İsrailcilerin eline koz verildi

İsrailcilerin eline koz verildi
Gülen'in Amerikan gazetesine yaptığı savunulan açıklamalar, Türkiye'deki İsrail sözcülerinin eline koz verdi...

Tüm dünyayı ayağa kaldıran İsrail vahşetiyle ilgili Fethullah Gülen’in Amerikan Wall Street Journal gazetesine verdiği bildirilen demeçte, “İHH’yı ilk kez duyuyorum”, “İsrail’den izin alınmalıydı” yönünde açıklamalarda bulunduğu ileri sürülürken, konunun yankıları devam ediyor. Gülen’in yorumlarından yola çıkan malum medya organları ve yazarları “Fethullah Gülen de mi İsrail yandaşı” gibi soruları gündeme getirerek, katliamda İsrail’i haklı çıkarma gayretlerini sürdürdüler.

Hürriyet konuyu manşetten verirken, Hürriyet yazarı M. Yakup Yılmaz “Fethullah Hoca da mı İsrail yandaşı” diye sordu. Ertuğrul Özkök de “İsrail bunları dosyaya koyar” ifadesini kullandı.

Gülen’in “İsrail’i hakkı çıkarma gayretinde olanların eline koz verildi” şeklinde yorumlanan açıklamaları Ahmet Hakan’ın da gündemindeydi. Ahmet Hakan “Derin olmayan bir analiz: Gülen ne yapmak istiyor” başlıklı bugünkü yazısında konuyu değerlendirdi:


GELİN Fethullah Gülen’in siyasal çizgisindeki önemli duraklara bir bakalım:


* Türban eylemlerine karşı çıktı.
* Türbanlı kızlara “Otoriteyle çekişmektense açın başınızı girin” dedi.
* Milli Görüş hareketine karşı mesafe koydu.
* Demirel’le iyi ilişkiler kurdu.
* Refah Partisi’nden farklı olduğunu göstermek amacıyla “diyalog” adı altında toplantılar düzenleyip çeşitli kesimlere açıldı.
* 28 Şubat’ta Erbakan’ı eleştirdi, askere destek verdi.
* 28 Şubat’a karşı en küçük bir direniş göstermedi.
* Ecevit’le yakınlaştı.
* * *
Bütün bunlardan “Fethullah Gülen’i nasıl bilirsiniz?” sorusuna şu türden yanıtlar çıkar:
* Macerayı hiç sevmez, gözü kara değildir.
* Denge adamıdır ve aşırı ihtiyatlıdır.
* Türkiye’nin dünya sistemi içindeki yerini önemser.
* Temkin onun şiarıdır, kelimenin tam anlamıyla ılımlıdır.
* Radikalizme karşı mesafelidir.
* Savrulmaz, intizamsızlığa asla prim vermez.
* Kontrollüdür, cemaat içinde hiyerarşiye uyum ister.
* * *
Bu özelliklere bakarsak...
Fethullah Gülen’in “Gazze gemileri”ni eleştirmesi karşısında şaşırmamamız, hayret etmememiz gerekir.
Ama şaşırıyoruz, ama hayret ediyoruz.
Neden mi?
Şundan dolayı:
Fethullah Gülen epey bir zamandır, hareketini AK Parti içinde eritmişti.
Darbe planlarına karşı hayli enerjik, askerin etkinliğinin kırılması için de epey agresif bir çizgi izliyordu.
Yani bu konuda AK Parti ile yüzde yüz uyum içindeydi.
* * *
Ama ne zaman ki “İsrail /ABD / Gazze gemileri” konusu gündeme geldi, işin rengi birden değişti.
Gülen, AK Parti ile ayrışma ihtiyacı hissetti.
Bunun üç temel nedeni var:
* BİR: Askeri geriletmenin dünya sistemi açısından bir sorun teşkil etmediğini bilen Fethullah Gülen, “gemi olayı”nın dünya sistemi tarafından “çok aşırı bir hareket” olarak algılandığını gördü. Ve sistemden kopmak istemedi.
* İKİ: AK Parti’nin dünya sistemiyle uyumsuzluk sürecine girdiğini gördü ve bu nedenle AK Parti’den ayrışmak istedi.
* ÜÇ: AK Parti’nin hafiften gerileme sürecine girdiğini, CHP’nin hafiften yükselişe geçtiğini, ufukta da bir CHP-MHP koalisyonunun göründüğünü fark etti.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.