Gizli tanığın işyerini bastılar
11 Haziran 2010 tarihinde saat: 17:20 sularında gizli tanık Kıskaç’ın işyerine gelen silahlı iki kişi, kendilerini güvenlik görevlilerine müşteri olarak tanıttı ve gizli tanık Kıskaç’la bulunduğu büroya yöneldi.
“İFADENİ GERİ ÇEK, YOKSA SENİ SUSTURMASINI BİLİRİZ”
35 yaşındaki M.Ş., gizli tanık Kıskaç’a “Osman Gürbüz ve Veli Küçük hakkındaki ifadeni geri çek, yoksa seni susturmasını biliriz” diyerek tehditler savurdu. M.Ş. ve yanında bulunan kişi daha sonra bürodan ayrıldı. Gizli tanık Kıskaç, kendisine yönelik tehdidi İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne bildirdi. Güvenlik görevlileri, gizli tanık Kıskaç’ın çalıştığı işyerine geldi ve güvenlik kamera kayıtlarını inceledi. Kamera kayıtlarında 34 VJ 8649 plakalı araçla işyerine geldiği görülen M.Ş. yakalandı.
ZEKERİYA ÖZ SORGULADI, M.Ş. TUTUKLANDI
12 Haziran 2010 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde ifadesi alınan M.Ş., Ergenekon soruşturmasını yürüten Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz tarafından sorgulandı ve tutuklanması talebiyle Nöbetçi Mahkemeye sevk edildi. Mahkeme, gizli tanık Kıskaç’ı tehdit eden M.Ş.’yi tutukladı. M.Ş.’nin 8.5 yıl infazının bulunduğu öğrenildi. Gizli tanık Kıskaç’ı tehdit eden M.Ş.’nin kullandığı 34 VJ 8649 plakalı aracın Muhsin Özcan adına kayıtlı olduğu öğrenildi.
KISKAÇ’A KORUMA POLİSİ VERİLDİ
Bu arada; gizli tanık Kıskaç’a daha önce de tehdit telefonlarının geldiği bildirildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün, bir polisi gizli tanık Kıskaç’ı korumak için görevlendirdiği öğrenildi.
İFADELERİNİ DELİLLERİYLE BELGELİYOR
Gizli tanık Kıskaç’ın Ergenekon iddianamesinde delil klasörlerinde yer alan ifadelerini delilleriyle desteklemesi dikkat çekiyor. İşte o ifadelerden bazıları:
11 ERİN ŞEHİD EDİLMESİ
Gizli tanık Kıskaç, 24 Mayıs 1993 tarihinde Bingöl-Elazığ karayolu üzerinde bulunan Mendo Deresi mevkiinde silahsız ve savunmasız 33 erin şehid edilmesinden yaklaşık bir ay sonra, 30 Haziran 1993 tarihinde Elazığ ili Palu ilçesi Horo Deresi’nde 11 askerimizin daha şehid edildiğini deşifre etmişti.
Elazığ Jandarma Komando taburunda Jandarma Kıdemli Binbaşı Mahmut Şahin’le birlikte görev yapan gizli tanık Kıskaç, 30 Haziran 1993 tarihinde gerçekleşen olayı bizzat yaşamış. Ergenekon soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’e ifade veren gizli tanık Kıskaç, “Elazığ Jandarma Komando taburu olarak girdiğimiz bir operasyonda Bingöl-Genç Karacehennem bölgesi Horo Dere mevkiinde 11 şehid vermiştik. Bu operasyonları yaptıran kişi daha sonradan ismini duyduğumuz komutanımız olan 8. Kolordu Hareket Başkanı Kurmay Albay Mehmet Fikri Karadağ’dı. ‘Kelle alın, fotoğraf çektirelim’ diye işin magazin boyutuyla ilgilenirken, hiç olmayacak yerde 11 şehid vermiştik” demişti.
ÇAMLICA KIZ LİSESİ’NDE TOPLANTI
Gizli tanık Kıskaç, Nisan 2007’de Mehmet Fikri Karadağ’ın isteği üzerine kendi arabasıyla onu Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan aldığını anlatıyor. Gizli tanık Kıskaç, Oktay Yıldırım’ın kendisini arayarak, “Veli Paşa gelecek, seninle görüşecek” diyerek Çamlıca Kız Lisesi’ne çağırdığını ve Veli Küçük ile bu lisenin bir odasında görüştüklerini ifade ediyor. Gizli tanık Kıskaç, Küçük’ün burada kendisine, “Osman Gürbüz vatanseverdir. Bizim adamımızdır. Davandan vazgeçeceksin, yoksa senin için iyi olmaz” dediğini, kendisinin vazgeçmeyeceğini belirtmesi üzerine, “Sana para verelim. Bir milyon dolar verelim, davadan vazgeç” önerisinde bulunduğunu aktarıyor.
Gizli tanık Kıskaç, 2007 Nisan ayında Çamlıca Kız Lisesi’nde Mehmet Fikri Karadağ, Oktay Yıldırım, Bekir Öztürk, Neriman Aydın, Birol Başaran, Ahmet Ceyhan, Aziz Ergen, Ayşe Asuman Özdemir, Güler Kömürcü, ölen şüpheli Kuddusi Okkır ve kalabalık bir grubun toplantı yaptığını belirtiyor. Oktay Yıldırım’ın da bu sırada kalabalığa karşı hararetli konuştuğunu, Hrant Dink davasından bahsettiğini kaydediyor. Bu toplantıda yakalarında Kuvayi Milliye rozeti taşıyan askerî öğrencilerin de bulunduğunu söylüyor. Askerî öğrencilerin “Vatan elden gidiyor, biz bu yola canımızı koyduk”, Ahmet Ceyhan’ın “Gerekirse tetik çekeriz” dediğini anlatıyor.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün 3 Mart 2009’da Ergenekon dosyasına sunduğu belgede, gizli tanık Kıskaç’ın ifadesinin, baz istasyonu sinyalleri ile doğrulandığını tespit ediyor.
VAKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.