Yine ''Vakıf ve dernek'' dedi
Orgeneral Büyükanıt, bugün karşı karşıya kalınan bölücü terör hareketinin hedefinin, öncelikle ulus devlet ve bilahare üniter devlet yapısının ortadan kaldırılması olduğuna dikkati çekerek, etnik kimliklerinin anayasal güvenceye kavuşturulması talebinin, doğrudan ulus devlet yapısını hedef aldığını, sonraki hedefin ise üniter devlet olacağını vurguladı.
Türkiye olarak; ulusal güvenliği sağlamak maksadıyla, 17 Ekim 2007 tarihinde TBMM'de kabul edilen tezkere kapsamında; PKK/KONGRA-GEL terör örgütüne karşı Irak'ın kuzeyinde gerçekleştirilen hava ve kara harekatının, terörle mücadeledeki kararlılığı bir kere daha gözler önüne serdiğini ifade eden Büyükanıt, şöyle devam etti:
''Irak'ın siyasi birliği, toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı, tüm etnik ve dini gruplara eşit yaklaşılması, doğal kaynakların ve gelirlerin tüm Irak halkı tarafından adil şekilde paylaşılması, güvenlik, istikrar ve huzurun Irak'ın bütününde en kısa sürede sağlanması, bölge ve dünya barışı açısından büyük önem arz etmektedir. Bu arada, Irak'la aramızdaki terörle mücadele anlaşmasının tamamlanmasını bekliyoruz.
Türkiye olarak, Irak ile askeri alanda iş birliğinin geliştirilmesinden büyük memnuniyet duyarız. Bu kapsamda; her türlü çalışmaya hazır olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim. Komşularımızla ilişkilerimize yön veren, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün, 'Yurtta Sulh, Cihanda Sulh' ilkesidir.''
Bölücü terör ve dinin istismarı
Orgeneral Büyükanıt, ''İçinde bulunduğumuz zaman diliminde Türkiye'nin karşı karşıya olduğu tehdit, risk ve diğer güvenlik sorunlarıyla ilgili bir değerlendirme yapabilir misiniz?'' sorusunu da şöyle yanıtladı:
''Sınır komşumuz olan Irak'ın kuzeyine PKK/KONGRA-GEL terör örgütü yerleşmiştir. Kafkaslardaki kırılgan güvenlik ortamı belirsizliklerle doludur. Aynı zamanda, Türkiye'nin doğu komşusu İran hakkındaki nükleer silah teknolojisi iddiaları ve uluslararası toplumla arasındaki gerilim devam etmektedir. Bu konuların tümü, bölgesel bir güç olan Türkiye'nin güvenlik politikalarını şekillendirirken dikkate almak zorunda olduğu faktörlerdir.
Bugün karşı karşıya kaldığımız bölücü terör hareketinin hedefi, öncelikle ulus devlet ve bilahare üniter devlet yapısının ortadan kaldırılmasıdır. Etnik kimliklerinin anayasal güvenceye kavuşturulması talebi, doğrudan ulus devlet yapısını hedef almaktadır. Sonraki hedefin üniter devlet olacağına hiç şüphe yoktur. ülkemize yönelik bölücü tehdidin merkezi durumundaki PKK/KONGRA-GEL terör örgütü, 40 bine yakın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının ölümüne neden olmak yanında, diğer bölge ülkeleri için de tehdit olma özelliğini sürdürmektedir.
Diğer taraftan, din konusu Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bugüne kadar bazı çevreler ve oluşumlar tarafından istismar edilmiştir. İrticai unsurlar laiklik karşıtı faaliyetlerini; vakıf, dernek vb. isimler altında bir takım legal oluşumlar vasıtasıyla yurt içinde ve dışında sürdürmeye devam etmektedirler.
Ayrıca, ülkemizdeki etnik ve dini yapı ve bu konudaki kültürel zenginliğimiz de son dönemde bazı dış destekli çevreler tarafından istismar edilmeye çalışılmaktadır. Bütün bunlar göz önüne alındığında, Türkiye Cumhuriyeti'nin çeşitli risk ve tehditlerle karşı karşıya olduğu kolaylıkla anlaşılmaktadır.''
NATO-Türkiye ilişkileri
Büyükanıt, ''NATO'nun bugünkü yapısı itibariyle üstlendiği görevler ve hedefleri bağlamında bir değerlendirme yapar mısınız? NATO'nun işlevi nedir? Türkiye'nin NATO'ya katkıları ve NATO-Türkiye ilişkileri konusunda neler söyleyebilirsiniz? NATO, Türkiye'nin terörle mücadelesine ne ölçüde destek olmaktadır? Türkiye, NATO'ya ne ölçüde destek olmaktadır?'' sorusunu ise şöyle yanıtladı:
''Türkiye, yarım yüzyılı aşkın bir süredir üyesi bulunduğu NATO'nun önemli bir müttefikidir. NATO'yu, kendisinin de ayrılmaz parçası olduğu, Transatlantik güvenliğinin bir dayanak noktası olarak değerlendirmektedir. Bu kapsamda Türkiye, NATO'nun; Afganistan, Kosova ve Akdeniz'de icra ettiği operasyonlara önemli katkılar sağlamaktadır. Türkiye ayrıca, NATO'nun komşumuz Irak'ta güvenlik güçlerinin eğitilmesine yönelik oluşturduğu Irak Eğitim Görevine de katkıda bulunmaktadır.
Türkiye; NATO'nun mevcut operasyonlarına sağladığı desteğin yanı sıra, NATO'nun dönüşüm çabalarını da aktif olarak desteklemektedir. Türkiye bu çerçevede, İstanbul'da yüksek hazırlık düzeyinde bir kolordu karargahı teşkil etmiştir. Söz konusu karargah, İttifakta yer alan yüksek hazırlık düzeyindeki toplam yedi karargahtan biridir. Türkiye aynı zamanda, İzmir'deki Hava Unsur Komutanlığı karargahına da ev sahipliği yapmakta; bunun yanı sıra, NATO ortak bütçesine maddi katkı sağlamakta, NATO Zirvesi ve NATO Tatbikatlarına ev sahipliği yapmaktadır. Türkiye; dönüşüm faaliyetleri kapsamında, NATO'nun eğitim faaliyetlerine de önemli katkılarda bulunmaktadır.''
PKK KONGRA-GEL'in, NATO için 1991 yılından beri terörist bir örgüt olduğuna işaret eden Orgeneral Büyükanıt, ''ülkemizde yaşanan terör eylemleri ve PKK KONGRA-GEL terör örgütü; en üst düzeyde, NATO Genel Sekreteri tarafından yapılan basın açıklamaları ile kınanmıştır. NATO ayrıca tarihinde ilk defa, terörle mücadele için Washington Anlaşmasının kolektif savunmayı öngören 5'inci maddesi kapsamında; Akdeniz'de icra edilmekte olan 'Aktif çaba Harekatını' başlatmıştır. Türkiye, bu harekata da başlangıcından beri iştirak etmektedir'' dedi.
(AA)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.