'Kaos'un sırrı ortaya çıktı
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın AK Parti’nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne açtığı davanın yankıları sürerken, başsavcının zamanlaması ve iddianamede iddia ettiği suç unsurları tartışılıyor. Kur’an-i Kerim dağıtılmasını hatta İstiklal Marşı Şairi Mehmet Akif’in Safahat’ını dağıtmayı bile suç delili sayan Yalçınkaya’nın, “kaos arayan çevrelerin ve kartel basınının dolduruşuna geldiği” açıkça ortaya çıkıyor.
İŞTE SORULARIN CEVABI
MAZLUMDER Genel Başkanı ömer Faruk Gergerlioğlu, bir anda siyasi tansiyonun yükselmesine, ekonomiye 30 milyar doları aşan bir yükün binmesine, halkın neredeyse yarısının rencide olmasına neden olan kapatma davasının gerginliğe zirve yaptırdığını ifade ederek, bu soruların cevabını değerlendirdi.
“DANIŞTAY KARARI KESMEDİ”
Haftalık yazısını AK Parti’nin kapatılması yönündeki davanın perde arkasına ayıran Gergerlioğlu, yargı bürokrasisinin çeşitli taktiklerle başörtüsünün önünü kesmeye çalıştığını, YöK başkanının genelgesinin yürütmesini durduran Danıştay’ın önceki dönemlerdeki YöK Başkanlarının rektörlere yönelik yazıları incelendiğinde çifte standartların hemen ortaya çıktığını hatırlatarak, “Eski YöK Başkanı Kemal Gürüz 2000 yılında tarafından genel kurul kararı olmaksızın üniversitelere gönderilen yazıyla başörtüsü yasaklanabiliyorken şimdi jet Danıştay kararları ile bu tür genelgelerin ancak genel kurul kararı ile olabileceği vurgulanıyor. Bu da işte yargı 2008 hatırası. Ama amaca ulaşmaya bunların da kâfi gelmeyeceğini düşünen güçler sonunda yargısal bir hamle ile son darbeyi vurmayı tercih ettiler” değerlendirmesinde bulundu.
SAFAHAT BİLE SUç DELİLİ SAYILDI
Başsavcı’nın iddianamesine bakıldığında genel olarak bir zorlama delil bulma halinin mevcut olduğunun altını çizen Gergerlioğlu, iddianame ile ilgili şu önemli tespitlerde bulundu: “Adeta komediye varacak ölçüde deliller bulunmaya çalışılmış. Mehmet Akif’in Safahat’ını dağıtma suçu ve yalan olduğu yayınlandığı gazeteler tarafından kabul edilmiş birçok haber ve demeç yer alıyor. Bu iddialar Ak Parti’yi aksine kapatılsa bile daha da güçlendirecek mahiyettedir. Anadolu’dan yükselen öfke ve tepki bunu söylüyor.”
“Başörtüsü’ne özgürlük kısmen de olsa getirilmeye çalışıldığında Deniz Baykal’ın CHP’si başta olmak üzere medya organları kaos edebiyatı yapmaya başlamışlardı” diyen Gergerlioğlu’nun diğer çarpıcı tespitleri şöyle:
“KAOS’UN SIRRI ORTAYA çIKTI”
“Herkes ülkede bir kaos çıkmayacağını söylemesine ve bunu sağlam delillerle ispat etmesine rağmen bu çığlık yasakçılar tarafından yükseltilmeye çalışılmıştı. Şimdi bu kaos kelimesinin anlamı anlaşılıyor. Bürokratik oligarşi ‘sen bizim hassas olduğumuz konulara yani Başörtüsü konusu gibi konulara değinirsen başına olmadık işler açılır” mesajı vermeye çalışıyormuş. Meğer bahsedilen kaos elitist güçler eliyle çıkartılacak bir süreçmiş. Bu süreci nereye vardıracakları şu an belli değildir fakat gözlerini karatmış oldukları bellidir. Zaten bu söylemi kullanırken bir şeyler ima eder şekilde konuştukları belli oluyordu.”
“VAROL AMA PRESTİJİMİZE DOKUNMA”
“Bu çılgınlık niçin göze alındı? diye soracak olursak herhalde en başta gelen cevap mevzi kaptırmak istememek arzusundan olduğudur. Başörtüsü’ne özgürlük getirilmesi yönünde atılan adımlara ‘haddini bil, canının derdine düşersin, kaos içinde kalırsın’ cevabı verilmektedir. Yoksa bu devirde artık parti kapatmaların kar etmeyeceğini herkes bilmektedir. Hatta parti kapatmaların reaksiyoner bir etki ile o partinin oylarını arttırmasına yol açacağını artık hemen herkes bilmektedir. Amaç ‘ne olursan ol bizim çizdiğimiz sınırlar içinde kalman gerekir, aksi takdirde canının derdine düşecek işler başına gelir’ mesajı vermektir. ‘Varol ama prestij konusu yaptığımız hassas konulara dokunmamak şartıyla’ denmektedir.”
“BELDEN AŞAĞI VURMA TAKTİĞİ TUTMADI”
“Milyonlarca kişi, oylarının, iradelerinin birileri tarafından bu sefer açıkça ve zorbalıkla çalınmaya çalışıldığını fark etmiştir. Bu partiye oy vermemiş birçok kişi bile bu davayı şık bulmamıştır. Zira abartılı delillerle sandıkta yenemediği rakibini belden aşağı vurarak yenmeye çalışan bir boksör vardır artık ringde. Ama bu belden aşağı vurma taktiği tutmamıştır. DTP’yi kapatarak Kürt sorununu bitireceğinizi, Ak Partiyi kapatarak Başörtüsü tartışmasını bitireceğinizi sanıyorsanız aldanıyorsunuz demektir. Partiler örgütlenme özgürlüğünün doğal sonucu olarak ortaya çıkmış demokrasinin vazgeçilmez kurumlarıdır.”
(Engin Kaşdaş-habervaktim)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.