Irak'ta hükümet kuruldu mu?

Irak'ta hükümet kuruldu mu?
"Talabani’nin 295 oyun ancak 195’ni alarak göreve seçilmesi, Irak’ta hükümet kurma çalışmalarının halen pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösteren bir işaret sayılabilir."

ORSAM Ortadoğu Uzmanı Bilgay Duman, en uzun hükümet kuramama rekorunun kırıldığı Irak'ta gelinen son noktayı bu cümle ile özetliyor ve hükümet içi muhalefete dikkat çekti..

İşte o çarpıcı analiz... 

Irak'ta 8 aylık bekleyişten sonra hükümetin kurulması konusunda nihayet bir anlaşma sağlanabildi. Buna göre, Dava Partisi lideri Nuri El-Maliki başbakanlık koltuğunu koruyacak ve önümüzdeki dönem ikinci kez bu görevi yürütecek. En büyük rakibi Iyad Allavi ise yeni kurulması planlanan Stratejik Politikalar Belirleme Yüksek Kurulu Başkanlığı görevini üstlenecek. Başbakanlığın uhdesindeki bazı yetkilerin, Stratejik Politikalar Belirleme Yüksek Kurulu Başkanlığı ile paylaşması öngörülüyor. Öte yandan Tarık Haşimi’nin cumhurbaşkanı yardımcısı, Rafi İsavi’nin başbakan yardımcısı, Sadr Grubu üyesi Kusay Süheyl’in meclis başkanı birinci yardımcısı ve Arif Tayfur’un da meclis başkanı ikinci yardımcısı görevini alması konusunda anlaşma sağlandı. Öte yandan dün üç kez ertelenen ve en son saat 18:00’de yapılabilen Meclis toplantısında Irakiye listesinin önde gelen üyelerinden Usame Nuceyfi, kullanılan 295 oyun 227’sini alarak Meclis başkanlığına seçildi. Celal Talabani ise cumhurbaşkanlığı için yapılan oylamada ancak 195 milletvekilinin desteğini alarak bu göreve yeniden seçilebildi. Talabani için yapılan oylamada, Irakiye listesi milletvekilleri, eski Baas üyelerinin devlet kademelerinden uzak tutulmasına yönelik uygulamanın resmen sona erdirilmesi talebinin reddedilmesi üzerine salonu terk etti. Bunun üzerine Talabani, cumhurbaşkanı olması için gereken üçte ikilik çoğunluğa birinci turda ulaşamadı. İkinci tura kalan cumhurbaşkanlığı seçiminde, Talabani’nin karşısında “göstermelik” aday olarak nitelenen ve 12 oy alan Ulusal İttifak üyesi Hüseyin Musevi’nin çekilmesinin ardından, Talabani bu tur için gereken yeterli oy sayısına ulaşarak aynı göreve ikinci kez seçilmiş oldu. Talabani’nin 295 oyun ancak 195’ni alarak göreve seçilmesi, Irak’ta hükümet kurma çalışmalarının halen pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösteren bir işaret sayılabilir.

Hükümet İçi Muhalefete Dikkat
Öte yandan Iyad Allavi ile Nuri El-Maliki’nin hangi yetkileri ne şekilde paylaşacakları netlik kazanmadı. Aynı şekilde, bakanlıkların paylaşımı, petrol yasası, Baas Partisi üyelerinin geri dönüşü, federalizm ve tartışmalı bölgeler gibi temel siyasi sorunlar üzerinde de ne tür bir uzlaşma sağlanacağı belirsizliğini korumaktadır. Öte yandan her grubun hükümet içerisinde yer alması, etkin bir denetim mekanizması olan muhalefeti ortadan kaldırmaktadır. Bu da hükümet içi bir muhalefet oluşmasını teşvik edebilir. Düşünülenin aksine, hükümet içi bir muhalefetin var olması sonraki süreçte daha yıkıcı etkiler yaratabilir.

