JİTEM’den savcıya ‘dava aç’ talimatı
“DANIŞTAY ÖNÜNDE NİYE EYLEM YAPTIN?” SORGUSU
Ankara Cumhuriyet Savcısı Kürşat Kayral’ın talebi doğrultusunda şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan Çevik’e, “Danıştay önünde niye eylem yaptığı” soruldu. 08.06.2010 tarih ve 2010-1740 soruşturma numaralı tutanakta Çevik, “Basın açıklaması yaptım. Amacım hakaret kastı değil, ilgili kurumları hukuka saygılı olmaya davet etmektir. İfademin ve yargılamamın YARSAV üyesi olmayan kişilerce yapılmasını talep ediyorum” dedi. Darbecileri ve hukuksuzlukları protesto etmeye devam edeceğini söyleyen Çevik, 17.05.2010 tarihinde Danıştay önünde, üzerinde AYM, HSYK, JİTEM, YARGITAY, TSK ve DANIŞTAY yazılı kâğıtlar, ortasına kokmuş balıklar ve üzerlerine de tuz dökerek “hukuk koktu” eylemi yapmıştı.
KERHEN GÖTÜRÜLDÜ...
Vakit’e konuşan Çevik, darbecilere yönelik mücadelesini sürdüreceğini belirterek, tutanağa yansımayan detayları şöyle anlattı: “8 Haziran 2010 tarihinde Anayasa Mahkemesi’nin önünde hukuksuz kararlarını protesto etmek gayesiyle yaptığım basın açıklaması sonrasında 19 basın mensubunun gözleri önünde 06 RBT 46 plakalı bir araca kendilerinin sivil polis olduğunu kimlik göstermeden söyleyen 3 kişi beni araca bindirerek ‘Basın savcısı Kürşat Kayral’a ifade için götürüyoruz’ dediler. Ben de ‘Tebliğ yok, yazılı talimat-çağrı yok, gözaltı kararı yok. Ben kendim giderim’ dediğimde ‘Savcı Kayral’ın talimatı’ denilerek kerhen götürüldüm.”
İFADEYİ BİLE HAZIRLAMIŞLAR!
Çevik, şöyle devam etti: “Savcılığa giderken saat 11.15 civarı defalarca avukatım Berrin Yeşilyurt’u aradım ama maalesef ulaşamadım. Savcının odasına ifade için gittiğimde ‘Avukatım yok, sonra avukatımla gelip ifade vereyim’ dediğimde savcı ‘Avukata gerek yok. İfaden zaten hazır. İmza atıp gidebilirsin. Seni alıkoymayacağız’ dedi.”
SAVCI: “JİTEM İHBAR ETTİ, BEN DE SORUŞTURMA AÇTIM”
“İmzalamam için uzattığı kağıdı okuduğumda 17 Mayıs saat 11.00’de Danıştay önünde yaptığım tuz ve kokmuş balıklı basın açıklamasında ‘yaptığım eylemlerde yargıçlara hakaret ettiğim ve tüm suçlamaları kabul ettiğim’ yazılı belge ben gelmeden hazırlanmış. Ben ‘Bu metne imza atmam. Kim şikâyetçi?’ dediğimde ‘JİTEM’ dedi. Varlığı kabul edilmeyen JİTEM şikâyetçi ise güzel gelişme. ‘Suçlamaları reddediyorum yazarsanız imzalarım’ dedim. Öyle deyince ‘JİTEM ihbar etti, ben kendim soruşturma açtım’ dedi.”
“O BİZİM BİLECEĞİMİZ İŞ”
“Ben de hemen çantamdaki Star, Vakit, Taraf, Bugün, Zaman ve Yeni Şafak gazetelerini çıkararak ‘Seyfi Oktay ile Kadir Özbek’in telefon-ses kayıtlarındaki anayasal düzeni değiştirmek için yargıçlara-mahkemelere etki yapan konuşmalara da dava açarsınız inşallah’ dediğimde sert bir tavır ve ses tonuyla ‘o bizim bileceğimiz iş’ dedi ve ‘Şikayete konu veya konular hakkında neyle suçlanıyorsam doküman-belge istiyorum’ dediğimde de maalesef verilmedi.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.