Türkiye’nin iyi niyeti mukabele görüyor mu?
Doğan’ın Vakit’teki yazısının ilgili bölümü şöyle:
“Kısa bir Gürcistan gezisi sırasında, Stalin 1940’larda kanlı sürgünü gerçekleştirinceye kadar müslümanların büyük çoğunluk teşkil ettiği Ahıska’da kale içindeki Ahmediye camiinin tepesinde haçı görünce dehşete düşmüştük. Bu haç bize komünist sistemin din düşmanlığını aşan İslâm düşmanlığını aynelyakin gösteriyordu.
Ahıskalılar, 1940’larda yüzyıllardır yaşadıkları ana-ata vatanlarından sürüldüler. Sovyet coğrafyasında nereye gönderildilerse, orada onlara Türk denildi. Onlar kendilerini Osmanlı olarak vasfediyorlardı. Önümüzdeki yıl, Gürcistan uluslararası baskılar sonucu, belli sayıda Ahıskalı müslümanın dönüşüne izin verecek. Buna rağmen, hâlâ camilerin tepesinde haçların durmasına ne demeli.
Bunu Bizim Ahıska dergisinde okuyunca, Türkiye’nin iyi niyet gösterilerinin hiç bir mukabele görmediğini düşünmekten kendimi alamadım.
Türkiye’deki kiliselerin ıcığını cıcığını araştıran, yıkılmışlarını ihyaya ve ayakta olanlarını kiliseye tahvile çalışan merkezler, kendi arazilerinde kalan İslâm mabedlerine nasıl muamele ediyorlar? Mesela ermeniler? Ermenistan yöneticileri Akdamar’a haç dikilmediği için ayine katılmadıkları gibi protesto makamında tavırlar gösterdiler. Aynı Ermenistan’da İslâm mabedleri ne durumda? Aynı dergide, Karabağ’ın Akdam şehrinde ahır olarak kullanılan güzelim tarihi camiin resimleri de yer alıyor...Gelecek sene Akdamar’da ayinin şartı, Akdam camiinde cuma namazı olmalı!”
FOTOĞRAFLARLA ERMENİ İĞRENÇLİĞİ
KONU İLE İLGİLİ HABER İÇİN TIKLAYIN
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.