Ülkücülerin içindeydim, komünizmin düşmanıydım
“Bugünkü yazısı dizisinde; Mehmet Ali Ağca, Abdi İpekçi suikastından, cezaevinde devlet yetkilileriyle görüşüp görüşmediğine dair sır perdesini aralıyor. Hapis yattığı cezaevinden nasıl kaçtığını, İtalya yıllarını ve onu cezaevinde Papa’dan başka kimsenin ziyaret etmediğini anlatıyor”...
AKİT: Abdi İpekçi olayına dönersek, en baştan özetleyelim süreci lütfen.. 1978’de Malatya’dan Ankara’ya geliyorsunuz...
AĞCA: Evet, Dil Tarih Fakültesi’ndeydim.
AKİT : Kaçıncı sınıftaydınız olay sırasında?
AĞCA: 1. sınıftaydım. Adım adım bir süreç, ilahi bir plan dahilinde sonra İstanbul’a geldik.
AKİT: Ankara’da herhangi bir gençlik hareketinin içinde miydiniz?
AĞCA: Ülkücülerin içindeydim tabiî, komünizmin düşmanıydım.
AKİT: Sizin tarafınızda, karşı tarafta kimler vardı; bugün kamuoyunca tanınan?..
AĞCA: Yok ben dikkat etmem isimlere, ben tek başımaydım. Lider falan kabul etmem. Abdullah Çatlı bana hizmet etmiştir.
AKİT: Küçümsüyorsunuz yani Çatlı’yı?
AĞCA: Hayır niye küçümseyeyim?.. Abdullah Çatlı için büyük bir şereftir. Bana hizmet etmek en büyük şereftir Abdullah Çatlı için. Çünkü ben de Allah’a hizmet ediyorum.
AKİT: Dersleriniz nasıldı?
AĞCA: Hayatta derslere girmedim..
AKİT: Peki ne yaptınız?
AĞCA: Dolaşıyordum.
AKİT: Malatya’da mı hazırlandınız üniversiteye?..
AĞCA: Evet ve kazandım, kolaydı. Dil Tarih nedir ki? 450 puanla, basit bir şey. Yeterli zekamız var yani...
AKİT: Ondan sonra bu Abdi İpekçi olayı oldu..
AĞCA: Ben masumum. Geçelim o hikayeyi..
AKİT: Geçmeyelim.. Sonra?..
AĞCA: Ondan sonrası geldim İstanbul’a, bu sistem beni tutukladı, cezaevinden kaçacağım dedim ve kaçtım.
AKİT: Olaydan 5 ay sonra yakalanıyorsunuz. O 5 ayda neler yaptınız, nerelerde saklandınız?
AĞCA: Dolaştım.
AKİT: İstanbul’da mı? Ankara’da mı?
AĞCA: Türkiye’de dolaştım. Ondan sonra Türk Devleti beni tutuklamış. Başsavcıya ve sıkıyönetim başkanına dedim ki; ben cezaevinden kaçacağım ve kaçtım gittim.
AKİT: Bunu neye dayanarak söylediniz?
AĞCA: Ağzımdan çıktı öyle yani. Burada her şey görünen gibi değildir, anladın mı? Türk Devleti beni idam edecek, kimi idam ediyorsun sen? Apo’yu idam etsene!..
CEZAEVİNDE DEVLET YETKİLİLERİYLE GÖRÜŞTÜ MÜ?
AKİT: Peki Türkiye’ye geldiğinizde cezaevinde devlet yetkilileriyle görüşmeniz oldu mu?..
AĞCA: Ne görüşeceğim devlet yetkilisiyle?.. Benim devlet ile ilişkim yok!
AKİT: Şu an isim saysak; en az beş tane isim sayarız MİT’in şube müdürü vs...
AĞCA: Nerdeymiş? Say da görelim bakalım.. Kimmiş beni ziyaret eden?
AKİT: Gerçekten gelmediler mi hiç?
AĞCA: Neyi konuşacak MİT? Benimle neyi görüşecek?
AKİT: Mesela Abuzer Uğurlu? MİT’e çalışıyordu...
AĞCA: Abuzer Uğurlu ile hiç görüşmedim ve tanışmadım.
AKİT: Şahin Tohumluoğlu?
AĞCA: Tanımıyorum bu şahsı.
AKİT: Şahin Tohumluoğlu MİT’in elemanı değil mi?..
AĞCA: Tanımadığım adamın nerede çalıştığını ne bileyim.
AKİT: Sizinle görüşmek isteyenlerle de görüşmemişsiniz. Ramazan Gündüz mesela?
AĞCA: Ramazan Gündüz diye birini tanımıyorum.
AKİT: Zeki Peker?
AĞCA: Yaa, bunlar Ülkücü çocuklar..
AKİT: Yalçın Özbey de MİT personeli değil miydi?
AĞCA: Yalçın Özbey arkadaşımdı ve sadece bir Ülkücüydü. MİT falan hikayesi.. Bunların hepsi şehir efsanesi. Bunların hepsi deli saçması şeyler.
AKİT: Mehmet Şener?
AĞCA: Hiç alakası yok. MİT düzeliyor. Doğu Perinçek gibi çeteleri ortaya çıkarıyor, güzel şeyler yapıyor.
AKİT: Peki siz herhangi bir hükümet yetkilisi ile görüşmek istediniz mi?..
