Vakit'ten Reşadiye bombası

Vakit'ten Reşadiye bombası
7 Aralık 2009 tarihinde Tokat’ın Reşadiye ilçesinde meydana gelen hain pusuda, 7 askerimizin şehit edilmesinin üzerinden 8 ay geçmesine rağmen olayın aydınlatılması için bir arpa boyu yol alınmazken; Vakit, karanlık pusunun perde arkasına ışık tutac

Gazetemizin ulaştığı istihbarat bilgilerine göre; Reşadiye saldırısında birçok kirli oyun oynanmış. Gerek saldırıdan önce gerekse saldırıdan sonra birçok ciddi istihbarata ulaşıldığı ancak hiç birisinin üstüne gidilmediği görülüyor.

7 Aralık 2009 tarihinde Tokat’ın Reşadiye İlçesi Sazak Jandarma Karakoluna ait bir askeri araç, erzak ve kantin malzemesi almak için gittiği Reşadiye’den dönüşte pusuya düşmüş, yaklaşık 1 dakika süren temasta açılan ateş neticesinde 7 askerimiz şehit olmuş, 4 askerimiz de yaralanmıştı. Hain pusunun üzerinden yaklaşık 8 ay geçerken, Vakit’in ulaştığı istihbarat bilgileri, Reşadiye saldırısındaki birçok karanlık noktaya ışık tutuyor.
Jandarma Genel Komutanlığı tarafından başlatılan idari tahkikatı yürütmek üzere Eğitim Komutanı Korgeneral Osman Eker görevlendirilmişti. Pusu sonrası askeri birliklerce yapılan takip neticesinde teröristlerin Tokat-Erzincan yolu istikametine kaçtıkları ayak izlerinden tespit edilmiş. 3 km. kadar süren ayak izlerinin bittiği stabilize yolda teröristlerin ince tekerlekli (muhtemelen Toros veya Renault) bir aracın durduğu yerden Erzincan ili istikametine doğru yol aldığı tespit edildi.

TAHKİKAT İLE ORTAYA ÇIKAN İLGİNÇ DETAYLAR


Sazak Karakolu’nun güçlendirilmiş karakol statüsünde bulunmasına, personelinin operasyon tazminatı da dahil İç Güvenlik Harekatının yoğun şekilde icra edildiği bölgelerdeki bütün imkan ve haklara sahip olmalarına rağmen birliğin zafiyet içerisinde bulunduğu ifade ediliyor. Daha öncesinde Jandarma Genel Komutanlığı tarafından kritik bölgelerdeki intikallerin zırhlı araçlarla yapılması yönünde müteaddit emirler verilmesine rağmen, idari intikalin tek askeri araçla yapılmış olmasının altı çiziliyor.

Karakolda 2 adet zırhlı araç olmasına rağmen bu araçların intikalde kullanılmamasına dikkat çekilen istihbarat raporunda şu önemli ve detaylı bilgilere yer veriliyor: “Aracın önündeki tek kişilik koltuğa 2 rütbeli personel (uzman çavuşların) oturtulmuş. 8 kişilik araca toplam 11 mürettebat bindirilmiş. Sabah karakoldan ayrılırken aracın tenteleri açık olmasına rağmen, Reşadiye’den dönüşte tenteler kapalı haldeydi. Gerek alınan erzakın, gerekse 8 erin aracın kasa kısmında hareket edemeyecek şekilde sıkışık olması. Araçtaki 11 personelden sadece 4’ünde silah bulunuyordu. Rütbeli personelin yanında silah ve teçhizat yoktu. Reşadiye’ye giden devriye, planlamada yol kontrol ve emniyet devriyesi olarak Sazak bölgesinde faaliyet icra etmesi gerekirken, acil olarak Reşadiye ilçesine görevlendirilmiş. Devriye son haftalarda muayyen günlerde Sazak-Reşadiye arasında idari hizmetlerle görevlendirilmiş.”

NEDEN ARACIN KASASINA ATEŞ ETTİLER?
Olay yerinde yapılan incelemede ise; eylem yapan grubun (alışıla gelmişin aksine) kabak çekirdeği ve şeker yiyerek çöplerini bulundukları yerde bıraktıkları da tespit edilmiş. Olay yerinden örgüt mensuplarına ait 75 adet Kalaşnikof piyade tüfeği boş kovanı toplanırken, araçtaki erlerin yaklaşık 2 şarjör (40 fişek) attığı tespiti yapıldı.
Teröristlerin, aracı önü ve yanı istikametlerinde konuşlanmalarına rağmen; tenteleri kapalı olmasına rağmen aracın kasa kısmındaki erlere ateş etmeleri, “aracın kasasındaki erler hakkında önceden bilgi sahibi oldukları” şüphesini güçlendiriyor.

