşmamayı tercih etti.
VAKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.