İsrail'de ırkçılık yasak değil

İsrail'de ırkçılık yasak değil
Batı Şeria ve Gazze'yi işgal ve altında bulunduran İsrail, 1948'de işgal ettiği Filistin topraklarında Araplara karşı gerçekleştirdiği zulüm Londra'da deşifre edildi. Aralarında Gazze'ye Özgürlük Filosu'na katıldığı için hakları ellerinden alınan Han

Milletvekillerinden Hanan Zoubi, İsrail'de Netanyahu başa geldiğinden beri Filistinlilere ırkçılık öngören 19 kanun çıkarıldığını belirterek, İsrail'in “Ya kimliğinizi kaybedip vatandaş olursunuz ya da böyle kalırsınız” dediğini söyledi.

MEHMET NEDİM ASLAN/LONDRA
İsrail parlamentosu Knesset'de saldırıya uğrayan Arap milletvekilleri Londra'da İsrail'in ırkçı ve ayrımcı yüzünü ortaya koydu. Forward Thinking ve Middle East Media Monitor (MEMO) tarafından organize edilen toplantıda konuşan Arap milletvekilleri, İsrail'in sadece Batı Şeria ve Gazze'yi işgal altında bulundurmadığını, 1948'de el koyduğu Filistin topraklarındaki Filistinli Arapları da tanımadığını söyledi.

ARAPLAR KARAR VERME SÜRECİNE KATILAMIYOR
Demokratik Arap Partisi milletvekillerinden Talab el Sana, kendilerinin İsrail'deki Filistinlileri temsil ettiklerini belirterek, “Arap toplumu üzerinde askeri hüküm uygulayan bir devleti nasıl demokratik tanımlayabilirsiniz. İsrail'in Arap vatandaşları karar verme sürecine katılamıyor. Topraklarının yüzde 90'ı ellerinden alınmış. Vatandaşlarından toprağını ve evini alan tek devlet İsrail. İsrail halkımızın çoğunu topraklarından kovdu. Bizler eşitlik istiyoruz. İsrail'in Batı Şeria ve Gazze işgalini sona erdirmesi gerekir ve mülteciler sorununa adil bir çözüm bulunmalı. Bunlar olmadığı sürece barış olmaz” dedi.

ARAPLAR TANINMIYOR BİLE
İsrail'deki Yahudilerin, yerli Arap halkından daha eşit olduğunu belirten Sana, “İsrail'in gerçek düşmanı Filistin değil, İsrail'in işgalidir. Filistinliler özgürlüklerine kavuştuğu zaman İsrail kendisini güvende hissedecektir. Ben Negev çölünü temsil ediyorum. Oradaki 100 bin Arab İsrail tarafından tanınmıyor. Bu insanlar, sağlık ve diğer kamu hizmetlerinden yararlanamıyor. Suç işleyip hapse girenlere bile su veriliyor ama toprakları işgal edilen Araplara hiçbirşey verilmiyor. Bu bölgede 35 Yahudi yerleşim birimi inşa edildi ve aynı şekilde 35 Arap köyü tanınmıyor” ifadelerini kullandı.

ZULÜM GÖREMEDİĞİMİZ BİR ALAN YOK
Balad Partisi'nden Cemal Zahalka ise, İsrail'de 1,2 milyon Filistinli Arabın yaşadığını ve bu insanların bu toprakların yerlisi olduğunu belirterek, “Eskiden bizler çoğunluktaydık Ama İsrail yüzbinlerce Filistin'i toprağından kovdu. 100 bin insan tanınmayan köylerde yaşıyor. İsrail'deki kanunlara göre, Arap halkının topraklarına el konulma hakkı vardır. Bizler hayatın tüm alanlarında ayrımcılığa tabi tutuluyoruz. Zulüm görmediğimiz bir bölge göremezsiniz. İsrail'de bir ayrımcılık politikası yok, ayrımcılık sistemi var. İsrail'e göre bizim topraklarımız sadece İsrail'deki Yahudilere değil, dünyanın her tarafındaki Yahudilere aittir. Toplumun yüzde 18'ini oluşturuyoruz ama hükümet işinde sadece yüzde 6 çalışıyor. Yahudilerin geri dönüş kanunu var. Otomatik vatandaşlık veriliyor. Ama Knesset 2003'te bir kanun çıkardı ve bu kanunda Gazze ve Batı Şeria'dan bir kişi İsrail'deki bir Arap ile evlense beraber olamazlar. İnsanlar gizli bir şekilde gelip eşlerini ziyaret ediyor. İsrailin demografik yapısını değiştirmeye çalışıyorsunuz diyorlar” ifade etti.

