Bu 'karanlık' adama dikkat!
AKŞAM VE CUMHURİYET'TE PİŞTİ RÖPORTAJ!
Ergenekon'un yeni dezenformasyoncusu Hakan Yavuz'un bugün ilginç bir şekilde hem Akşam gazetesinde hem de Cumhuriyet gazetesinde röportajı çıktı. İki gazetedeki röportajlarda benzer konular işlendi.
Gülen Cemaati ve AK Parti konusunda çarpıtmalı analizler yapan Yavuz, Ergenekon konusunda kendisini deşifre etti. Asrın davasını "siyasi bir dava" olarak nitelendiren Yavuz, asıl amacın muhalefeti susturmak ve sindirmek olduğunu savundu...
İSLAM'A DİL UZATTI!
Hakan Yavuz, İslam'a da dil uzattı, İslam'ın Türk insanını bir arada tutamayacağını iddia etti, AK Parti'lilerin Abdülhamit'in torununun cenazesine katılma amacının Cumhuriyet'le hesaplaşma olduğunu ileri sürdü...
İŞTE ERGENEKON'UN YENİ TETİKÇİSİNİN İLGİNÇ AÇIKLAMALARININ İLGİLİ BÖLÜMLERİ...
Cumhuriyet'ten Leyla Tavşanoğlu'yla yapılan röportajın ilgili bölümü:
Devletin meşruiyetinin tartışılması Ergenekon davasıyla bağlantılı mı?
- Evet. Ergenekon bir sıfat. Yani muhalefeti susturmak için insanlara yapıştırılan bir yafta haline getirilmiştir. Bu hem AKP hem cemaat tarafından yapılmıştır. Ortaklaşa bir iştir.
Ergenekon muhalefeti susturmak ve sindirmek, devleti de taraf haline getirmek için ortaya çıkarılan bir dava. Bence bu dava sonuçlanmış, karar verilmiştir. Halk bu dava konusunda karpuz gibi tamamıyla ikiye bölünmüştür. Bu tamamıyla bir siyasi dava olmuştur. Bakın, 2002’den beri Türkiye’de birtakım davalar açıldı. Birisi Van Üniversitesi Rektörü davasıydı. Van Üniversitesi Rektörü’nün dedesi Ermeniydi diye bazı İslamcı gazetelerde yayınlar yapıldı. Ama yargılama sonucunda hiçbir şey ortaya çıkmadı. Ardından Sauna, Atalar çeteleri davaları açıldı. Bunlardan da bir şey çıkmadı. Derken Ergenekon davası yıldırım gibi geldi. Bu davadan yüzlerce insan içerde yatıyor. Neyle suçlandıklarını da bilmiyorlar. En son da Balyoz darbe planı meselesi ortaya atıldı. Aslında bu bir doktora çalışması olmalı. Yani 2002’den beri muhalefeti susturmanın stratejisi nedir, çalışması yapılmalı.
YAVUZ İSLAM'A DA DİL UZATTI
- Başbakan Erdoğan bu çimentonun din olduğunu söyledi...
- Bu mümkün değil. Çünkü İslam konusunda da artık uzlaşı sağlayamıyoruz. Ne bugünkü İslamın rolü hakkında ne de İslamın geçmişiyle ilgili bir uzlaşımız olduğu için İslamı çimento haline getirmemiz çok güç. Hangi İslam? Arapların yorumladığı İslam mı? Alevi İslamı mı? Yoksa İran İslamı mı? İslam denilen din ve kültür çok farklı okumalara, algılamalara müsaittir. Türkiye’nin Batılılaşma projesi, ulus devlet mayası vardı. Bunlar çimentosuydu. Ama bugün biraz da 12 Eylül’ün mirası sonucu bu çimento darmadağınık olmuş durumda. Türk toplumunu bir arada tutan ihtiyaçlarıdır. Evet, bu ihtiyaçları karşılayacak bir siyasa var. Ama insanların bu ihtiyaçlarının ötesine giden ortak değerleri kalmadı.
Ulus devletin son çivileri sökülüyor
- Yani Türkiye’de ulus devlet yıkılıyor mu?