AĞCA: Valla şimdiye kadar istemedim.
‘ADALET BAL GİBİ YANILIR’
AKİT: 1979 öncesi, yani Abdi İpekçi olayı öncesi siyasi duruşunuz neydi? Dünyaya bakışınız nasıldı?..
AĞCA: Ben dünyayı değiştirmek isteyen bir insandım. Ülkücülerin arasındaydım, mecburen yani.
AKİT: Kimler vardı arkadaşlarınız arasında? Kamuoyunun tanıdığı isimler var mıydı?..
AĞCA: Bir sürü insan, isim önemli değil.
AKİT: Birkaçının adını verir misiniz?
AĞCA: Kim olacak, sıradan adamlar yani... Boş verin onu; bakın şimdi karşında kim var, satanist komünist adam var, vicdan yok, ruh yok, hiçbir şey yok.. Vicdansız adam hâlâ devam ediyor, 32 yıldan beri kin kusuyor. Adamın biri ölmüş, Abdi İpekçi diye biri ölmüş, haberim yok. Ben masumum arkadaş. Yüzde yüz masumum. Yanılamaz mı insan? Adalet bal gibi de yanılır, ben masumum, vicdansız komünizme ne oluyor da 32 yıldan beri bana kin kusuyor? Var mı böyle bir şey ya? 3 milyon insan öldü Irak’ta, kimin umurunda?
CEZAEVİNDEN NASIL KAÇTI?
AKİT: Cezaevinden nasıl kaçtınız?
AĞCA: Kaçtım işte; basit bir şekilde kaçtım. Önemli bir şey değil, anlatılanların hepsi komplo teorileri, hepsi hikaye...
AKİT: Aslını anlatın o zaman..
AĞCA: Bakın bana sadece bir tane asker yardım etti. Bünyamin Yılmaz, şimdi gazeteler onu arıyor, getirip benimle görüştürecekler (Gülüyor)..
AKİT: Bünyamin Yılmaz size nasıl yardımcı oldu?
AĞCA: O da Ülkücü, militan bir çocuk, o kadar. Küçük bir cezaeviydi orası zaten. Sonradan Mahir Çayan da kaçtı. Mahir Çayan kaçınca bir şey olmuyor da, ben kaçınca mı oluyor?.. İnsanlar boş şeylerle uğraşıyor.
AKİT: Size bir tek Bünyamin mi yardımcı oldu?
AĞCA: Aynen öyle, o kadar.
AKİT: Gıyabınızda ceza almıştınız..
AĞCA: İdam cezası 10 yıla düştü, o kadar, bitti...
AKİT: Merak edilen şu; İtalya, sizi niye “İpekçi olayından yargılanamaz” şartıyla teslim etti?
AĞCA: Ya yargılanamaz değil, zaten yargılanmışsın.
AKİT: ‘İtalya sizi korudu’ algısı oluştu Türkiye’de?..
AĞCA: Yok böyle bir şey. İtalya beni niye koruyacak? 20 yıl hapis yatmışım, 10 yıl daha, toplam 30 yıl hapis yatmışım. Türkiye’de kim 30 yıl hapis yatmış? Kimse beni korumadı...
PAPA’DAN BAŞKA GELEN OLMADI
AKİT: İtalya’da sizi ziyarete kimler geldi?
AĞCA: Papa’dan başka ziyarete gelen olmadı. Evet işin tuhaf tarafı bu...
AKİT: Mektup gönderen oldu mu?
AĞCA: Hayır mektup da gelmedi. Ziyarete gelemez zaten. Kanunen yasak. Mektupta da sansür var. Yabancı dilde gelenleri vermiyorlar zaten.
AKİT: O zaman siz İtalya’dayken ailenizle bir defa bile görüşmediniz mi?..
AĞCA: Görüştüm tabiî.. Birkaç defa görüştüm. Aile ile görüşebiliyorsunuz. Akrabalarım geldi genellikle, kardeşim geldi...
YANLIŞ OLAN NE?
AKİT: ‘Mesihim’ diyorsunuz diğer taraftan?..
AĞCA: Ben Allah’ın hizmetçisiyim, Mesih demek Allah’ın birinci hizmetçisi demektir. İnsanlar bilmiyorlar, millet bilmiyor. Milletin ihtiyacı var, bu cehaletten kurtulmaya ihtiyacı var. Mesih gelmiş de ne olmuş yani, yanlış bir şey mi var?..
AKİT: Dünyada, ‘Ben Mesihim’ diyen yüzlerce insan var?..
AĞCA: Psikopat, akıl hastası onlar kardeşim..
AKİT: Sizin için de öyle diyorlar..
AĞCA: Adam tanımıyor ki, öyle diyor. Niye akıl hastası desin?.. Yanlış olan ne?
AKİT: Hasan Mezarcı da ben Mesihim diyor..
AĞCA: Hasan Mezarcı hangi Hıristiyanlık mucizesinin merkezindeymiş? Önce onu izah etsin bakalım.
Yarın: ‘30 yıl hapsi bir söz için yattım!’
RÖPORTAJIN BÜYÜK YANKI UYANDIRAN İLK BÖLÜMÜ İÇİN TIKLAYIN
YENER DÖNMEK-FATİH AKKAYA/YENİ AKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.