HSYK'da istifa kararı

HSYK'da istifa kararı
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Başkanvekili Kadir Özbek, Kurul'un 17 Ağustos 2010 tarihinden beri fiilen çalıştırılmadığını ifade ederek, kendisi ile birlikte Suna Türkoğlu, Musa Tekin, Orhan Cem Erbük, Fatma Anıl Genç, Hatice Ceyda Kerman

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Başkanvekili Kadir Özbek, düzenlediği basın toplantısıyla kurul üyelerinden 3'ü yedek 7 üyenin kuruldan istifa ettiğini duyurdu. 

"HSYK ivedi olan işleri dahil, bir çok işi yapamamaktadır. HSYK taslağı için bile görüşümüz istenmedi" iddiasında bulunan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu HSYK Başkanvekili Kadir Özbek, Kurul'un 17 Ağustos 2010 tarihinden beri fiilen çalıştırılmadığını öne sürerek, kendisi ile birlikte Suna Türkoğlu, Musa Tekin, Orhan Cem Erbük, Fatma Anıl Genç, Hatice Ceyda Keyman ve Ayşe Albayrak Doğan'ın görevlerinden ayrıldıklarını açıkladı.

İŞTE HSYK'DA İSTİFA EDEN İSİMLER

KADİR ÖZBEK
Başkan Vekili
YARGITAY 13.H.D.

SUNA TÜRKOĞLU
Asıl Üye
DANIŞTAY 13. D.

MUSA TEKİN
Asıl Üye
YARGITAY 15.H.D

F.ANIL GENÇ
Yedek Üye
DANIŞTAY 4.D.

H.CEYDA KERMAN
Yedek Üye
DANIŞTAY 9.D.

AYŞE ALBAYRAK DOĞAN
Yedek Üye
YARGITAY 11. H.D.


Özbek, düzenlediği basın toplantısında, kurulun bir süredir kamuoyunun gündeminde çok yoğun bir biçimde yer aldığını söyledi. Hukukun toplum için olduğunu ve toplumla iç içe olduğunu söyleyen Özbek, şunları kaydetti:

''Sürekli tartışma konusu yapılması ve bu yolla yıpratılması, topluma, hukuka ve hukuk kurumlarına zarar vermektedir. Birinin her an hukukun koruması altında olduğunu hissetmeli, hukukun herkes için aynı ve tek olduğuna inanmalı, kurallar ve kurumlardan oluşan hukuk devletinde yaşamanın en temel hakkı olduğunu bilmeli ve bunun için de mücadele etmelidir. Hukuk kurumları ise bu süreçte kendilerine anayasa ve yasalarla verilen görevleri görev bilinci ve sorumluluğu içerisinde hukuk kurallarına göre yerine getirmek zorundadırlar. Bu bağlamda HSYK hiçbir ön yargı ve hiçbir art niyeti olmadan anayasanın çizdiği sınırlar içerisinde ve kanunların kendilerine verdiği yetkilerine sahip çıkarak görev yapmak amacını ısrarla ortaya koymuş olmasına rağmen, 17 Ağustos 2010 tarihinden itibaren fiilen çalıştırılmamaktadır.

Üzüntüyle ifade edelim ki bu husus Adalet Bakanlığına defalarca iletilmiş, sözlü ve yazılı başvurularla duruma resmiyet kazandırılmış, yapılamayan her toplantı için kurulun seçimle gelen üyeleri tarafından tutanak tutularak durum ilgili makamlara iletilmiş olmasına rağmen bugüne kadar hiçbir sonuç alınamamıştır.

Adalet Bakanlığı son olarak Adalet Bakanı imzasıyla göndermiş olduğu yazısında yeni oluşum tamamlanıncaya kadar mevcut HSYK'ya gündem yapılmayacağını, kurul başkanvekilliğine resmen bildirmiş bulunmaktadır. Bu süre içerisinde HSYK halen yürürlükte olan 2461 sayılı kuruluş kanunundan ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunundan kaynaklanan ve birçoğu ivedi olan, hiçbir görevini yapamadığı gibi bu ivedi işlerin adalet Bakanlığınca nasıl yürütüldüğü konusunda da hiçbir bilgisi bulunmamaktadır.

Adalet Bakanlığı tarafından açıklanan ve 20 ayrı kuruluştan görüş istendiği bildirilen HSYK Kanun Tasarısının ön taslağının hazırlık çalışmaları sırasında kurulumuzun seçimle gelen üyeleriyle herhangi bir bilgi paylaşımında bulunulmadığı gibi taslak tamamlandıktan sonra bir iletişim kurulamamış, taslak hakkında görüşü istenen kuruluşlar arasında kurula yer verilmemiş, hatta kurulun bu taslak hakkında hazırladığı görüşlerini HSYK'nın kendi internet sitesinde yayınlanmasına da olanak tanınmamıştır.

