AK Partili Elitaş: Devletin rövanşı olmaz
Mustafa Elitaş, "Nöbetçi Vekil" uygulaması kapsamında Ak Parti Kayseri İl Teşkilatında düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin ilginç açıklamalar yaptı. öncelikle Ergenekon Soruşturması çerçevesinde yapılan gözaltılara değinen Elitaş, Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve eski Rektör Kemal Alemdaroğlu'nun gözaltına alınmasını, Ak Parti'ye açılan kapatma davasıyla ilişkilendirilmesini hedef saptırma olarak değerlendirdi. Ergenekon soruşturmasının 2006 Mayısında başlatıldığını anımsatan Elitaş, "İlk günden bu yana soruşturma hukuk devletinin çarklarına uygun olarak sürdürülmektedir. Soruşturma kapsamında şüpheli görülen herkes adalete kanunlar kapsamında hesap vermek zorundadır. Soruşturmayı, partimize açılan kapatma davasının intikamı olarak değerlendirmek son derece yanlıştır ve hedef saptırmaktır. Devletin devletle rövanşı olmaz, olamaz. Soruşturma hukuk devleti kurallarıyla sürdürülüyor. Biz bir savcıyı iyi diğerini kötü olarak değerlendirmiyoruz. Hukuk devletinin çarkları işliyor:" diye konuştu.
İDDİANAM MUHALEFET AĞZIYLA YAZILMIŞ
Ak Parti Grup Başkanvekili Elitaş, Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın açtığı kapatma davası için hazırlanan iddianamenin detaylı incelendiğinde, kullanılan cümlelere bakılarak muhalefet ağzıyla yazıldığının alenen görüldüğünü söyledi.
Kapatma davası için verilen iddianamede benimde siyasi yasaklı olmam talep ediliyor. Bir savunma anlamında söylemek istemiyorum. Ak Parti'nin yaptığı her türlü uygulamanın anayasa ve hukuka uygun olduğunu söylüyorum. çünkü daha 6-7 ay önce, 5 yıllık yönetimin üstüne millettin yüzde 47'sinden destek almış bir partinin uygulamaları anayasaya aykırı olamaz. Yani iktidarın yaptıklarını millet onaylamasa bize fazla fazla oy vermezdi. Kapatma davasının 162 sayfalık iddianamesine bakıldığında aceleyle hazırlandığının göze çarptığı görülmektedir. Açıkça siyasi partiler kanununu en iyi bilin başsavcıdır. çünkü başsavcılık makamı siyasi partilerin faaliyetleri konusunda dosya tutar. Siyasi partiler kanununda bir tam adı bir de kısa adı vardır. Orada Ak Parti'nin tüzelkişiliği uzun adı 'Adalet ve Kalkınma Partisi', kısa adı da 'Ak Parti' olarak belirtilmiştir. Ama Yargıtay Başsavcısı, iddianame bazı milletvekilleri için muhalefetin yaptığı gibi 'Ak Parti' yerine 'AKP' olarak yazmıştır. AKP diye bir tüzel kişilik yoktur Ak Parti diye bir tüzel kişilik vardır: Siyasi partiler kanunu ve iç tüzüğümüzü benim kadar bilen bir başsavcının bu yanlışı yapması manidardır. Ayrıca cumhurbaşkanı hakkında siyasi yasak ancak meclis tarafından talep edilir. İddianamede yanlış yapılmıştır. İddianamede medyayı eleştirmek, yargı kararını yorumlamak suç olarak gösterilmiştir. özetlersek iddianame acele getirilmiş." şeklinde konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.