Gönüllüler ve şehitlerimiz Türkiye'de
GÖNÜLLÜLER COŞKU İLE KARŞILANDI-FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN
AN BE AN TÜM GELİŞMELER İÇİN TIKLAYIN
Akdeniz'deki saldırısında şehid olanlar ile el konulan gemilerdeki Türk vatandaşlarını taşıyan 3 uçaktan ilki saat 02.19'de Atatürk Havalimanı'na indi. ikincisi 02.32 sonuncusu da saat 02.45'te Atatürk Havalimanı'na indi. Havaalanında açıklama yapan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 466'sı sivil, 4'ü milletvekili toplam 470 kişinin İstanbul'a döndüğünü, bu grup içinde 50-55 arasında yabancı olduğunu açıkladı.
İsrail'den THY'ye ait uçaklarla getirilen yardım gönüllüleri, Başbakan, parlamento mensupları, Genelkurmay Başkanı ve yüksek yargı organı başkanlarının kullandığı İstanbul Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde karşılandı. Konukevindeki karşılama İsrail'e bir mesaj olarak yorumlandı. Uçaklarla 9 cenaze de İstanbul'a getirildi.
TARİHE KAYIT DÜŞTÜK
İHH Başkanı Bülent Yıldırım, İsrail'in yaptığı müdahalenin kabul edilebilir bir şey olmadığını belirtti. Yıldırım, “Her şeye rağmen tarihe önemli bir kayıt düştük. Umarım bu olayla birlikte bu abluka sona erer. Üç gün boyunca sorgulandık. İnsanlık dışı tavırlarla karşılaştık.” diye konuştu. Yıldırım, şunları söyledi: “Dünyanın dört bir yanından aktivistlerin katıldığı bir organizasyon gerçekleştirdik. Varolan gemilerle hareket ettik. Esasında doğrusunu isterseniz, biz de İsrail'in bize böyle bir silahlı saldırıda bulunacağını tahmin edemedik. "Dünyada tek kalıyorsunuz" diye onlara mesaj verdik. Gemimizde bir yaşında çocuk, kadın, yaşlılar, Hristiyan, ateist ve Yahudi vardı. Her görüşten insan vardı. Biz, İsrail'in kara sularına hiç girmedik. Tarihte ilk defa ucu açık bir tatbikat ilan etti.Uluslararası sularda 80 milde gittik. Biz, Mısır sularından Gazze'ye girmek istedik. Onları ilgilendiren hiçbirşey yok. Yarın, kaptanımız açıklayacak. Onların böyle bir kafasızlık yapacağını düşünemedik. Sabah namazını kıldıktan sonra havadan, denizaltından, botlardan her türlü araç kullanarak bize saldırdılar. Herhalde dedik yine bir oyun yapıyorlar. Çünkü, Filistin sularında olsaydık belki bize saldırabilirlerdi.”
'ONLARDAN ALDIĞIMIZ SİLAHLARI KULLANMADIK'
Yıldırım, üç gün boyunca bütün birimlerin sorguladığını ifade ederek, “Bize dediler ki "demirlerle sopalarla bize saldırılmadığını mı savunuyorsun?" Ben de onlara dedim ki, evet sopalarla arkadaşlarımız saldırdı. Ama neye karşı? Uçaklara, helikopterlere, denizaltılara karşı meşru müdaafa haklarını kullandılar. Cevdet kardeşimiz, basın mensubudur. Şehid oldu. İsrailliler yukarıda ateş ederken, fotoğraf çekiyordu. Bir metre mesafeden başından vurdular. Ve başı yarıldı. İlk başlangıçta, 10 askerlerini etkisiz hale getirdik. Arkadaşlarımıza dedik ki şehit olacağız ama onlardan aldığımız silahı kullanmayacağız. Ve onlardan aldığımız silahları denize attık. Arkadaşlarımızdan bir tanesi, teslim olduktan sonra vuruldu.” şeklinde konuştu.
'ARKADAŞLARIMIZI ÖLDÜRDÜLER VE DENİZE ATTILAR'
Yıldırım, “Onlarda insanlık adına hiçbir şey yok.” ifadelerini kullanarak, şunları kaydetti: “Beyaz bayrak olarak gömleğimi çıkardım. Ama yine devam ettiler. Arkadaşlarımız 38 yaralıyı teslim etti ve 21 yaralı aldık. Ortada kayıplar var. Dünyaya canlı yayın yaptık. Hukukun dışına çıkmadık. İnanmadığımız hukuğa dahi uyduk.Bazı arkadaşlarımızı öldürdüler ve denize attılar. Arkadaşlarımı kutluyorum. Hiç kimse geri adım atmadı. Hiçbiri de hakikaten onlara zarar vermedi.”
'ELLERİMİZİ BAĞLADILAR, İŞKENCE YAPTILAR'
Yıldırım, “Ellerinde silahla hep hakaret ettiler. Sonra ikinci kata aldılar. Yerler ıslak. Ellerimizi bağladılar. Sonra da işkence yaptılar. Maksatlı olarak helikopteri getirdiler ve üzerimize su attılar. Biz de geminin en soğuk kısmındaydık. İsteselerdi yaralılarımızı hemen hastaneye götürürlerdi. Ama bunu yapmadılar. Saatlerce beklettiler.” ifadelerini kullandı.
ADLİ TIP KURUMU'NA GÖTÜRÜLDÜLER
Gazze filosundaki İHH gönüllüleri İstanbul Atatürk havalimanına iniş yapar yapmaz toplu olarak Adli Tıp'a götürüldüler. Daha önce gelen Gazze gemisi kaptanı içtiği sudan dolayı baygınlık geçirmiş ve kan tahlili yaptırmak zorunda kalmıştı. Kan tahlili sonrası içtiği suda kanserojen madde bulunduğu ortaya çıkmıştı.
TAHLİYELERİ 15 SAATİ AŞKIN BİR SÜRE ALDI
Gazze'ye yardım filosuna 31 Ocak sabahı düzenlenen askeri operasyonun ardından, Türkiye'den gelen yoğun baskılar sonucu, hiçbiri herhangi bir sorguya uğramaksızın İsrail'i terketmeleri sağlanan yolcuların tahliyesi 15 saati aşkın bir süre aldı.
Yolcuların çoğunun havalimanında beklemesi ve bazılarının da Ben Gurion'a otobüslerle taşınması sırasında, İsrail'in gemilere düzenlediği askeri operasyonda saldırıya uğrayan ve yaralanan İsrail askerleri adına, İsrail Adalet Yüksek Mahkemesi'ne de, suçluların İsrail yasalarına göre yargılanmadan bırakılmamaları yolunda bir başvuru yapıldı.
Başvuruda bulunanların, ''kendilerine saldırıda bulunan 7 kişinin bırakılmamasını talep ettikleri'' belirtildi. Ancak Yüksek Mahkeme, bu başvuruyu kısa süre içinde reddederek, aktivistlerin serbest bırakılması kararını verdi. Kamu savcısı Moşe Lador, yabancı pasaportlu gemi yolcularından hiçbirin gözaltına alınmadığını da belirtti. Ancak Lador, İsrailli ve Filistinliler'le ilgili herhangi bir bilgi vermedi. Mahkemenin kararıyla aynı saatlerde, İsrail güvenlik kabinesinin toplantısında da bir kez daha gemi eylemcilerinin gönderilmesi kararının benimsendiği bildirildi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.