Sezer çocuk gibi
Sezer, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün siyasi gerilimi düşürmek için çalışma içine girmesini ise 'geç kalınmış bir hareket" olarak niteledi.
Sezer, Ankara Sanayi Odası'nın (ASO) çağdaş Sanatlar Merkezi'nde düzenlediği Meclis Toplantısı'na katıldı. Toplantı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sezer, Türkiye'de yaklaşık 50 milyon kişiyi temsil eden TOBB, Kamu-Sen, Türk-İş, TESK, Hak-İş, TİSK ve TZOB'un "Kamplaşmaya gidiyoruz, kaygılıyız" diyerek yaptığı sağduyu çağrısını nasıl değerlendirdiğini soran bir gazeteciye, "Bu çağrıyı çok önemsiyorum" yanıtını verdi.
Sezer, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün önümüzdeki günlerde toplumda tansiyonun düşürülmesi için bir dizi temasları olacağını anımsatan ve bu konuda ne düşündüğünü soran bir gazeteciye, şu yanıtı verdi: "Sayın Cumhurbaşkanı geç kaldı. Ama sivil toplum kuruluşlarının, meslek örgütlerinin yaptığı çağrıyı çok önemsiyorum. öteden beri sağduyu çağrısını yapanların başında geliyoruz. Türkiye'de kritik süreç başladığında bunu görüyorduk, o yüzden Sayın Başbakan', Sayın Bahçeli'ye Sayın Baykal'a gittik. Sağduyu çağrısı yaptık. O gün siyasette bu çağrımız karşılık bulmamıştı. Ama bugün sivil toplum örgütlerinde bunun karşılık bulmasını çok önemsiyoruz."
Son dönemde siyasi parti liderlerinin, seviyesi düşürülmüş bir üslupla basın üzerinden kavga ettiğini belirten Sezer, "Basın üzerinden kavganın toplumu germesini içime sindiremiyorum. Siyasetçiler kendi aralarında konuşabilmeliler" dedi.
Sezer, "Sağduyu için ne yapılmalı?" sorusu üzerine, "Değerler üzerinden değil, en büyük sorunumuz olan ekonomi üzerinden siyaset yapmalıyız. Ekonomiyle ilgili de ülkenin çıkarlarını gözetecek ve düzeltecek şekilde bir değerlendirme yapmalıyız" yanıtını verdi.
İstanbul'da, 4 Şubat 2008'de düzenlediği bir basın toplantısında, sağduyu çağrısında bulunduğunu kaydeden Sezer, ekonomiyle ilgili 5 maddelik öneri paketi sunduğunu da anımsattı. DSP lideri, bu paketin o dönemde beklenen karşılığı bulmadığını ifade ederek, "Artık herhalde toplumun tüm kesimleri, neyin üzerinden siyaset yapılması konusunda mutabakat içinde. Umarım siyasetçiler de bunu görecek" dedi.
Sezer, daha sonra ASO Meclis Toplantısı'nda konuştu. Türkiye'nin birçok sorunu olduğunu ama bunları çözebilecek gücü ve kaynağı bulunduğunu kaydeden Sezer, "Yeter ki bu gücü, bu kaynakları doğru yönlendirebilelim" dedi.
Ekonomide 'üretim'in önemi üzerinde duran Sezer, gelinen noktada bankaların tüketici kredisi ve araç kredisi verir olduğunu, yatırıma yönelik kredilerin sınırlı kaldığını dile getirdi. Sezer, siyasette de kırılmalar olabildiğini, bunun ekonomiyi etkilediğini, o nedenle siyasi yapı değişse de kurumsal yapının değiştirilmemesinin ekonomi açısından önemli olduğunu söyledi.
DSP'nin iktidarda olduğu dönemde alınan ekonomik tedbirleri anlatan ve "57. Hükümet bunun bedelini siyaseten ödedi" diyen Sezer, bugünkü iktidarın 'istikrar var, bozmayalım' demek dışında neler yaptığını açıklamasını istedi.
