Hukukçular rahatsız

Hukukçular rahatsız
Siyasi partilerin, şiddete dönüşmemiş düşünce açıklamaları yüzünden kapatma davasına konu olması hukukçuları rahatsız ediyor. Hukukçuların kapatma davası yorumu: Yersiz, mesnetsiz ve hukuka aykırı.

Denge Hukukçular Derneği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açtığı kapatma davası sebebiyle, gerek medya ve gerekse kamu oyu nezdinde kastı aşar şekilde yasama yürütme ve en çok da yargı erkinin saygınlığını zedeleyici söylemlerin artmış olmasını kaygıyla karşıladıklarını belirtti.

“DEVLETİMİZİN İTİBARINI SARSMAYA KİMSENİN HAKKI YOK”
Denge Hukukçular Derneği Başkanı Erhan Şahin, “Son günlerde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açmış olduğu davanın akabinde Cumhuriyetimizin üç temel saç ayağı olan Yasama Yürütme ve Yargı erkleri arasında açılan davaya ve Cumhuriyetimizin temel niteliklerine ilişkin gerek basın yoluyla gerekse kamuoyu önünde saygınlıklarına gölge düşürür şekilde birbirini itham edici, eleştiri sınırlarını aşan beyan ve davranışlar devletimizin gerek içeride gerek uluslararası platformlarda itibarının sarsılmasına yol açmaktadır” dedi.

“YERSİZ, MESNETSİZ VE HUKUKA AYKIRI”
“Biz bir hukuk derneği mensubu kişiler olarak hukuksal kimliğimizle olaylara bakma cihetinde kendimizi kamuoyuna karşı sorumlu hissederek aşağıda yer alan açıklamayı yapmayı hem hukukçu kimliğimizin hem de Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olmanın boynumuza yüklediği bir borç olarak görmekteyiz” diyen Şahin, temel İnsan haklarından kendisini yöneteni seçme hakkının çağdaş izdüşümü olan sivil toplum platformu niteliğindeki siyasi partilerin, şiddete dönüşmemiş düşünce açıklamaları yüzünden kapatma davasına konu olmasını yersiz, mesnetsiz ve hukuka aykırı bulduklarını kaydetti.

“MİLLETİN OYLARINA KARŞI BİR EYLEM”
Her ne surette ve her ne tip düşünceye karşı olursa olsun düşüncenin cezalandırılmasını 21. yüzyılda muasır medeniyetler seviyesine ulaşmaya çalışan Türk milletine ve bu milletin oyları ile seçilmiş yasama meclisine karşı yapılmış bir eylem niteliğinde gördüklerine dikkat çeken Şahin, “Ceza hukukunun temel prensiplerinden olan suçta ve cezada şahsilik ilkesine aykırı bu ilkel, yasakçı zihniyete karşı hukukun üstünlüğünün galip geleceğine inanıyoruz. Hukuku uygulayanların da bu meyanda ‘tarih yazanlar gibi yapana sadık kalmak’ zorunda olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Hukukun, kayıtsız şartsız egemenliğin sahibi olan milletin temsilcilerinin iradelerinin bir tezahüründen ibaret olduğunu, bu milletin içinden çıkan Türk Hukukçularına saygıyla bir kez daha dikkate sunuyoruz” diye konuştu.

“UYGULAYICILAR HUKUKA SAYGILI OLMALI”
Şahin, şunları kaydetti: “Hukukun üstünlüğüne ve hukuka saygıya en başta bizzat uygulayıcı konumundaki insanların dikkat etmesi gerektiğini, şahsilikten uzak veya en azından o intibayı verebilecek uygulamalardan titizlikle kaçınılması gerektiğini belirtmek isteriz. Hukuka saygı söylemle gerçekleşecek bir olgu değildir. Verilen kararlarla, ortaya koyulan uygulamalarla hayat bulacak bir olgudur. Hukuk literatürü bunu sağlayacak ilkeler geliştirmiştir. Cezada şahsilik ilkesi, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi bu ilkelerdendir. Keza yargı kararlarının somut, objektif ve denetime imkan verecek şekilde gerekçelendirilmiş olmasının gerekliliği de bu bağlamda zikredilebilecek argümanlardır. Kimse yargılamadan bağışık değildir. Ancak keyfiliğin ve şahsiliğin önüne geçmek için kimin nerede, nasıl ve neden yargılanacak oluşu bu yüzden açık kanuni düzenlemeye tabi tutulmuştur.”

Engin Kaşdaş-habervaktim

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.