MİMİROĞLU SALDIRIYI
ÖNCEDEN BİLİYOR MUYDU?


İstihbarat raporlarına göre; Erzincan 3. Ordu Komutanlığında icra edilen Koçgiri-Karadeniz Kırsalı Değerlendirme Toplantısında “teröristlerin nerelere gidebileceği” konusundaki tartışmada, ortada herhangi bir işaret yokken, Tuğgeneral B.Ömer Mimiroğlu’nun “Teröristlerin Doğanşar ilçesi üzerinden Tokat sınırına girecekleri veya o istikametten Karadeniz kırsalına geçebilecekleri”ni ısrarla vurgulaması diğer komutanları şaşırtmış. Raporda; Ömer Mimiroğlu’nun istihbaratçılara, “Tokat ve çevresinde MHP ve BBP’nin güçlü olduğu yerlerin nereler olduğu konusunda bir çalışma yapın” şeklinde emir verdiği kaydediliyor.

ALBAYDAN YANLIŞ İHBARDA BULUNUN TALİMATI


Tahkikat raporlarına göre olay yerine 30 dakikada intikal edecek komando birliği varken, ilk olarak Tokat Jandarma Komando Taburu’nun gitmesinin istendiği, Tokat Jandarma Komando Taburu Birliklerinin saat 19.00’da yani olaydan 4 saat sonra olay yerine vardığı ifade ediliyor. Raporlardaki en ilginç bölümü ise Albay Hüseyin Tosunlu’nun verdiği talimatlar. Raporlara göre; olay sonrası, operasyonlar sürerken Tokat İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Hüseyin Tosunlu’nun, personeline, ‘her gün 2-3 kişi 156 Jandarma İmdat Hattını arayarak ihbarda bulunsun’, şeklinde talimat verdiği ve ihbarların 1 yıllık kayda alınan 156 teyplerinde kayıtlı olduğu ancak yanlış ihbarda bulunulmasının hangi kasıtla yapıldığının bilinmediği ifade ediliyor.

REŞADİYE’DE ERGENEKON PARMAĞI VAR MI?
Reşadiye Belediye Başkanı Rafet Erdem’in, Ergenekoncuların kullanmak için kurmaya çalıştığı suikastçı ekibin başı olarak düşünülen İbrahim Şahin’in akrabası olduğu biliniyor. Olayın hemen akabinde Jandarma birimlerince başlatılan GSM ve baz istasyonları teknik takiplerinde 3 telefon numarasının istihbaratçıların dinlemesine takıldığı ve bu 3 şüpheliden birisinin İbrahim Şahin’in köylüsü (Baydarlı Köyü), diğeri pusu sonrası ayak izlerinin bittiği yerde başlayan lastik izlerinin bulunduğu Cemel Köyü’nden olduğu tespit edildi. Raporda; bu şahısların sürekli Reşadiye’de bulunmayıp, şoförlük yaptıklarına da dikkat çekiliyor.

ÜSTÜ ÖRTÜLEN CİDDİ İSTİHBARATLAR


Reşadiye’deki hain saldırıdan sonra bölgedeki İç Güvenlik Birliklerine yoğun bilgi akışı olduğu ancak özellikle, başlatılan operasyonlarda arazideki birlikler tarafından elde edilen bazı bilgilerin üzerine gidilmediği raporlara yansımış.
Arazideki bir komando birliğinin dere kenarında 4 kişilik bir görüntü aldığı bilgisi istihbarat ekiplerine ve helikoptere bildirilmelerine rağmen, “balıkçılardır” diye bu kişilerin yanlarına bile gitme gereği duyulmamış. Tokat İl Jandarma Komutanlığı’na da bildirilmesine rağmen dikkate alınmayan 4 kişinin görüldüğü bilgisi aynı gün akşam üzeri bir vatandaş tarafından görüntü alınan yerin 1 - 1.5 kilometre ötesinde görülmüş.

