Demirel'den baklalar
Hükümetin yaptığı işlerde “tercih hatası" olduğunu söyleyen Demirel, AKP’nin kapatılması davasını değerlendirirken, “Türkiye’de parti kapatılamaz diyemezsiniz. çünkü kapatılması hadisesini Anayasanız getiriyor. Kapatılmamalı diyorsanız, bu hükümleri kaldırın. Yani bu tartışmalar aslında bana göre, biraz bilgisizlikle ve heyecanla, demokrasinin ne olduğu da çok iyi anlaşılmadan yapıldı ve yapılıyor" dedi. Sekiz ay önce seçimden yüzde 46.5 gibi bir oy alan AKP’nin kapatılma davasının “ufak hadise" olmadığını belirten Demirel, “Yalnız biz bunun tartışmasını beceremedik. Tartışmasını beceremeyerek, zaten büyük bir hadise olan bu hadiseyi daha da büyüttük" dedi.
9. Cumhurbaşkanı Demirel, Ekoenerji Dergisi’nin son sayısında Genel Yayın Yönetmeni Mustafa özcan ültanır’ın sorularını yanıtladı. 22 Temmuz’da yapılan seçimlerin, Türkiye parlamentosunda temsili düzelttiğini söyleyen Demirel, konuşmasını şöyle sürdürdü :
“22 Temmuz’da yapılan seçimler, Türkiye’ye daha istikrarlı bir idare getirdi. Fakat Türkiye’nin sorununu çözmedi. Yani Türkiye yönetilemiyor. Eğer bir ülkede bu kadar çok olay varsa, o ülkenin geleceğinden telaşlanmak yerine, ülkenin yönetilemediği kararına varmak lazım. Eğer ülke yönetilebilse, bu sıkıntıların birçoğuyla karşı karşıya kalmayız. çünkü, 22 Temmuz sonrasında, sekiz ay önce Türkiye’nin ilk ihtiyacı olan şey herhalde türban değildi. Türban olmasa da olurdu, daha sonra olsa da olurdu. Ama siz getirdiniz, Türkiye’nin gündemine türbanı koydunuz. Zaten bunun bir sene evvelinde, 2007 Nisan’ında birtakım tepkiler vardı, o tepkilerin başka şekilde meydana çıkmasına sebep oldunuz. Bunu Türkiye’yi yöneten idare yaptı. Bana göre önünü görmedi. Bence birinci mesele budur, yani Türkiye’nin yönetilememesi. Bütün bu hadiselere bakıldığı zaman Türkiye’nin iyi yönetildiğini veya yönetilebildiğini kimse söyleyemez."
İKTİDARIN TERCİH HATASI VE öNCELİK HATASI VAR
Demirel, seçimlerden sonra Hükümetin yaptığı işleri bakıldığında bir “tercih hatası ve işlerde bir öncelik hatasıö olduğunu savundu. Demirel, şöyle dedi:
“ülkenin pek çok ihtiyacı varken, işsizlik diz boyuyken, yatırım ihtiyacı varken, yolsuzluk varken, reform ihtiyacı varken, Avrupa’ya takılıp kalınmışken, bütün bunlarla uğraşacağı yerde, Türkiye’yi çok hassas olduğu bir konuda gene tartışmanın içine sürükledi. Türban hadisesi Türkiye’yi ister istemez laiklik hadisesine sürükledi" dedi. Demirel, şöyle devam etti:
İKTİDAR PARTİSİNİN KAPATILMASI OLAYI BüYüTüLDü
“Laiklik hadisesinin devamı olarak Türkiye çok önemli bir olayla karşı karşıya geldi. O olay da, bugünkü iktidar partisinin kapatılması talebiyle Cumhuriyet Başsavcısının Anayasa Mahkemesi’ne başvurması olayıdır. Bir ülkede seçimden, sekiz ay evvel yapılmış seçimden yüzde 46.5 gibi bir oy alarak çıkan, yani kabaca iki kişiden bir kişinin oyunu alarak çıkan ve tek başına hükümet kurmuş bir iktidar partisinin kapatılması talebiyle, eğer o ülkenin Başsavcısı yetkili merciye, Anayasa Mahkemesi’ne müracaat ediyorsa, bu ufak hadise değildir. Yalnız biz bunun tartışmasını beceremedik. Tartışmasını beceremeyerek, zaten büyük bir hadise olan bu hadiseyi daha da büyüttük.
İDDİA İTİBAR KIRICIDIR VE HUKUK İLE SİYASET KARŞI KARŞIYADIR
Tabii ki buna muhatap olan iktidar partisi bundan heyecan duyacaktır, telaş da duyacaktır. Böyle bir şey evvela itibar kırıcıdır. Yani bu iddianın içerisinde hiçbir şey olmasa da itibar kırıcıdır. çünkü, bu iddiayı yapan Devlet’in Başsavcısı’dır. Bu Başsavcının arkasında topu yoktur, tüfeği yoktur, ordusu yoktur, donanması yoktur, sadece bir cüppesi vardır. Ama, o cüppe hukuktur. Netice itibariyle hukuk ile siyaset karşı karşıya kalmıştır.
Hal böyleyken, Başsavcıya böyle bir müracaatı yaptığı için yöneltilmiş bulunan hücumlar çok inciticidir. Neticede siz neyi incitiyorsunuz? Hukuku incitiyorsunuz. Hukuk lazım. Başsavcı da lazım. Anayasa Mahkemesi de lazım. Yargıtay da lazım. Hükümet de lazım. Hepsi lazım. Başsavcı esasen bir iddianame vermekle bir partiyi kapatmıyor. Kapatılması talebinde bulunuyor.
REFERANDUM YANLIŞ OLUR
Anayasa Mahkemesi bir ihtilal mahkemesi olmadığını söyleyen Demirel, “Anayasa Mahkemesi’ne güvenmek lazımdır. Anayasa Mahkemesi’ne intikal eden bir konuda onu görevsiz duruma düşürmenin şık olmadığı kanaatindeyim. Hukuk otoriteleri de bunun zaten hukuka uygun olmadığını söylüyorlar. Ben o kısmını tartışamam. çünkü, benim saham değildir. Ama o da yeni bir tartışma yaratacaktır. Yani bir tarafta türban tartışması, öbür tarafta parti kapatma tartışmasına ilaveten, bu defa da parti kapatma davasını önlemek için anayasa değişikliği bir mesele yaratacaktır. Hele bunun referandumdan falan geçirilmeye kalkışılması çok yanlış bir şey olur" diye konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.