Yine de mevcut durumda Irak’ta yeni bir denklem kurulmaya başlamıştır. Irak iç politikası açısından bakıldığında Şii grupların yeniden güç kazandığını söylemek mümkündür. Irak’ın nüfus yapısıyla da doğru orantılı olarak bakıldığında, artık bu denginin bir realite olduğunu kabul etmek mümkündür. Ancak her ne kadar Şii grupların başat aktör olduğu bir hükümet süreci devam ediyor olsa da, bu gruplar arasındaki güç mücadelesi, gelecek günlerde hükümet içerisinde sorunlar yaratabilir. Mevcut durumda hükümet Nuri El-Maliki tarafından kuruluyor gibi gözükse de Sadr Grubu kilit bir rol üstlenmektedir. Öte yandan Sadr Grubunun daha fazla inisiyatif alması, aralarında tarihi bir rekabetin olduğu El-Hekim ailesinin önderliğindeki Irak İslam Yüksek Konseyi’ni tedirgin edebilir. Öte yandan Maliki’nin geçtiğimiz hükümet döneminde izlediği iddia edilen “ben merkezli” politikayı devam ettirmesi ve ikinci dönem başbakanlığından güç alarak sözkonusu tutumunu daha da katılaştırması, Sadr Grubu ve Irak İslam Yüksek Konseyi’ni birbirlerine yakınlaştırarak, Maliki’ye karşı safların sıklaştırıldığı bir cephe inşa edilmesine neden olabilir. Bu nedenle Şii grubundan Maliki hükümetinde görev alacak kişilerin denge unsuru rolünü başarıyla üstlenebilmeleri, hükümetin devamı açısından önemlidir.

Siyasi Sürecin Başarısı ve Sünni Gruplar
Hükümetin bekası açısından, Sünni grupların hangi oranda ve güçte hükümet içerisinde yer alacağı yaşamsal öneme sahiptir. Bilindiği üzere 2005 seçimlerine katılmayan Sünni gruplar daha sonraki siyasi süreçte hükümete monte edilmiştir. Bu nedenle Sünni gruplara boşlukları doldurma görevi verilmiştir. Ancak bu dönemde Sünni gruplar siyasi denklemin içerisindedir ve güçleri de azımsanmayacak düzeydedir. Bu durum ilk Meclis toplantısında kendini göstermiştir. Bu nedenle Sünni grupların ne derecede tatmin edileceği siyasi sürecin istikrarı açısından belirleyici olacaktır.

Kürt Siyasetinin İç Sorunları
Belki de bu süreçten yine en kârlı çıkan grup Kürtler olmuştur. Kürt gruplar arasında yerel siyasetlerinde birtakım iç sorunlar yaşansa da, Bağdat’taki müzakerelerde yekvücut hareket etmeleri kendilerine başarı getirmiştir. Büyük baskılara rağmen cumhurbaşkanlığı pozisyonunu Iyad Allavi’ye bırakmamak için sergiledikleri direniş, istedikleri sonucu vermiştir. Ancak Kürt grupların elde ettikleri avantajları, talep çıtalarını haddinden fazla yüksek tutmak suretiyle kendileri için dezavantaja dönüştürebilecekleri ihtimal dâhilindedir. 2005’ten sonraki süreç bunun örnekleriyle doludur. Bu nedenle Kürt politikacıların merkezi hükümetle ilgili sorunlarında ve tartışmalarda daha yumuşak ve rasyonel politikalar izlemeleri kendileri için önemlidir. Kürt grupların Irak’taki politik duruşunu zayıflatacak konuların, merkezi hükümet ve Irak’taki diğer gruplarla ilişkilerinden değil, bizatihi kendi iç sıkıntılarından kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Talabani’nin yeniden cumhurbaşkanı olması nedeniyle, Iraki Kürt Bölgesel Yönetimi’nde Barzani’yi dengeleyecek bir unsurun ortaya çıkmaması, kuzey bölgesindeki politikacıları ve halkı tedirgin etmektedir. Öte yandan Barzani’nin bölgedeki sert tutumu ve özgürlükleri kısıtlayıcı bazı politikaları tepki yaratmaktadır. Bu nedenle Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin iç dengelerinin bozulması, Irak siyasetindeki Kürt grupların konumunu zayıflatabilir.

