Kızlarından Gazzet şehidine şiir
"Gözlerimin nemine bakma babam, sadece çocukluktan ağlıyorum" diyen Songür kardeşler, daha önce de babalarının cebine gizlice koydukları bir mektupla yürekleri burkmuştu. Babaları gemideyken elini cebine attığında, "Babam biliyoruz ki Gazze'deki kardeşlerimize yardım götürüyorsun. Sadece ismin dahi geri gelirse, sen yine de git baba." diyen kızları, bu sefer de İsrail askerleri tarafından şehit edilen babaları için ayrı bir mektup kaleme aldı. Saat 21.30'da İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na inecek uçağı konvoyla karşılamayı hedefleyen aile, babalarıyla gurur duyduklarını ifade ediyor. Bir erkek ve altı kız çocuk babası olan Songür'ün, Karabağlar ilçesi 4956 Sokak'taki evinin önünde toplanan yakınları, şehide son görevlerini en güzel şekilde yerine getirmenin planlarını yapıyor.
Cengiz Songür'ün 25 yıllık arkadaşı ve aynı zamanda eniştesi olan Hamza Akdeniz, onun inandığı gibi yaşayan, ailesinin nafakasını arabayla mahalle aralarında dolaşıp elbise satarak kazanan birisi olduğunu, bütün hayırlı işlerde en önde koştuğunu söyledi. Daha önce de karayoluyla Gazzeye insani yardım götürüldüğünü, o zaman gidemediği için çok üzüldüğünü anlatan Akdeniz, "İzmir'den kalkıp İsrail'e yardım götürmek için gitti. Siyonist bir askerin kurşunuyla şehadet mertebesine çıktı. Rabbim şehadetini kabul etsin." dedi.
Akdeniz, Cengiz Songür'ün kızlarının yazdığı son mektubu şöyle okudu: "Kork İsrail. Korkuyu iliklerinde hisset. Bu kez ebabiller yüzerek geliyor. Bu kez ebabiller ağızlarında taş değil, ellerinde bilyeler taşıyor. Kork İsrail. Koskoca filleri ufacık taşlarla harap ettiren Rabbim, seni yok etsinler diye ellerinde bilyeleriyle ebabillerini yolluyor. Kork İsrail. Müminler artık yanıbaşında duruyor. Bir yıldızın ışıltısı sanmıştım önce gözlerindeki pırıltıyı. Yüzündeki tebessüm, ayrılığın buruk acısıdır demiştim. Oysa ki kurşunlar yağıyormuş üzerine ve tebessümün, şehadete kavuşabilmenin hevesiymiş. Şimdi neredesin ve ne haldesin bilmiyorum. Gözlerimin nemine bakma babam, sadece çocukluktan ağlıyorum. Yoksa dimdik duruyorum seni izlerken, kızıma gösteriyorum ara ara yüzünü, o hâlâ seni balık tutmaya gitti zannediyor. Arada, elindeki gerçek silahları olta zannettiği İsrail askerlerini soruyor. 'Onlar arkadaşlarının katilleri.' diyemiyorum babam, çünkü senden hep merhameti öğrendim. Acımayı, hissetmeyi ve sevmeyi. Sadece, 'Onlar, dedenin balık tutmasını istemeyenler kızım.' diyebildim. Oysa ki denizden balık değil, özgürlük çıkacak babam. Filistinli çocukların ellerinden özgürlük tutacak. Senin en güzel ikramın özgürlük olacak. Artık eminim babam, sen özgürsün, biz özgürüz, Gazze özgür babam."
Yakınlarından alınan bilgiye göre cenaze, uçakla getirildikten sonra uzun bir konvoyla önce evine götürülecek, daha sonra morga kaldırılacak. Ertesi gün ise Hatay semtindeki İlahiyat Fakültesi Camisi'nde öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Kaynaklar Mezarlığı'na defnedilecek.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.