"SİYASET KİRLENDİ"
Sezer, siyasetin, demokrasinin vazgeçilmezi olduğunu belirtirken, laikliğini koruyamayan bir demokrasi de olmayacağını söyledi. Demokrasiyi sağlıklı işletmek için siyasete ihtiyaç olduğunu dile getiren DSP lideri, şunları söyledi: "çok sorunumuz var ama bu sorunların temelinde siyasetin olduğunu görüyorum. Atılması gereken adımlar üzerinden değil, yapılması gereken gerçekçi çalışmalar üzerinden değil, toplumu gerecek, toplumu kutuplara ayıracak değerler üzerinden siyaset yaparak, ya da onun karşıtlığından siyaset yaparak Türkiye'de demokrasiyi de eğitimi de sağlıklı bir noktaya taşıyamayız."
Siyaseti doğru yapacak siyasetçilere ihtiyaç olduğunu kaydeden Sezer, "Siyaset kirlenmişse, yönetimin kirlenmemesi mümkün değil. Siyaset yozlaşmışsa, tümüyle sistemin yozlaşmaması mümkün değil. Siyaseti kirlenmişlikten ve yozlaşmışlıktan kurtarmak sorumluluğumuz var. Bana göre, Türkiye'de siyasette kirlenmişlik, yozlaşmışlık var, kurumsallaşamamak var, demokrasinin - parti içi demokrasi dahil- yeterince işletilemediği gerçeği var" eleştirisinde bulundu. Sezer, siyaseti sorun üretir halden çıkartıp sorun çözer hale getirmek için de bir çağrı yaptı ve "Bu ülkenin üreten insanları, taşın altında eli olan insanları, düşünen insanları, temiz insanları, nitelikli insanları siyasette çokça olmalı" dedi.
"TV üZERİNDEN KAVGA YERİNE BİRARAYA GELİNMELİ"
Siyasetçilere de çağrıda bulunan DSP Genel Başkanı, siyasetçiler televizyon ekranlarından birbiriyle kavga etmek yerine, birbirleriyle konuşacak aşamaya gelmeleri gerektiğini, bunun son derece önemli olduğunu ifade etti.
Sezer, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Madrid'de türbanla ilgili konuşma yaptığında, kendisinin liderler turu düzenleyerek ülke gündemindeki önemli sorunları konuşma ve bunları çözme için 'uzlaşma çağrısı' yaptığını anımsattı. DSP lideri, "Biz kutuplaşarak değil, birbirimizle kavga ederek değil, bütünlük içinde kalarak sorunları çözebiliriz diye uyarmak istemiştik. Bugün sivil toplum örgütlerimizin yaptığı sağduyu çağrısını 4 şubat 2008'de o gün biz yaptık, ama ne yazık ki, o gün buna karşılık alamadık. Yine de geç kalınmış değil, hepimize düşen görev, Türkiye'nin sorunlarını öncelikli olarak ele almaktır" görüşünü dile getirdi.
"KENETLENMELİYİZ"
Sezer, inanç ve kültür üzerinden ya da din karşıtlığı üzerinden siyaset yaparak oy toplamaya çalışmanın yanlış olduğunu vurguladığı konuşmasında, yerel seçimler yaklaşıyor diye bu yöntemin izlenmesini eleştirdi. DSP lideri, "Hangi kökenden, hangi inanç grubundan olursa olsun, yüzlerce yıldır bu topraklarda barış içinde yaşayan insanlar olarak şimdi yeniden birbirimize sarılmalı, kenetlenmeliyiz. Türkiye'de henüz gerçekleştirilmemiş kırsal kalkınmamızı, sanayileşmemizi tamamlamalıyız" çağrısında bulundu. Sezer, Türkiye'nin AB'den kopartıldığına da dikkat çekti ve "AB üyeliği Türkiye için hayal değil. Doğru adımlar atacak yöntemler lazım" şeklinde konuştu.
"KARAYALçIN'A KAPIMIZ AçIK"
öte yandan, Sezer, SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın'ın DSP'den Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olacağı yönündeki haberleri anımsatan bir gazeteciye de Karayalçın'la bir görüşme yapılmadığını söyledi. Sezer, bir TV programında aynı soru için "Kapılarımız açık diyaloga hazırız" dediğini belirtti ve "Görüşecek misiniz?" sorusu üzerine, "önümüzdeki günlerde birçok şey olabilir" yanıtını verdi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.