Bizim bugün basın toplantımızı yapacağımızı açıkladıktan sonra yaklaşık 1.5 saat kadar önce HSYK'nın internet sitesine bizim yeni taslakla ilgili kurulun görüşlerinin eklendiğini öğrenmiş bulunuyoruz.

Gündemi belli olmayan, toplantı yaptırılmayan, karar verdirilmeyen, görüşlerini açıklaması dahi fiilen engellenen bir yapı içerisinde daha fazla kalmanın bir yarar sağlamayacağı görüşü ile ben ve arkadaşlarım Suna Türkoğlu, Musa Tekin, Orhan Cem Erbük, Fatma Anıl Genç, Hatice Ceyda Kerman ve Ayşe Albayrak Doğan, görevimizden ayrılma kararı almış bulunuyoruz.''

-''SEÇİM GÜNÜNÜ BEKLEMEDEN AYRILMA KARARI ALDIK''-
''Bugüne kadar neden bekledikleri'' konusuna da değinen Özbek, bugüne kadar hiçbir evrakı imzalayamadıklarını, hiçbir konuda görüşme yapamadıklarını ve hiçbir karar alamadıklarını yineledi. Özbek, ''Ancak, hep kararnamenin geri kalan kısımlarının getirileceğini bekledik, getirilmesi gerektiği konusunda Bakanlıkla sürekli yazışmalar yaptık. Ayrıca, çok önemli gördüğümüz günlük ve ivedi işlerin gündem dışı olarak getirilip, bir karara bağlanması gerektiği ve bu eksikliğin, gereğin tamamlanması icap ettiği için de görevimizi devam ettirmeye çalıştık. Fakat, maalesef bugüne kadar herhangi bir kurulun işlemi, kararı, benzer bir tasarrufu olmamıştır. Ayrılmamızın en önemli gerekçesi budur, arkadaşlar'' diye konuştu.

Özbek, daha fazla beklemek istemediklerini ifade ederek, ''Bekleyip, 17 Ekim tarihinde gerçekleştirilecek seçimden sonra gelecek arkadaşlarımızın buraya gelmesinden veya isimlerinin belli olmasından sonra ayrılmanın da bir takım polemiklere sebep olacağı, yeni oluşacak kadronun beğenilmediği veya onlarla uyumlu bir şekilde çalışılamayacağı şeklinde birtakım değerlendirmeler yapılabilir endişesiyle seçim gününü beklemeden ayrılma kararı aldık'' dedi.

Kararlarının tamamen ''münferit'' olduğunu vurgulayan Özbek, ''Her bir arkadaşımız, bu yoldaki iradesini, düşüncesini kendileri ifade etmişlerdir. Bugün birlikte de bu kararın uygulanmaya konmasını uygun gördük'' değerlendirmesinde bulundu.

SORU VE CEVAPLAR

Zaten görev süreniz doluyordu... 
Günlük yaşamda konuşma imkanı olsaydı biz buna ucuk kahramanlık mı yapıyorsun gibi bir isim verebilirdik. Bu sürecin aslında başlangıcı kararname çalışmalarının başlangıç tarihidir. 17 Ağustos bile değildir. Bizim elimizde başka bir argüman kalmamıştır. Şimdi yapabileceğimiz açıklama bu konuda budur. Aksine bir davranış olsaydı, bu grubun dışında kalsaydık niye onlar kaldı diye bir soru olabilirdi. Baktığınız açıya göre değişiyor. 

Bundan sonra ne yapacaksınız?
Biz Yargıtay ve Danıştay üyeleriyiz ve oradaki görevlerimize geri dönüyoruz. Oradaki görevlerimize devam edeceğiz. 

Taslak hakkında ne diyeceksiniz?
Taslak içeriği itibari ile bugüne kadarki endişelerimizin gerçekleştiğinin en önemli kanıtıdır. 

ERTOSUN İSTİFA ETMEDİ
Öte yandan seçilmiş üyelerden sadece Ali Suat Ertosun istifa etmedi. 

OSMAN CAN: GERÇEKÇİ DEĞİL
Konuyu NTV'ye değerlendiren Demokrat Yargı Eş Başkanı Osman Can, "yasal olarak istifa edebilirler. HSYK taslağıysa neden, bu zaten taslak ve kamuoyuna sunulacak ve bu konudaki değerlendirmelerin kaale alınıp alınmadığı zaman içinde görülebilir. 

Anayasa değişikliği konusunda fikir beyan edemediklerine dair görüş pek gerçekçi değil. HSYK çalıştırılmadı gibi eleştiriler sayılabilir. 

Hukuk devleti açısından çok önemli şeyler yaptılar ama bu anayasa değişikliği bunu engelliyor gibi bir hava estiriyorlar. Ama öyle değil. Hukuk devleti açısından çalışmamış olmaları daha iyi olmuş" diye konuştu.  

İLGİLİ HABER İÇİN TIKLAYIN

HABERVAKTİM.COM-AJANSLAR

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.