Kıvrıkoğlu, Özkök'ü istememiş
Eski Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun, halefi Hilmi özkök’ü neden istemediği ve aralarının neden açıldığı belli oldu. Kıvrıkoğlu’nun gerekçesi irticaymış. Kıvrıkoğlu, kartel gazetesi Hürriyet’ten Şükrü Küçükşahin’e ilginç itiraflarda bulundu ve halefi Orgeneral Hilmi özkök’ün Genelkurmay Başkanlığı’na atanmasına karşı çıktığını; “Evet, doğrudur, Hilmi özkök’ü istemiyordum” sözleriyle doğruladı.
GEREKÇESİ İRTİCAYMIŞ
Kıvrıkoğlu, Hilmi özkök’ü neden istemediğini ise şöyle açıkladı: “Yüzbaşı iken farklı olunur, ama yetkili kişiyken farklı olunur. Komutan olarak 2 yıl kendisini izledim. Bunun sonucunda da irtica ile mücadeleyi daha iyi yapacak birinin gelmesini istedim.”
AYTAÇ YALMAN’I ÖNERMİŞ
Kıvrıkoğlu, görev süresinin dolması üzerine dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e de konuyu açtığını söyledi. Kıvrıkoğlu'nun konu ile ilgili itirafları şöyle: “Bir saat sonra rahmetli Ecevit geldi ve konuyu açtı. Yine aynı şeyleri söyledim. Ama onlara sonra dedim ki, ‘Ama ben size yeni bir Genelkurmay Başkanı öneriyorum’. Yeni bir Kara Kuvvetleri Komutanı (Kıvrıkoğlu, o günün Jandarma Genel Komutanı Org. Aytaç Yalman’ı ima ediyor) atanacak. Bunları 18 Temmuz’da konuşuyoruz. Yeni komutan 30 Ağustos’ta göreve başlayacak. Bu arada siz Genelkurmay Başkanlığı’na atama yapmazsınız, yeni kuvvet komutanı da 30 Ağustos’ta görevi aldıktan sonra eylül ayının ilk haftasında onu Genelkurmay Başkanı atarsınız. Yeni komutanın kim olacağını söylemedim.”
"ÖZKÖK’Ü 2 YIL İZLEDİM, İSTEMEDİM"
"Hilmi özkök’ü istemiyordum. (...) Ama unutmayın yüzbaşı iken ayrı, farklı tutum gösterirsin, yetkili komutan olunca farklı. Ben 2 yıl kendisini komutan olarak izledim. Bunun sonucunda da irtica ile mücadeleyi daha iyi yapacak birinin gelmesini istedim."
"BAHÇELİ DE SüREM UZASIN İSTEDİ"
"1 Ağustos Perşembe günü Başbakan Yardımcısı Sayın Devlet Bahçeli ve Milli Savunma Bakanı Sayın Sabahattin çakmakoğlu ile de Milli Savunma Bakanlığı’nda akşam saat 18.00’de görüştük. Bahçeli de görev süremin uzatılmasının yararlı olacağını söyledi. Orada da Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a da ifade ettiğim görüşlerimin aynısını kendisine de anlatarak uzatmayı kesinlikle kabul edemeyeceğimi belirttim."
"UZATSALAR DA HEMEN İSTİFA EDECEKTİM"
"Bir şey daha; Sayın Şükrü Sina Gürel’in bana 3 kez geldiğini yazmışsınız.Hayır, 1 kez geldi. O da süre uzatmak için kanun çıkarmak gerektiğini, bunu çıkaramayacaklarını söyledi. Ben de o zaman, ’Zaten ben bunu size söyledim’ dedim. Benim bilgim dışımda Sayın Gürel’in bir çalışma yaptığını o zaman öğrendim. Ve ben şunu düşündüm: Eğer benim bilgim dışında uzatma yapsalardı bile istifa edecektim. Bir defa da Sayın Gürel ile o Başbakanlık Konutu’nda görüştük; ama o gün kendisi hiç konuşmadı. Zaten Sayın Cumhurbaşkanı Sezer sağ, her şeyi bilir."
"ONU RAHAT HAREKET ETTİRMEDİK"
Kıvrıkoğlu, dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz'la arasındaki ilişkileri de şöyle özetledi: "Benim görev süremin uzatılması teklif edildiğinde, sadece kanun, yaş, 4 yıllık süre, Meclis’teki sandalye sayısını söylemedim. ANAP da bunu istemez, dedim."
