'Bu çılgınlığın önüne geçin'
Türkiye, peş peşe işlenen anne cinayetleriyle sarsıldı. Ankara’da meydana gelen ilk olayda, Bilkent üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Başak Aydıntuğ Profesör annesinin boğazını keserek öldürdü. Konya’da meydana gelen ikinci vahşi cinayette de Benal Sönmez isimli genç kız annesini hunharca katletti. Cinayetlerin benzer nedenlerle işlenmesi ve gençlerin eleştirilmeye tahammül etmemeleri toplumda önemli bir tedirginliğe neden oldu. Uzmanlarsa, toplumda korkunç bir yozlaşma meydana geldiğine işaret ederek uyardı.
“İNSANIMIZ DİSİPLİNDEN UZAKLAŞTI”
Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Genel Başkanı Mustafa Başoğlu, zaman zaman buna benzer olayların gazete sayfalarında yer aldığını hatırlatarak, “Kimi zaman kızlarının ırzına geçen babaların, kimi zaman kardeşin kardeşi vurduğu, kimi zaman eşlerin birbirini vurduğu gibi değişik yankıları olan ve farklı farklı haberlerin tümünü ele aldığımız zaman karşımıza çıkan gerçek, insanımızın sorumluluk hissedecek bir disipline bağlanmadığını gösteriyordu” dedi.
“BU DİSİPLİN SADECE İSLAM OLABİLİR”
Başoğlu, bu disiplin için de şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu disiplin sadece İslâm olabilir. İslami terbiye almayan insanların yetiştirilmeye çalışıldığı bir toplumda, üstelik İslam'a karşı düşmanca düşüncelerle yetiştirilmeye çalışılması da bir başka korkunç gelişmedir. İslami inanç, insanları kötülük yapmaktan alı koyan, aileye saygıyı emreden her türlü haramı yasaklayan ve toplum içinde belli bir disiplini sağlayan, kardeşliği ve barışı yaygınlaştıran, akrabalar arası ilişkileri düzgün bir zemine oturtan, insan haklarına saygı duyulmasını emreden ve geldiği çağı ve bütün çağları kapsayan tek ve son geçerli dindir.”
“MİSYONERLERİN ÖNÜ AÇILIYOR”
“İnsanların İslâm’dan uzaklaştırılması, giderek Misyonerlerin önünü açıyor, onların işini kolaylaştırıyor. Bir zamanlar çok yaygın biçimde Satanizm vardı. Bu gençler metruk yerlerde toplanarak kedi kesip kanını içmek gibi bir çılgınlığa kapılmışlardı. Neyse ki son zamanlarda böyle olaylar görülmüyor. Bu sevindirici bir gelişmedir. Ayrıca dışarıdan Türkiye’ye gelen bazı tarikat liderleri, lüks otellerde yaptıkları toplantılarda, ayaklarını yıkayarak müritlerine suyunu içirdikleri de yaşadığımız olaylardır.”
KALICI ÇÖZÜMLER ÜRETİLMELİ
“Türkiye’de bazı insanlar başörtüsü yasağını bahane ederek İslam'a karşı yöneltilen haksız eleştiri ve saldırılar gençleri hem İslâm inancından uzaklaştırmaktadır, hem de akla hayale gelmeyen çirkin olaylara yol açmaktadır. Toplum bilimcileri, sosyologlar, psikologlar artık üniversitelerimizde bu gibi çılgın olayların sebeplerini araştırmalı ve kalıcı çözüm üretmelidirler. Bu gerçekleşmediği sürece buna benzer bir çok üzücü olaylara şahit olmamız mümkün olacaktır.”
(Engin Kaşdaş-habervaktim)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.