ATO'dan Danıştay'a iptal davası
ATO, dava dilekçesinde, Sağlık Bakanlığı'nın 26788 sayılı Resmi Gazete'de yayınladığı yönetmeliğin 4. maddesinin (b) bendinin, 5., 10. ve 12. maddeleri ile mevcut sağlık kuruluşlarının durumunu düzenleyen Geçici 2. maddesinin hukuka aykırı olduğunu öne sürdü.
Dilekçede, yönetmelik yürürlüğe girmeden önce açılan 2 bin 500'e yakın özel dal merkezi, tıp merkezi ve polikliniğin kazanılmış hakları dikkate alınmadan, yerine getirilmesi imkansız yaptırımlar getirildiği belirtilerek, "Yeni yönetmelik hükümlerine göre, üyelerimize ait merkezlerin, aldıkları ruhsata göre serbest çalışması imkansız hale gelmiştir" ifadesine yer verildi.
öZEL DAL MERKEZLERİ KALDIRILIYOR
Dava konusu yönetmeliğin "Yürürlükten Kaldırılan Yönetmelikler" başlıklı 39. maddesi uyarınca, 9 Mart 2000 tarihli "Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik" ile 12 Mayıs 2003 tarihli "Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik"in yürürlükten kaldırıldığı hatırlatılarak, "Bunun sonucunda telafisi imkansız zararlar oluşacaktır" denildi.
Dava dilekçesinde, yeni yönetmelikte, özel dal merkezleri tanımının tamamen kaldırıldığı ve "özel dal merkezi" ruhsatı alan sağlık kuruluşlarından hiç bahsedilmediğine de dikkat çekilerek, "şu anda özel dal merkezleri için herhangi bir düzenleme bulunmadığı ve bu merkezlerin mevzuata aykırı hale getirildiği" kaydedildi.
özel dal merkezlerine yeni yönetmeliğin Geçici 2. maddesinde yer verildiği, eski ruhsata göre, resmi kurumlar, özel sigortalar ve bankalar ile anlaşmalı olarak hasta bakmaya devam eden özel dal merkezlerinin "kimliksiz" kalmaları sonucu maddi zorluklarla karşı karşıya kalacakları ifade edilen dilekçede, şu görüşlere yer verildi:
"Anlaşmalı kurumlar, Bütçe Uygulama Tebliği ve Türk Tabipler Birliği (TTB) fiyatları üzerinden özel dal merkezlerinin faturalarına ödeme yapmaktadır. Bu tebliğ ile fiyatlar ve ilgili özel kuruşlar ile yönetmelikle yayınlanan işletmelerin ismi ve ne şekilde ödeme yapacağı belirlenmektedir. Bu nedenle dava konusu yönetmelikte yer verilmeyen özel dal merkezleri maddi kayıpla karşı karşıya kalacaktır."
4 YIL CİHAZ VE PERSONEL YASAĞI
özel dal merkezleri de dahil halihazırda ruhsat almış olan özel sağlık kuruluşlarının en geç 4 yıl içinde yeni yönetmeliğe uyum sağlayarak ruhsat almaları, aksi halde uygunluk belgelerinin iptal edileceği hükmüne de dikkat çekilen dilekçede, mevcut özel sağlık kuruluşlarının, yapılması mümkün olmayan değişiklik ve tadilatlara zorlandıkları ifade edildi. Mevcut özel sağlık kuruluşlarının 4 yıl boyunca tıbbi hizmet birimi, teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz ve sağlık çalışanı ilavesinin tamamen yasaklandığı belirtilerek, şöyle denildi:
"İnsan sağlığı ile uğraşan kuruluşları bu şekilde sınırlandırarak gelişen cihazları almasını engellemek kuruluşlardan çok hastaları mağdur edecektir ve geri dönüşü mümkün olmayan yanlış teşhis ve tedavilere sebep olacaktır." Mesleğinde ilerlemiş bir hekimi kadroya dahil edememenin Anayasa'nın 5, 10, 36, 40, 48, 49, 55 ve 125. maddeleri ile kanun ve yönetmeliklere aykırı olduğu vurgulandı.
Geçmişte açılmış olan sağlık kuruluşlarının 4 yıl sonunda, "imar mevzuatında özel sağlık tesisi olarak ayrılan yerlere" taşınmasının istendiği, bu şartın büyük şehirlerde yerine getirilmesinin imkansızlığına da değinildi. Belediyelerin imar planı değişikliği yapmaması halinde çok sayıda özel sağlık kuruluşunun kapanacağı belirtilerek, "özellikle büyük şehirlerde alan azlığı ve sağlık kuruluşu çokluğu dikkate alındığında merkezlerin büyük kısmının kapanmak zorunda kalacağı açıktır" denildi.
ATO BAŞKANI AYGüN
ATO Başkanı Sinan Aygün, oda üyeleri arasında ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının da bulunduğunu belirterek, "üyelerinin haklarını korumakla yükümlü olan odamızın bu davada taraf sıfatı bulunmaktadır" dedi.
Yönetmelik nedeniyle çok sayıda özel sağlık kuruluşunun kapanacağına dikkati çeken Aygün, şunları kaydetti: "Bu yönetmeliğin yürürlükte kalması, yüzlerce tıp merkezi, poliklinik ve muayenehanenin kapanması, milyonlarca dolarlık yatırımın çöpe gitmesi ve binlerce sağlık personelinin işsiz kalması anlamına gelmektedir. Yönetmelik ile özel sağlık kuruluşlarına büyük bir darbe indirilmektedir. ATO olarak yönetmeliğin iptali için dava açtık. Hukuka güveniyoruz"
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.