Çakma Kürtler rezil oldu!

Çakma Kürtler rezil oldu!
Kürtçe savunma yapmak isteyen KCK'lıların, Kürtçe konuşamaması gülüşmelere sebep oldu...

Diyarbakır'daki KCK davasında mahkeme, sanıkların Kürtçe savunma talebini reddetti.

Hepsinin Türkçe bildiğini, savcıya Türkçe ifade verdiklerini belirten mahkeme başkanı, tercüman isteğini de 'davayı uzatacağı' gerekçesiyle kabul etmedi. Kimlik ve adres tespiti sırasında Kürtçe savunma için ısrar eden bazı sanıkların, Kürtçe konuşamadığı görüldü.

Ortaya çıkan ilginç durum salonda gülüşmelere yol açtı. Sanıkların çoğu, mahkeme başkanına 'evet' anlamına gelen 'Erê, belê' kelimeleriyle karşılık verdi.

KCK üyesi olmakla suçlanan sanıklar, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ikinci kez hâkim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuksuz yargılanan ve aralarında Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ile Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş'ın da bulunduğu tutuksuz 48 sanıktan 19'u katıldı. Sanık avukatlarından Mehmet Bayraktar, bir dilin yasaklanması ve engellenmesine ilişkin yasal düzenlemeler bulunmadığını savunarak, "Sanıklar ve mağdurlar derdini anlatacak kadar Türkçe bilmiyorlarsa bunlara tercüman atanmalı." dedi.

Bunun üzerine, mahkeme başkanı, savunmayla ilgili AİHM ve CMK'nın önceki benzer kararlarından örnekler verdi. Tüm sanıkların eğitim ve sosyal konumlarından Türkçe bildiklerinin anlaşıldığını, soruşturma safhasında sanıkların Türkçe savunma yaptıklarını aktardı. Tercüman aracılığıyla yapılacak yargılamanın yargılama süresini uzatacağını belirterek, oybirliğiyle bu talebin reddine karar verdiklerini açıkladı. Mahkeme heyeti ayrıca iddianamenin özetlenerek okunmasını kararlaştırdıklarını söyledi. Dünkü duruşmada mahkeme başkanı ile sanıklar arasında ilginç diyaloglar da yaşandı.

Kimlik ve adres tespiti sırasında Kürtçe savunma yapmakta ısrar eden bazı sanıkların Kürtçe konuşamadığı görüldü. Sanıkların çoğu, mahkeme başkanının Türkçe konuşmasını dinleyip, 'evet' anlamına gelen Kürtçe 'Erê, belê' kelimelerini kullandı. Bazı sanıklar Kürtçe konuşmaya çalışırken ortaya çıkan ilginç durum sebebiyle zaman zaman gülüşmeler oldu. Mehmet Tari, mahkeme heyetine Kürtçe olarak, "Kürt dili üzerindeki baskınızı ve kararınızı kınıyorum." dedi. Bazı sanıklar ise tek kelime Kürtçe konuştu. Savunmasını Kürtçe yapacağını söyleyen Aslan Özdemir ise konuşurken Türkçe ağırlıklı kelimeler kullandı.

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde ise tutuksuz yargılanan sanıkların kimlik tespiti yapıldı. BDP'nin eski Diyarbakır İl Başkanı Demir Çelik, sorulara Türkçe cevap verdi. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, kimlik tespiti sırasında kürsüye gidip kendisine soru sorulmasını bekledi. Kimlik ve adres bilgilerini okumasından sonra Baydemir, Türkçe 'teşekkür ederim' anlamına gelen Kürtçe, 'Zor spas' diyerek yerine oturdu. Kimlik tespitlerinin ardından cumhuriyet savcısı 7 bin 578 sayfalık iddianamenin yaklaşık 900 sayfalık özetini okumaya başladı.

İddianame özetinin bir bölümünün okunmasından sonra sanık avukatlarının tahliyeye ilişkin taleplerini dinleyen mahkeme heyeti, taleplerin daha sonraki celselerde değerlendirilmesine ve sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı bugüne erteledi. Cumhuriyet savcısının, iddianamenin özetini okumaya bugün sabah devam edeceği bildirildi. Bu arada Mahkeme başkanı, duruşma salonunda cep telefonuyla ses ve görüntü kaydı yapıldığı yönünde kendisine bilgi geldiğini belirterek, sanık avukatlarını bu konuda uyardı.

PKK, KCK'nın ideolojik gücüdür

Cumhuriyet savcıları, öğleden sonraki duruşmada, iddianamedeki KCK yapısını, çalışma sistemini, esaslarını, yargı sistemini, vatandaşlığa kabul edilip-çıkarılmasını ve nasıl kurulduğunu anlattı. Savcı KCK'nın, PKK tarafından 17 Mayıs 2005'te kurulduğunu aktardı. Şu ifadeleri kullandı: "KCK'nın sözde maddelerinde ülkenin, coğrafi ve kültürel yapısına göre ayrılarak eyalet meclislerinin kurulması kararlaştırılmıştır.

PKK, KCK'nın ideolojik gücüdür. KCK'nın içindeki her kadro PKK'ya bağlıdır. PKK normal bir parti değil, bünyesinde KJP, PJAK parti yapısı gibi farklı parti ve organları mevcuttur. PKK'nin silahlı kanadı HPG ise KCK sisteminin gelişmesinde halkın temel savunmasını yapmakla yükümlü özerk bir yapıdır. KCK bünyesinde PKK ve parti meclis üyelerinin bulunmasını çoğu zaman bir avantaj olarak görmüştür."
Zaman

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.