Dertleri Cihaner değil

Dertleri Cihaner değil
Ergenekon çerçevesinde süren yargılamalardan hiçbirinde İlhan Cihaner davasında olduğu kadar kartlar açık oynanmadı.

CHP Yönetiminin bir komisyon oluşturması, CHP’li milletvekillerinin Erzincan’a giderek Cihaner ve gizli tanıklarla defalarca görüşmeleri, elden ele dolaşan çantaların görüntüleri, bir Yargıtay üyesine ait olduğu iddia edilen ses kaydında; dosyanın kapatılması için ilgili daireye yapılan baskıların anlatılması, bunun için Yargıtay Başkanlığı sözü verilmesi gibi....

Ortaya çıkan bu kadar şaibeye rağmen, bütün risklerin alınıp Erzurum’daki dosyanın Yargıtay’dakiyle birleştirilmesinde Cihaner’i aşan durumlar olduğu açık. Cihaner bu davada makam odasından alınıp tutuklanabilen biri. Dosya birleştirme hamlesinde alınan büyük riski anlayabilmek için davada hiçbir biçimde dokunulamayanlara odaklanmak gerekiyor.

Bu gücün Cihaner’de olduğunu vehmetmek, davanın asıl ve 1 numaralı sanığının dört yıldızlı olduğunu unutmak anlamına gelir. Caddelerde askeri araçların yürütüldüğünü, savcıların mahkeme kararı olduğu halde kışladan içeriye sokulmadıklarını, yakalama kararlarına rağmen defalarca görev yazılarak oyalamalar yapıldığını hatırlamak gerekiyor.

Soruşturmanın diğer ucunun Karargah’ın kalbine; Karargah’ın kalbindeki subay Dursun Çiçek’e uzandığını da unutmamalı. Çiçek’in tutuklanmasının ne kadar zor olduğunu, sadece ıslak imzalı belgenin serüvenini gözden geçirerek hatırlamak yeterli.

Olay Cihaner değil, Org. Berk ve Albay Çiçek’ten ibaret...

Geçen her gün Ağustos’a kadar kalan kısacık süreyi tüketiyor. Sınır tanımayan acele bu yüzden.

Yalanlamadı ‘montaj‘ dedi

Yargıtay 8. Daire Üyesi Hamdi Yaver Aktan ses kayıtlarını yalanlamamış sadece montaj olduğunu iddia etmişti.

Cevheri Güven/Star

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.