"İLK ANLAŞMAZLIĞIMIZ FETHULLAH GüLEN’Dİ"
Çünkü Mesut Yılmaz ile hep tartışmalı olduk. Mesut Yılmaz rahat hareket edemedi. Kendiyle ilk defa Fethullah Gülen konusunda tartıştım. Cumhurbaşkanı olmak istiyordu. Kendisinin cumhurbaşkanı olmaması için mektup yağmuruna tutuldum. Ziyaretçi akınına uğradım ve bu konudaki görüşlerimi zamanın başbakanına da açıkladım. Beyaz Enerji davasını hatırlarsınız. Türban konusunda da tartıştık. Liseli kızlara türban giydirmek istediler. Beyhan Aslan grup başkanvekilleriydi o zaman. Kanun yapmak istediler."
"MİLLİ GüVENLİĞİ öNEMSEMİYORDU"
"2002 Mart’ında milli güvenlikle ilgili bir tartışma açtı. Milli güvenlik konusunda nasıl Silahlı Kuvvetleri silkeledikse, MHP’yi de silkeleriz şeklinde açıklaması oldu. Ben Arnavutluk’taydım, dönünce, yüz yüze görüştük kendisine cevabımı verdim. Yanımızda iki Başbakan Yardımcısı da vardı. Kendisi Milli güvenlik konusunu önemsemiyordu. Zaten daha önce de 2001 Ağustos’unda aynı konuyu partisinin grup toplantısında gündeme getirdi. Silahlı Kuvvetleri suçlamıştı. O gün de ağır bir açıklama yapmıştım. Biz milli güvenlikle demokratik gelişmelerin bir dengede gitmesini istiyorduk, birbirinin alternatifi olamayacağını söylüyorduk. Bakın ne oldu? Kanunları değiştirdiler; sonra AKP geldi, onlar da bazı yetkileri yeniden azalttılar; ama daha sonra baktılar ki güvenlik kuvvetleri görevlerini yapamaz hale geldi. Bu düzenlemelerin bir kısmını geri aldılar; polis ve jandarmanın yetkilerini biraz daha artırdılar."
"BEN EMRETTİM"
"Edip Başer’in Kara Kuvvetleri Komutanı olması gerekirken, Jandarma Genel Komutanı Aytaç Yalman’ı önerdiniz."
"Evet, bir de o konu var, yazınızda. Kara Kuvvetleri Komutanlığı için teklif etme yetkisi tamamen Genelkurmay Başkanı’na aittir. Sayın Gürel ile bu konuyu da konuşmadık. Ben 2 Ağustos günü emir verdim: Aytaç Yalman Paşa’nın Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na atanması ile ilgili kararnameyi yazıp getirin. Ben buradayım, işin içindekiler de her şeyi biliyor."
ÖZKöK: İLİŞKİLERİMİZ İYİYDİ AMA SONRA BİRŞEYLER OLDU
Haberde eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök'ün konu ile ilgili değrelendirmesine de yer verildi: Özkök; konunun hatırlatılması üzerine, "İki komutan olarak gayet güzel çalışıyorduk; ama, sonra bir şeyler oldu. Neden oldu derseniz, işte onu da bilmiyorum" dedi.
öZKöK: "TSK'YI İNCİTMEK İSTEMEM"
Öte yandan eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral Hilmi özkök, Kıvrıkoğlu'nun, "Özkök'ün Genelkurmay Başkanı olmasını istemiyordum" şeklindeki açıklamasıyla ilgili, "TSK'yı incitmek istemem" dedi.
"TARİH GÖSTERECEKTİR"
Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığı'nın düzenlediği Küresel Terörizm ve Uluslararası İşbirliği Sempozyumu'nda gazetecilerin sorularını cevaplayan Özkök, Kıvrıkoğlu'nun açıklamasının anımsatılması üzerine, "Polemiğe girmek istemem. TSK'yı incitmek istemem. Tarih gösterecektir. O dönemde bazı şeyler kulağıma gelmişti ama yeni yeni duyuyorum" diye konuştu. Özkök, bir gazetecinin "Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Emekli Orgeneral Aytaç Yalman'ın mı ima edildiğini" sorması üzerine de, "Olabilir. Genelkurmay başkanı, hükümetin takdiridir. O gün öyle düşünülmüştür" dedi.
(habervaktim - AA)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.