BM: İHH insan ama İsrail!
İsrail'in uluslararası uluslararası hukuku çiğnediği vurgulanan raporda, İsrail askerlerinin gemiye inmeden önce helikopterden ateş açtığı ve yaraladıkları yolculara defalarca kurşunladığı kaydedildi. Saldırı sonrasında da yolcuların insanlık dışı bir muameleye tabi tutuldukları belirtilen raporda, suç işleyenlerin yargılanması ve saldırı kurbanlarına tazminat ödenmesi gerektiği vurgulandı.
MEHMET NEDİM ASLAN'ın haberi...
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, kuşatma altındaki Filistin'in Gazze Şeridi'ne yardım götüren Mavi Marmara'ya yapılan baskının uluslararası savaş suçu niteliği taşıdığına karar verdi. Mavi Marmara gemisinde 9 barış gönüllüsünün İsrail tarafından katledilmesinden sonra BM İnsan Hakları Konseyi'nin başlattığı soruşturma tamamlandı. Eski Birleşmiş Milletler Suçları Savcısı Desmond de Silva, Karld Hudson ve Malezyalı Kadın Hakları Savunucusu Mary Shanthi Dairiam'ın hazırladığı 56 sayfalık raporda İsrail'in yaşama ve özgürlük hakkından, konuşma özgürlüğüne kadar birçok alanda savaş ve insanlık suçu işlediği belirtildi.
SAVAŞ VE İNSANLIK SUÇU İŞLEDİ
Raporda İsrail'in sadece savaş suçu işlemediği aynı zamanda uluslararası insani ve insan hakları hukukunu ihlal ettiği belirtilirken, İsrail'in gemide işlediği suçları yolcuların sorgusu sırasında da devam ettirdiği ifade edildi. İsrail'in işbirliği yapmayı reddettiği soruşturma sırasında İstanbul, Ankara, İskenderun, Amman ve Londra'da kanlı baskın sırasında gemide bulunan görgü tanıklarının ifadeleri, fotoğraflar ve video filmlerden elde edilen bulgularla hazırlanan 56 sayfalık raporda, İsrail'in uluslararası sularda baskın düzenlediği ve 9 kişinin ölümü, birçok kişinin de yaralanmasına neden olan saldırının uluslararası hukuka aykırı olduğu ve savaş suçu niteliği taşıdığı kaydedildi.
İSRAİL ACIMASIZ VE GADDARCA DAVRANDI
İsrail'in gemi baskını sırasında ve sonrasında orantısız ve kabul edilemez bir gaddarlık düzeyinde davrandığı kaydedilen raporda, saldırının en temel insan hakları olan yaşama hakkını hiçe saydığı ifade edildi. Saldırının uluslararası hukuka aykırı olduğu gibi Gazze'ye uygulanan ambargonun da uluslararası hiçbir dayanağı olmadığı ve yasadışı olduğu vurgulanan raporda, Dördüncü Cenevre Sözleşmesi'nin 147'inci maddesinde zikredilen kasıtlı cinayet, işkence, insanlık dışı davranma, kasıtlı bir şekilde yaralama suçlarının hepsinin İsrail tarafından gerçekleştiği belirtildi.
İHH, 120 ÜLKEDE YARDIM YAPIYOR
İsrail'in uluslararası hukuka aykırı bir şekilde sürdürdüğü Gazze ablukasını karşı insan hakları ve sivil toplum kuruluşlarının kırmaya çalıştığı ve daha önce denizden yapılan denemelerin en sonuncusu olan İHH'nın da katıldığı yardım konvoyunun acımasız bir şekilde saldırıya uğradığı kaydedilen raporda, İHH'nın Gazze dahil 120 ülkede çalıştığı ve BM'nin Ekonomik ve Sosyal Konseyi İstişare Komitesi'nde bulunduğunun altı çizildi. Özgür Gazze Hareketi ve İHH'nın üç temel hedefi olduğu ve bunların Gazze ablukasına dikkat çekmek, ablukayı kırmak ve Gazzelilere yardım ulaştırmak olduğu belirtilen raporda, Mavi Marmara gemisinde bulunan yolcuların Antalya'da sıkı güvenlik kontrolünden geçtiği ifad edildi. Rapordaki bu ifadeler, İsrail'in uydurma olduğu ortaya çıkan 'Yolcular silah taşıyordu' iddialarını bir kez daha çürüttü.