“KİM DAHA IRKÇI VE ARAP KARŞITI” YARIŞMASI
İsrail'de ırkçı ve anti demokratik kanunlar bulunduğunu kaydeden Zahalka, “Bizden topraklarımızı çalmak için kanunlar çıkarıyorlar. İsrail'de ırkçılık saklı birşey değil ve apartheid bir rejim var. İsrail'de şimdi politikacılar arasında 'kim daha çok ırkçı ve Arap karşıtı olacak' yarışı var. Hanan Zoubi, mecliste saldırıya uğradı. İsrail hükümeti bize karşı politikasını değiştirmediği sürece bir barış olmayacak. Hem bize ırkçılık yapacaklar hem de bizimle barış yapma iddiası mümkün olmayan birşeydir. İsrail bize Yahudi devleti olarak kabul edin diyor. Bu bize karşı ayrımcılık yapılmasını legalleştirmek istiyorlar” dedi.

AVRUPA, LIEBERMAN'I 'İSTENMEYEN ADAM' İLAN ETMELİ
Avrupa başkentleri Londra Paris ve Berlin'in, İsrail'in ırkçı Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman'ı istenmeyen adam ilan etmediğini hatırlatan Zahalka, “Avrupa, Avusturyalı politikacı Haider'i ırkçı görüşünden dolayı yasakladı. Ama Lieberman Haider'den daha radikal bir insan. Lieberman açık bir şekilde 'Arap milletvekilleri öldürülmeli' dedi. 'Arap milletvekilleri ihanetçi ve bunlar idam edilmeli' ifadelerini kullandı. Knesset'te ırkçı bir çoğunluk var. Bu demokrasi değil, bu tiranlık rejimi. Bir taraf diğerini ezdiği sürece bir barış olmayacak. Bu İsrail hükümeti, sadece taktik geliştiriyor, barışla hiçbir ilgisi yok. Arapların yüzde 40'ının oy hakkı yok” şeklinde konuştu.

İSRAİL, BATI'DAN DESTEK ALIYOR
9 Türk barış gönüllüsünün öldürüldüğü Gazze'ye Özgürlük Filosu'nda yer aldığı için Knesset'teki hakları elinden alan milletvekili Hanan Zobi de, Avrupa ve uluslararası diplomasinin İsrail'i demokrasi diye desteklediğini ancak İsrail demokrasisi diye birşey olmadığını kaydederek, “İsrail hala Gazze ve Batı Şeria'yı işgal ediyor. İşgal yapan bir bir devlet demokrasi mi? Avrupa ve Batı, İsrail politikalarında sorumluluk sahibi. Çünkü İsrail bu politikalarını ancak destekle gerçekleştiriyor. İsrail parlamentosunda ırkçılığı yasalaştıran yüzlerce kanun geçildi ama Avrupa ise hala İsrail'le ilişkilerini geliştiriyor. İsrail, ırkçı politikalarını cezalandırılmadan uygulamak için uluslararası destek alıyor” dedi.

KİMLİĞİMİZİ İNKAR ETSEK BİLE YAHUDİLERLE EŞİT OLAMAYIZ
Zobi, İsrail'in, Arap kimliğinin kaybolmasını istediğini ifade eden Zoubi, “Siyonistlere göre, kimliğimiz sadece Arap yemekleriyle sınırlandırılmalı. Bizler kimliğimizi bıraksak bile eşit vatandaş olamayız çünkü bizler Yahudi değiliz, Siyonist değiliz. İsrail'de Netanyahu Hükümeti kurulduğundan beri Filistinlilere karşı ayrımcılık yapan 19 kanun çıkarıldı. Eğitim kanununda Yahudi kültürünü yüceltmeliyiz deniliyor. Çünkü onlara göre Filistinliler yok. İsrail medyasının yüzde 2'sinde ancak temsil ediliyoruz. Bu yüzde 2'nin yüzde 85'inde de Filistinliler kötüleniyor. Ben Nazareth'de yaşıyorum. İsrail 1975'te Nazareth topraklarının yüzde 90'ınına Yahudileri yerleştirdi. İsrail ya bizim kimliğimizi unutup vatandaşlık almamızı ya da kimliğimizi koruyup vatandaş olmamamızı istiyor. Knesset'de şimdi Araplara karşı kin ve nefret kanunları çıkarıldı. Filistinlileri öldürüyor, İsrail kurban. Özgürlük Filosu'nda 9 kişiyi öldürüyor İsrail kurban. Irkçılık ve öldüren bir devlet nasıl kurban olabilir” dedi.

HABERVAKTİM.COM

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.