Dikkate alınmadığı söylenen bir başka ciddi bilgi ise, Reşadiye’nin Tozanlı bölgesinde Sünni ve Alevi vatandaşların beraber yaşadığı bir köylerden Gülkonak’la ilgili. Kızı ve torunu ile birlikte yaşayan bir yaşlı kadının evinde 10 kişilik bir grubun, yaklaşık 10 gün kadar kaldıkları bilgisinin de Tokat Jandarma Bölge İDAM Amiri Yüzbaşı Cemil Erdemir’e iletildiği ancak bu bilginin de değerlendirilmediği iddia ediliyor.
Yine saldırıdan öncesiyle ilgili Sazak Karakolu’na ait bir askeri aracın şehir merkezinde beyaz renkli Caddy marka bir araç tarafından 2-3 gün boyunca takip edildiğinin bir bankanın kameralarından tespit edildiği ancak, olayın Tokat İl Jandarma Komutanı Jandarma Kurmay Albay Hüseyin Tosunlu tarafından değerlendirmediği de bir başka iddia olarak kayıtlarda bulunuyor.

Olayın olduğu saatlerde ise sıcağı sıcağına, J.Kur. Albay Hüseyin Tosunlu’nun “İstanbul’dan eleman getirtilip, eylem yaptırıldığına dair ciddi duyumlarımız var” demesine rağmen daha sonra bu bilgiden hiç bahsetmemesi ise dikkat çeken bir başka not olarak görülüyor.
GES Komutanlığı tarafından 3-4 Aralık 2009 tarihinde örgüt telsiz görüşmelerinden elde edilen bilgilere göre bir değerlendirme yapılmış, bu değerlendirmeye göre; “Reşadiye bölgesinde eylem olabilir” denmiş, ancak tedbir almakta zafiyet gösterilmiş.

CEVAPSIZ KALAN SORULAR
Reşadiye saldırısıyla ilgili çelişkiler ve kafalarda kalan soru işaretleri ise ilgili istihbarat raporunda şöyle sıralanıyor:

¥ Karakolda iki adet zırhlı araç olmasına rağmen niçin intikal zırhlı araçla yapılmadı?
¥ Olay sonrası niçin karakolda bekleyen zırhlı araçlarla müdahale edilmesi emri verilmedi?
¥ Planlamada devriyenin Yol Kontrol ve Emniyet devriyesi görevini icra etmesi gerekirken, kimin emri ile idari hizmet görevine çevrildi?
¥ Devriye personeli bir gün önceden belirlenmesine rağmen niçin çarşı ihtiyacı olan erler acele ile tespit edilip devriye ekibi değiştirildi?
¥ J. Kurmay Albay Mustafa Önsel’in olayın yaşandığı günde resmi bir görevlendirme olmamasına rağmen Tokat’ta ne işi vardı?
¥ 7 Aralık 2009 günü Tokat’a gelen Mustafa Önsel ve ekibi Ankara’dan saat kaçta çıktı, kaçta geldi?
¥ Mustafa Önsel; resmi bir görev için Tokat’a geldiyse niçin gri sivil bir Hyundai marka araçla ve yanında sivil istihbarat personeliyle birlikte geldi?
¥ Saat 11.00 - 15.00 arasında ekib (Binbaşı Erdal Küçük ve arkadaşları) neredeydi?
¥ İstihbarat ödeneklerinin kontrolü için geldiğini beyan eden Mustafa Önsel niçin sadece Tokat ve Sivas’a uğradı? Amasya ve Çorum’a gitmemesinin bir sebebi mi vardı?
¥ Görevli olmamasına rağmen, ‘idari tahkikat’ boyunca, niçin Korgeneral Osman Eker ile birlikte bulundu?
¥ Korg. Osman Eker’in yönlendirilmeye ihtiyacı mı vardı?
¥ Tokat ve Sivas Harekat Merkezlerinden alınan bilgilere göre en erken 18.30’da, yani saldırıdan 3.5 saat sonra kaçış güzergahları üzerine birlik çıkarılmış olmasına rağmen, niçin Tokat Bölge Komutanı B.Ömer Mimiroğlu tarafından ‘30 dakika sonra kaçış bölgeleri tutuldu’ şeklinde kayıtlara geçirildi?
¥ Olay sonrası operasyonlar sürerken Tokat İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Hüseyin Tosunlu’nun; personeline, ‘her gün 2-3 kişi 156 Jandarma İmdat Hattını arayarak ihbarda bulunsun’, şeklinde talimat vermesinin amacı nedir?
¥ Buradaki amaç, amir ve üstlerine olay üstünde çalışıyoruz imajı vermek mi? Yoksa arazideki birlikleri yanlış yerlere kanalize etmek mi?

Kemal Gümüş/Vakit

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.