- Büyük oranda tasfiye ediliyor. Son çivileri sökülüyor. Özellikle orduya karşı saldırılar, Ergenekon davası Türkiye’deki ulus devleti tamamıyla kemiksiz bırakmaktır. Yani Türkiye farklı cemaatlerin yaşadığı, ortak değerler kümesinin olmadığı bir alışveriş merkezine dönüşüyor. Özetle, Türkiye otelleşiyor da diyebiliriz. Yani bir vatan olmaktan çıkıyor, bir otele dönüşüyor. Oteldeki ortak kullanım alanıyla ilgili kurallarıysa AB’nin ya da ABD’nin belirlemesini bekler bir hale geldik. CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek’in bir açıklaması var. “İhtiyaçlar siyaset için gereklidir. Ama siyaset üretmek için yeterli değildir” diyor. Bu saptama bence çok önemli. Türkiye’nin ihtiyaçlarının ötesinde birtakım değerler, amaçlar üzerinde siyaset kurması lazım. Yani bir toplumsal sözleşmeye ihtiyacımız var. Bugünkü iktidar toplumun bütününün değil, biraz da hınçlı bir parçasının temsilcisi olduğu için toplumsal sözleşme üretme konusunda başarılı olamadı. Olacaklarını da sanmıyorum.
AKŞAM'DAN ŞENAY YILDIZ'IN HAKAN YAVUZ'LA YAPTIĞI RÖPORTAJIN İLGİLİ BÖLÜMÜ:
Ergenekon için rövanş yaklaşıyor
Bence sonuçlanmış, bitmiş bir siyasi dava. Toplum bu konuda net bir şekilde ikiye bölünmüş. Bir kesim bunu muhalefeti susturma, sindirme davası olarak görüyor. Şu ana kadar da yargılanan, ceza alan kimse yok. Toplumun vicdanında bitmiş, kararı verilmiş bir dava. Toplumun diğer kesimi ise -daha çok Gülen cemaati diyebilirim- bunu, 'Ergenekoncu orduyu terbiye etme' aracı olarak görüyor. Bu davadan hiçbir şey çıkmaz. Bence bu bir yaradır. 28 Şubat süreci de çok büyük yara açtı toplumda. Kin duygularını tetikledi. Ergenekon 28 Şubat'ın rövanşı ama bunun da rövanşı geliyor. Bu rövanş ne olacak? Şu anda henüz bilmiyorum. Ama çok büyük yaralar açıldı, haksızlıklar yapıldı. Rövanşı olacaktır. Türkiye'de polisle yargının askeri terbiye etme aracı olarak kullanılması, bu iki kuruma da çok büyük zarar veriyor. Türkiye'deki kamplaşmayı da derinleştiriyor.
- Geçen hafta Osman Nami Osmanoğlu'nun cenazesine Başbakan ve bakanların katılması oldukça ilgi gördü. Bunu nasıl yorumlamak gerekiyor?
AKP'nin Türkiye'nin kuruluş felsefesini, tarihini algılaması çok farklı. 'Son dönemde Osmanlı Ailesi'ne gösterilen yakınlık, cumhuriyetin tarih okumasına bir tepki. Ama fazla da büyütmemek lazım. Diğer hanedanlarla kıyaslayınca, Osmanoğulları'nın hain olmadığını görüyoruz. Bir nostalji, 'Bizim coğrafi sınırlarımız ulusal sınırların ötesindeydi' diyoruz tekrar. Biraz da Cumhuriyet'le hesaplaşmak, yani Cumhuriyet'in tarih tezine karşı bir geliş de var.
AKP travesti bir parti
AKP, travesti bir parti. Nedir travesti? Bedenle ruhunun çatışma içinde olduğu bir yapı. AKP'nin ruhu Necip Fazıl'larla, Sezai Karakoç'larla beslenen Milli Görüş, Büyük Doğu Hareketi'nden oluşuyor. Oradan gelen ve içinde mücahit olmayı da barındıran bir ruh. AKP iktidara geldikten sonra, şimdi artık onlar da lüks yaşamak ve Batı'lı olmak istiyor. Mücahitler artık müteahhit oldu. Bedenle ruh arasında ciddi bir çatışma var. Bugün AKP, kimliği olmayan ama belli bir yaşam tarzına göre kimlik üreten bir parti. Burada travesti kimliğini olumsuz anlamda kullanmıyorum, bir 'metafor' olarak kullanıyorum. AKP'yi biz en iyi şekilde 'travesti bir yapı' olarak anlayabiliriz. Gerilimler içinde olan, ruhuyla bedeninin çatıştığı, yaşam tarzından kimlik üretmek isteyen bir yapı.
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.