Belki de işkence görüyorlar!

Belki de işkence görüyorlar!
Terör devleti İsrail’in vurduğu Filistin’e yardım gemisinde Vakit gazetesinden de 4 kişi bulunuyor. Vakit yazarı Hasan Karakaya, arkadaşlarından halen haber alamadıklarını yazdı:

ÖLÜLERİ BİLE VERMİYORLAR!
Sadece “insani yardım” taşıyan o gemilerde bizim de “4 mensubumuz” vardı.. Ahmet Varol, Mustafa Özcan, Ahmet Karahasanoğlu ve Kemal Gümüş’ten hâlâ haber alamıyoruz!.. “Yaralı” mıdırlar, yoksa “tutuklu” mu, bilemiyoruz!..
Büyük bir ihtimalle “tutuklu”lar!..
Belki “sorgulanıyor”lar!..
Belki de “işkence” görüyorlar!..
Telefonları kapalı, ulaşamıyoruz!..
Sadece “bizimkiler”den değil, o gemide bulunan hiç kimseden haber alamıyoruz!..
İsrail’in, böyle bir “sorgulamaya” hakkı yok!.. Çünkü o insanlar, “İsrail’in karasularında” değil, onun “77 mil açığında” yani “uluslararası sularda” idiler!..
Uluslararası sular “herkese açık”tır!..
Uluslararası sularda seyreden hiçbir gemiye “operasyon” yapılamaz, o gemilerde bulunan insanların kılına bile dokunulamaz!..
Farzedelim ki, İsrail, bir “terör devleti” olduğu için, uluslararası hukuku hiçe sayıp bir “kanlı operasyon” yaptı ve gemidekileri tutuklayıp, sorguya aldı!..
Diyelim ki, böyle yapmakla “paranoya”sını tatmin etti; peki, sormak gerekmez mi;
“Ölü”leri niye tutuyorsun?..
“Ölü”leri niye göndermiyorsun ülkelerine?..
Yoksa, “ölü”leri de mi sorguluyorsun?..
Onları da mı konuşturacaksın?..
Ama, bunları kime söylüyoruz ki?..
Lâftan, sadece “insan”lar anlar!..
“Yaratık”lar, “mahlûk”lar lâf anlamaz ki!..
Hele “Siyonist mahlûk”lar, hiç!..

"GELİRSEM ORAYA" DESEK YA, AKŞENER'E DEDİĞİMİZ GİBİ
Vakit'ten Ali İhsan Karahasanoğlu ise "Cenazeyi vermeyen haydutla ne konuşacaksınız?" diye sordu:
En azından, böyle bir girişimin muhtemel olduğunu hissettirin. “Biz Türk vatandaşlarını hukuksuz olarak elimizde tutarsak, her an tepemize binerler” endişesini, onlara hissettirin..
Yapamıyor musunuz.. O zaman çekin şu Afganistan'daki Türk askerlerini.. Ne işi var Türk askerlerinin Afganistan’da..
Ne işi var Türk askerinin Somali’de? Ne işimiz var bizim NATO’da..
Bakın; canlı vatandaşlarımızı almak bir yana, şehid olmuş vatandaşlarımızın cenazelerini bile, akşam saatlerine kadar vermemişti daha haydutlar!
Üç tatbikatın iptali ile gün dolduruyoruz.. Tüm ilişkileri kesmiyor; “Tüm askerî anlaşmaları, hatta diğer anlaşmaları iptal ettik” demiyoruz!
Cenaze bu.. Haksız bir saldırı yapmışsın. O saldırıda Türk vatandaşını şehid etmişsin.. Cenazesini vermiyorsun!
Ve bizim Genelkurmay Başkanımız, İsrail Genelkurmay Başkanı ile “Sonuçların çok kötü olabileceği” konusunu teati ediyor!
Cenazenizi vermeyen hayduta, “Gelirsem oraya ...” desene be paşa!
Hani şu, Meral Akşener’e dediğiniz “Kazığa oturtur, ...” türünden bir söylemle hitap etsene o haydutlara.. Ki, 73 milyon, senin arkandan dökülsün sokaklara.. Dökülsün ve kovalasın o haydutları, kaçacakları son deliğe kadar!..





HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.