İSRAİL SALDIRMAK İÇİN ÖNCEDEN HAZIRLIK YAPTI
Raporda dikkat çeken en önemli bulgu ise İsrail'in Gazze'ye yardım taşıyan gemilere saldırı için önceden hazırlık yapması. Raporda, 13 Mayıs'ta İsrail Genelkurmay Başkanı'nın Savunma Bakanlığı'na bir yazı göndererek Gazze'ye gelen gemilere askeri baskın düzenlenmesi konusunun görüşüldüğü ve bunun için ileri düzeyde askeri ve silah eğitimi yapıldığına dikkat çekildi. Raporda ayrıca İsrail askerlerinin gemiye inmeden önce helikopterden yolculara ateş açtığı kaydedilirken, gemi yolcularının askerlere hiçbir şekilde ateş açtığına dair delil bulunmadığı belirtildi. İsrail askerlerinin gemide yaraladığı yolculara ateş açmaya devam ettiği ve bu şekilde 9 kişinin ölümü, 50 kişinin de yaralanmasına sebebiyet verdiği belirtilen raporda, yolcuların gözlerinin bağlandığı ve sürülerek geminin üst bölümüne getirilerek burada bekletildikleri ifade edildi.
KURBANLARA TAZMİNAT, SUÇ İŞLEYENLERE YARGI YOLU
Saldırıdan sonra sorguya alınan yolculara yapılan uygulamanın insanlık dışı, zalimane ve insan onuruyla bağdaşmayan bir nitelik taşıdığı belirtilen raporda, yolculara karşı sadece fiziki şiddet değil aynı zamanda sözlü şiddet de uygulandığı vurgulandı. Raporda, bazı yolcuların eşyalarına el konulduğu ve kredi kartlarının İsrailliler tarafından kullanıldığı ifade edilerek, İsrail'in saldırı ve sonrasındaki delilleri karartmaya çalıştığı da kaydedildi. Raporda ayrıca saldırı nedeniyle suç işleyenlerin yargılanmasının yanısıra saldırı kurbanlarına tazminat ödenmesi gerektiği de belirtildi.
İSRAİL: YAHUDİ KARŞITI
Öte yandan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde görüşülmesi beklenen raporla ilgili olarak İsrail, Gazze katliamınında İsrail'in savaş suçu işlediğini ortaya koyan Goldstone raporunda olduğu gibi “Yahudi karşıtı” tanımlaması yaptı. Irkçı görüşleriyle tanınan Avigdor Lieberman'ın başında bulunduğu İsrail Dışişleri Bakanlığı, raporun politize ve önyargılı olduğunu öne sürdü. İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Andy David, BM İnsan Hakları Konseyi'nin soruşturmadan önce de İsrail'i suçladığını belirterek, raporun sürpriz olmadığını söyledi.
DAVUTOĞLU: RAPOR TARAFSIZ VE SAĞLAM DELİL İÇERİYOR
Öte yandan BM İnsan Hakları Konseyi'nin raporuyla ilgili olarak Türkiye memnuniyetini dile getirdi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Cenevre'deki İnsan Hakları Konseyi'nin yayınladığı raporun, sağlam delillere ve zemine dayanan, tamamen hukuki dil kullanan, tarafsız bir rapor olduğunu ve raporu takdirle karşıladıklarını söyledi. Davutoğlu, “31 Mayısta saldırının gerçekleştiği andan bu yana Türkiye hep uluslararası hukuk dilini kullandı, hem en doğal hakkını koruyacağını ama bunu da rasyonel, tamamıyla uluslararası toplumun vicdanını ve uluslararası normları yanına alarak yaptı. Biz o yüzden tarafsız komisyonun oluşmasına büyük önem veriyorduk, İnsan Hakları Konseyi'nin oluşturduğu bu komisyonun da açıkçası sağlam delillerle güçlü bir rapor çıkaracağını bekliyorduk. Bu anlamda bizim beklentilerimizi karşılayan bir rapor, ümit ederiz ki İsrail tarafı da artık uluslararası hukuk dilini kullanmayı öğrenir ya da bu çerçevede davranır, bizim beklentimiz budur” dedi.
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.