Osmanlı'nın inşa ettiği dünya!
Pek çok etnik yapıların ve dinleri farklı toplum kesimlerinin taleplerinin buluştuğu ortak bir noktaydı.
Kilise ile camiinin yan yana durduğu bir üst kültürü tesis etmiş idi.
Bu üst kültürün tesisi “İlahi Mesuliyet”e dayanıyordu.
Fetihlerin zaten temel felsefeleri de bu ilahi mesuliyete dayanan bir zihin dünyasının ürünü idi.
Devletler fethetmek, yeni topraklar kazanmak, güçlü bir devlet kurmak, geniş halklara hükmetmek gibi seküler dünyanın temel ideali olarak görülen hedefler Osmanlı yöneticisi için bir araç olmaktan öteye gitmiyordu.
Zira bütün İslam toplumlarında hakim zihniyet dünyalık elde etme esası üzerine değil “i’lay-ı kelimetullah” gibi üst bir ideal etrafında şekillenmişti.
En azından teorik olarak böyleydi.
Temel hedef İslam’ın yücelmesi, korunması ve İslam nimetinden bütün insanlığın istifadesi idi.
Güçlü bir devlete, fetihlere de bunun için ihtiyaç vardı.
Hazırlayan: Ahmet Çolak
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.