Türkmenler İçin Bir Şans: Meclis’te Ortak Grup
Türkmenler açısından bakıldığında ise, bütün siyasi grupların hükümet içerisinde yer alması bir avantaj olarak değerlendirilebilir. Türkmenler seçimlere farklı ittifaklardan girmiş ve bunun sonucunda hemen her ittifaktan 1 veya 1’den fazla milletvekili çıkarabilmiştir. Bugün Türkmen milletvekili sayısı toplamda 10’dur. Ancak hükümetin şekillenmesiyle birlikte bu sayının artabileceği düşünülmektedir. Zira büyük gruplar içerisindeki Türkmenlerin, bu gruplarda hükümet içerisinde yer alacak önemli isimlerin yerlerine geçebileceği noktasında güçlü doneler bulunmaktadır. Bunlar bir tarafa bırakıldığında, Türkmenlerin Irak siyasetinde etkin rol alabilmeleri açısında Meclis içerisinde bir Türkmen grubu oluşturmaları ve ortak hareket edebilmeleri önemlidir. Nitekim bunun ilk adımı atılmış ve Türkmen milletvekilleri ortak hareket etme konusunda ilke kararı almıştır.

İran’a Rağmen Uzlaşma
Irak’ta hükümetin kurulması bölgesel bağlamda her aktör için farklı anlamlar taşımaktadır. Öncelikle Maliki’nin yeniden başbakan olmasıyla İran’ın tek kazanan olarak gösterilmesinin, bölgesel denkleme farklı anlamlar yüklenmesine sebep olduğu düşünülmektedir. İran’ın geçtiğimiz 8 aylık süreç içerisinde Irak’taki etkisinin azaldığı görülmüştür. Bugüne kadar Irak’ta kendine yakın grupları istediği düzlemde bir araya getiremeyen İran, son dönemde Sadr grubunu Maliki’ye yaklaştırarak tekrar güç kazanmaya başlamıştır. Ancak başta ABD olmak üzere Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye gibi, Irak’taki Sünnilerin ülkenin siyasi sürece entegre edilmesini destekleyen ve isteyen aktörlerin de etkisi azımsanmayacak düzeyde olmuştur. Bu durum Ortadoğu’da yeni bir denklemin oluşmaya başladığı ve bölgesel bir uzlaşma kültürünün ilk izlerinin Irak’ta görüldüğü düşüncesini akıllara getirmektedir. Kısa vadeli süreçte yeni bölgesel birlikteliklerin ortaya çıkma ihtimali oldukça yüksektir.

Türkiye’nin Ulaştığı Kapasite
Öte yandan 2007’den bu yana Irak’taki etkinliğini arttıran Türkiye, özellikle son 1 yıldır Irak’taki en etkin güç olma potansiyeline ulaşmıştır. Irak’taki her grupla ilişkilerini geliştiren Türkiye, aktörleri ve karar alma süreçlerini etkileme kapasitesiyle Irak’ta önemli bir rol oynamaktadır. Bugün Türkiye’nin Irak’ta yeni bir denge aktörü olduğu ve bu denge rolünü Irak’taki siyasi gruplar arasında da oluşturmaya çalıştığını söylemek yanlış olmayacaktır. Türkiye, Irak’taki hükümet kurma sürecinde tercih yapmak yerine, istikrarı ve geniş katılımlı bir hükümeti desteklemiştir. Bugünkü yeni kurulan hükümet denkleminde de istenen hedefe ulaşılmış görünmektedir. Irak’ta her grubu içine alan bir hükümet kurulması aşamasına gelinmiştir. Ancak bu noktada en ufak bir denge kaybı, Irak’taki yapıyı bozabilir ve hatta yıkabilir. Bu nedenle tarafsız politikaların devamı bölgesel istikrar açısından da önemlidir. Türkiye’nin Türkmenleri de hesaba katarak, denge rolünü devam ettirmesi, bu dengede Türkmenleri “denge çubuğu” olarak da değerlendirmesi, hem Türkiye’nin Irak’taki politik etkinliğinin hem de Türkmenlerin Irak’taki siyasi süreçteki rolünün arttırılması noktasında önemlidir.

habervaktim.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.