Hollandalı siyasiler de tepkili

Hollandalı siyasiler de tepkili
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)'ne yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya tarafından açılan kapatma davasına, Hollanda'daki çeşitli siyasi parti temsilcileri tepki gösterdi.

'Bu kapatma istemi demokrasiye tamamen aykırı'

Onno van der Vlerk (PvdA Amsterdam İl Başkanı üyesi): "Dün gece evimde internetten gazete başlıklarını bakarken AKP'nin kapatılacağı haberini okudum.Gerçekten itiraf etmeliyim ki tamamıyla şoke oldum. Demokratik bir ülkede yargıtayın inisiyatifi ile önemli bir siyasi partinin kapatılması istenmesi ile ilgili davanın açılması çok ilginç. Büyük bir çoğunlukla seçilmiş büyük bir siyasi partinin kapatılmak istenilmesi son derece düşündürücü. Bence bunu hukukçular bu durumu yeniden gözden geçirmeli. 'Benimle fikir ve düşünceleri uyuşmuyor' diye bir parti kapatılamaz. Hollanda'dan örnek verecek olur isek PVV özgürlükçü Parti benim görüşlerime karşı olsa, son derece istemediğimiz durumlar yapsa bile kapatılmaz. çünkü Hollanda'da böyle bir durum olamaz. Hollanda'da yargının görevi ayrı siyasilerin görevi ayrı. Hiç kimse birbirinin görevine karışmaz. Burada halkın seçimine karşı bir durum oluyor. Bu kapatma istemi demokrasiye tamamen aykırı."

'Türkiye'ye çok yazık ediliyor. Türkiye bunu hak etmiyor'

Derya Kaplan (PvdA İşçi Partisi Amsterdam Meclis üyesi ): "Haberi televizyondan duyunca tamamen şoke oldum. Son iki yıldır aktif siyasetin içindeyim. Siyasi hayatımda böyle bir şey görmedim. Bu tamamıyla büyük bir partiye yapılmış en büyük saygısızlık. Bir başsavcının siyasi bir müdahalesi. Ben aynı zamanda Hollanda'da iki kimliği birden taşıyorum hem Türk hem de Hollanda. Tabii öncelik Hollanda siyaseti. Fakat ülkemizdeki olan gelişmeler de beni derinden etkiliyor. 2004 yılında dönem başkanı olan Hollanda, AKP başkanı Recep Tayip Erdoğan ile uyumlu bir çalışma sürdürdü. Ardından AB ile müzakereler bu hükümet ile start aldı. Demokrasinin beşiği Avrupa AKP ve onun liderine güvenerek bu süreci başlattı. Eğer aksi bir durum olsa laiklik dışı bir durum olsa idi kesinlikle müzakere ile başlama süreci verilmezdi. Bu durum rahatsız edici bir haber ve çok tuhaf. AK Parti'nin gizli bir ajandası olduğuna inanmıyorum. Ben de bir siyasetçi ve aynı zamanda hukukçu olarak bu durumu hukukun üstünlüğü ile bağdaştıramıyorum. Türkiye'ye çok yazık ediliyor. Türkiye bunu hak etmiyor. Bu kapatma davası olay adalete olan güvenin ve aynı zamanda yargının tarafsızlığına gölge düşürüyor. Kabul etmek mümkün değil."

'Halkın iradesi göz ardı ediliyor. O zaman başsavcılar gelsin Türkiye'yi yönetsin'

Coşkun çörüz (CDA Hıristiyan Demokratlar Birliği Milletvekili ): "Bu kapatma eylemini duyunca çok şaşırdım. Avrupa'nın açısından tuhaf bir kapatma davası. Hükümet olan bir parti halkın ezici büyük bir çoğunluğu ile seçilen bir partinin, bir başsavcının kapatma istemi ile ilgili bir dosyayı anayasa mahkemesine vermesi demokrasi adına utanç verici bir durum. Bu kapatma eylemi hem siyasetçi hem de Avrupa hukukunu iyi bilen bir hukukçu olarak,demokrasiye Avrupa kurallarına uymayan bir yaklaşım. Zaten Türkiye ile ilgili Avrupa Birliği müzakerelerinden biri olan hukuksal ve kanuni düzenlemeler idi. Bu durum hukukun durumu konusunda ki soru işaretlerini bu kapatma davası ile daha da büyütecek. 22 Temmuz 2007'deki seçim gerek Avrupa ve gerekse Hollanda tarafından takdir edilmişti. Büyük bir halk çoğunluğu ile Cumhurbaşkanı ve Başbakan belli olmuştu. Birilerinin işine gelmediği için bunu yapıyorlar. Halkın iradesi göz ardı ediliyor. O zaman başsavcılar gelsin Türkiye'yi yönetsin. Avrupa'da her zaman halkın iradesi önde olur. Avrupa ülkelerinde yargı siyasete karışmaz siyasi bir parti kapatamaz. Fakat Yargıtay'ın bu kapatma davası 22 temmuz seçimine gölge düşürdü. Yargının bu kararı Türkiye adına istikrarlı bir sinyali vermiyor. Biz Hollanda hükümetin büyük ortağı bir partiyiz. Geçen ay CDA parti başkanımız Pieter van Geel ile ben diğer yetkililer Türkiye'ye gitmiştik. AK Parti'yi ziyaret ettik. Başbakan Recep Tayip Erdoğan ile son derece olumlu görüşmeler yaptık. Bu gezimizi değerlendirdik. Gerçekten Türkiye'nin güzel bir mesafe aldığını yerinde gördük. Bu yargıtayın kapatma davası özellikle Avrupa ve Hollanda içindeki, Türkiye'nin Avrupa Birliği karşı çıkanların elini güçlendireceği kanaatindeyim. Bunu Türkiye'nin aleyhine kullanacaklar. Türkiye'yi kim yönetiyor sorusunu soracaklar. Bildiğiniz gibi hükümetlere güvenerek yatırımcılar yatırımlarını yaparlar. AKP hükümetine güvenerek birçok ülke önemli yatırımlar yaptılar. Ve yapmaya da devam ediyorlar. Bu kapatma davasının ardından yatırım da duraksamalar olabilir. Böylelikle Türk ekonomisine ciddi zarar görebilir. Ortada partiyi kapatacak ciddi bir şey yok iken ülkenin en büyük partisi ve aynı zaman halkın çoğunluğu ile iş başına gelen AKP'nin kapatılmasının istenilmesi son derece yanlış."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.