Demirel'i hayran bıraktıran dönüş!
Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın 'Haliç'te Yaşayan Simonlar; Dün Devlet Bugün Cemaat' adlı kitabı tartışmaların odağında. Avcı, büyük tepki çeken kitabında toprağa gömülen cephanelikler ve suikast planlarıyla deşifre edilen Ergenekon ve benzeri yapıları aklamaya çalışıyor. Savcıların çok sayıda delille ortaya koyduğu bağlantıları görmezden geliyor. CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal'ın aksi yöndeki açıklamasına rağmen kaset olayını cemaate yamamaya çalışıyor.
AVCI'YI YALANLAYAN TANIKLAR
Avcı kitabında, Veli Küçük, Şener Eruygur, Muzaffer Tekin, Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük gibi derin faaliyetleri deşifre olmuş isimleri savunuyor.
Ergenekon'la ilgili bilgi ve belgeleri görmezden gelirken Danıştay Saldırısının Ergenekon'la ilişkilendirilmesine karşı çıkıyor.
Onlarca tanık ifadesi, yüzlerce belge, binlerce telefon görüşmesini ve Ergenekon'un PKK, Hizbullah ve Devsol gibi örgütleri yönlendirdiğinin kanıtlarını kabul etmiyor.
Dink cinayeti, Zirve Katliamı, Rahip Santaro'nun öldürülmesinin de Ergenekon'la bağlantısının olmadığını iddia ediyor. TÜTİBAK, Emniyet, Adli Tıp raporlarıyla gerçekliği tespit edilen Kafes Eylem Planı'nda bu üç olay için 'operasyon' ifadesi kullanıldığını görmezden geliyor.
Zirve Katliamı davasının son duruşmasında iki açık tanığın bu kanlı eylemin arkasında Küçük ve Tekin'in olduğunu açıklaması da Avcı'yı yalanlıyor.
Şemdinli halkınca suçüstü yapılmasına rağmen bu soruşturmayı 'yargıyı kullanarak devletin ele geçirilmeye çalışıldığı ilk operasyon' olarak niteleyen Avcı, Ankara İstanbul Erzurum Diyarbakır gibi illerdeki tüm özel yetkili hakim ve savcıları cemaatin kontrolündeymiş gibi gösteriyor.
HSYK'nın girişimine uygun olarak buralardaki hakim ve savcıların değiştirilmesini istiyor. Halbuki Erzurum'da HSYK'nın skandal kararıyla görevden alınan 3 savcının yerine özel yetkili savcı olarak görevlendirilen isimler de Erzincan'daki Ergenekon soruşturmasında geri adım atmamıştı.
MAĞDUR BİLE İNANMADI
Deniz Baykal'ın bile inanmadığı halde kaset olayını cemaatin organize ettiğini savunan Avcı, Nuh Mete Yüksel'in şantaj kasetini bu çerçevede değerlendiriyor.
Avcı Erzincan'da Saldıray Berk ve İlhan Cihaner için hukuksuz tahkikat yapıldığını iddia ediyor. TÜBİTAK'ın “belgeler üzerinde sonradan oynama yapılmadı' tespitine; Askeri Bilirkişi'nin “seminerin dışına çıkıldı' raporuna rağmen Balyoz soruşturmasında sahte belge üretildiğini ileri sürüyor.
SORUŞTURMAK KİMİN GÖREVİ
Avcı, Susurluk Kazası sonrasında Türkiye'nin karanlık günleri hakkında önemli açıklamalarda bulunmuş ve Küçük'ün karanlık ilişkilerini ilk kez dillendirdiği için toplumda 'kahraman' olarak algılanmıştı. Avcı'nın 28 Şubat döneminde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda Darbe planı ile ilgili bilgilerin Emniyet İstihbaratınca Devletin zirvesine iletilmesi sebebiyle açılan soruşturmada “Darbeleri soruşturmak bizim görev alanımızdadır' diye savunma yaptığına da dikkat çekiliyor.
AVCI'NIN SAVUNDUĞU İSİMLER
Avcı'nın AK Parti döneminde açılan Ergenekon benzeri bir çok soruşturmanın komplolar üretilerek yargıya taşındığını iddia etmesi Türkiye'nin karanlık geçmişini örtbas edilme çabası olarak yorumlandı. Avcı tartışmalı kitabıyla Susurluk komisyonunda suçladığı Veli Küçük'ü, 1993-97 arasında doğuda Faili Meçhul cinayetleri azmettirmekten 9 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılanan Cemal Temizöz'ü, Sarıkız, Ayışığı, Eldiven Darbe planlarının hazırlayıcısı Şener Eruygur'u Darbe Günlüğu tutan Özden Örnek'i, İllegal dinleme yapmakla suçlanan Levent Ersöz'ü, Danıştay tetikçisi Alparslan Arslan'ı Erzincan Ergenekon'unun 1 ve 2 numaraları Saldıray Berk ve İlhan Cihaner'i savunuyor. Bugün
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.