Kızım alevler içinde koşuyordu

Kızım alevler içinde koşuyordu
Liseli Serap Eser'in yanarak can verdiği, belediye otobüsüne molotof kokteyli saldırı olayının ilk duruşmasında, acılı babanın anlattıkları yürekleri burktu.

İstanbul Küçükçekmece'de, liseli Serap Eser'in yanarak can vermesine yol açan molotoflu saldırıya ilişkin davanın ilk duruşması dün yapıldı. Sanıklar ilk kez hâkim karşısına çıkarken duruşmaya, babanın, "Alevler içinde biri bana doğru geliyordu, 'Baba' deyince kızım olduğunu anlayabildim" sözleri damgasını vurdu. 6'sı tutuklu 7 sanığın yargılandığı dava İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'de dün başladı. Duruşmaya Maltepe Çocuk Cezaevi'nde tutuklu bulunan R.S., M. D., Ö. K., Ö.B., ile Tekirdağ F Tipi Cezaevi'nde tutuklu Salman Akpınar ve Hamit Aksan katıldı. Tutuksuz sanık Merdan Berk ise duruşmaya katılmadı. Şüphelilerden 4'ünün yaşlarının 18'den düşük olması nedeniyle duruşma, basına ve izleyicilere kapalı olarak yapıldı. Şüphelilerden R.S., M.D., ile Ö.B., olay yerinde olduklarını, ancak oraya daha önce kavga ettikleri çocuklarla barışmak için gittiklerini ileri sürdü. R.S., tanımadığı kişilerin molotof kokteyllerini zorla eline tutuşturarak atmasını istediklerini iddia etti. Olay yerinde M.D. ve Ö.B.'nin dışında diğer şüphelilerin bulunmadığını da ileri sürdü. Ö.B. ise olay yerinde 2- 3 kişinin eline molotof şişesi tutuşturduğunu, korkup yere atarak kaçtıklarını, otobüse atmadıklarını ileri sürdü. 

'KARANLIKTI GÖREMEDİM'
Davaya müdahil olmak isteyen Serap Eser'ın babası Zübeyir Eser duruşmada, olay günü kızının bulunduğu otobüse molotof atanların yüzlerini, sokak lambaları yanmadığı için göremediğini söyledi. Eser şöyle konuştu: "Kızım Şirinevler'de dersaneye gitmişti. Dersaneden dönen kızımı karşılamaya gitmiştim. Ben durakta bekliyordum. Caddede lambalar yanmıyordu. Zifiri karanlıktı. Yolun kenarında 6- 7 kişi ateş yakmış oturuyordu. Otobüs durağa geldi. Kapılarını açtı. bu kişiler hep birlikte otobüse molotof attılar. Kızım Serap Eser de inmek için arka kapıda bekliyormuş. Arka kapıdan inen ve yanmakta olan bir kız bana doğru geldi. Ben baştan bu kızın kim olduğunu tanıyamadım. Baba deyince kızım olduğunu anladım. Söndürmek için uğraştım. Yoldan geçenlerler de uğraştı. Her tarafını ateş kaplamıştı. Daha sonra hastaneye götürdük. 29 gün yaşadı. Annesinden doku almışlardı. Annesi de evde hasta yatıyor."

İDDİANAME NE DİYOR?
Kasım 2009'da, Söğütlüçeşme-Zeytinburnu seferini yapan İETT otobüsüne yapılan molotofkokteylli saldırıda vücudu yanan liseli Serap Eser'in ölümüyle ilgili iddianamede, şüphelilerin "kasten adam öldürmek'' iddiasıyla, ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Şüphelilerin aynı zamanda, "silahlı terör örgütü üyesi oldukları'' gerekçesiyle 7 ile 15 yıl arasında, "patlayıcı madde bulundurdukları'' iddiasıyla 4.5 ile 12 yıl arasında, "genel güvenliği kasten tehlikeye soktukları'' suçlamasıyla 6 ay ile 3 yıl arasında, "mala zarar vermek'' iddiasıyla 2 ile 12 yıl arasında ve "ruhsatsız silah bulundurdukları'' gerekçesiyle de 1 ile 3 yıl arasında değişen hapisle cezalandırılmaları da isteniyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.