Akit'e çok ilginç açıklama!
FATİH AKKAYA’nın haberi
Milli Savunma ve İçişleri bakanlıklarınca açığa aldığı 3 generalin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın görüleceği Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin(AYİM) Başkanı Tuğgeneral Abdullah Arslan, konuyla ilgili Akit Ankara Temsilcisi Yener Dönmez’e çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Tümgeneral Gürbüz Kaya ve Tuğamiral Abdullah Gavremoğlu ile Jandarma Tümgeneral Halil Helvacıoğlu, Balyoz darbe planı davası sanığı oldukları için YAŞ'ta terfi ettirilmeyince AYİM’e başvurmuş ve mahkeme “bir üst rütbeye terfi ettirilmeme işlemini” iptal etmişti. AYİM, Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın yürütmenin durdurulması kararına itirazını da reddetmişti. Bunun üzerine takdir yetkilerini kullanan Milli Savunma ve İçişleri bakanları sözkonusu 3 general açığa almıştı. Bu 3 general bu işlemi de AYİM’e götürdü. Şimdi gözler AYİM’den çıkacak kararda.
KİMSEYE DİYET BORCUMUZ YOK
AYİM Başkanı Tuğgeneral Abdullah Arslan, Genelkurmay’ın etkisi altında hareket ettikleri suçlamalarıyla ilgili şunları söyledi: “AYİM’in tamamen Hıfzı Çubuklu’nun kontrolüne geçtiği konuşuluyor. Böyle bir şeyi bu mahkeme hak etmiyor. Yüksek Askeri Mahkemesi’ne hiç kimsenin müdahalesi olmamıştır. Genelkurmay Başkanı bile bir kez müdahale etmemiştir. Etmezde. Hiç kimse müdahale etmez, edemez. Burada eğitim seviyesi yüksek, her biri 50 yaşın üzerinde olan hakimler var ve bu kişilerin kimseye diyet borcu yoktur. Gücünü sadece bağımsız Türk milletinden alır. Ben Edirne’de de çalıştım, Van’da da çalıştım, Hakkari’de de çalıştım. Türkiye’nin çok yerinde görev yaptım. Anayasa’nın bize verdiği yetkiye göre hareket ediyoruz. Kariyer olarak, üye arkadaşlarımız da aynı şekilde, son noktaya gelmişiz. Şimdi AYİM üyelerinin terfi ve atama gibi bir dertleri yok. Üye seçildikten sonra sicil olayı da yok ve lojmanlardan istifade ediliyor. Ne için etkileme olacak. Böyle bir şey olmaz kimseye diyet borcumuz yok.”
AYİM DAHA BAĞIMSIZ!
Askeri yargının sivil yargıya oranla daha bağımsız olduğunu savunan Arslan “Bir hakim asteğmen bile bir atama durumunda gayet rahatlıkla atama işleminin iptali için bölge idare mahkemesine başvurabilirdi ve bizim bir çok kararımız var iptal ile ilgili. Ama referandum öncesine kadar HSYK kararları yargı denetimi dışında olduğu için bir ağır ceza mahkemesi başkanı pat diye alındığında, başvuracağı bir yargı mercii bile yoktu. Şimdi bunu elinizi vicdanınıza koyun ve hangisinin daha bağımsız karar verebileceğini düşünün” dedi.
HAKİMLERİN KARARLARI İLE KONUŞMALARI GEREKİR
Tuğgeneral Abdullah Arslan şöyle devam etti: “Yaptıklarımın doğruluğuna inanıyorsam her platformda konuşurum, hiç çekinmem. Hakimlerin kendi işi dışında böyle onun bunun işine de burnunu sokarak medyatik olma uğruna konuşmasına da asla hoşgörüyle bakmam. Hakimlerin verdikleri kararlar ve gerekçeleriyle konuşması gerekir.”
AYİM Başkanı, sözkonusu 3 generalin terfi ettirilmeme işlemini iptal kararıyla ilgili ise şunları söyledi: “Biz kararlarımızı ilgililere yazdık. 11 sayfa gerekçesi var. O yürütmeyi durdurma kararını ve gerekçelerini bakanlıklara da verdik. Yetkililere de tebliğ ettik. Bizim görevimiz bir basın toplantısı yapıp ‘bakın biz bir karar verdik. Alın bu kararları, alın inceleyin’ demek değildir ki. Bizim 11 sayfa gerekçemiz var. Bunun altına başkan olarak ben imza attım. Ve söylüyorum gökten zembille inmedim, mütevazi de olamayacağım yani, adalet fakültesini bitirdim ve idare hukukunda iki yıl yüksek lisans yapmış birisiyim. Yanımdaki daire başkanı doktora yapmış, diğer kararda imzası bulunan üç arkadaşım çift yüksek lisanslı. İki arkadaşım tek yüksek lisanslı yani. Buradaki arkadaşlar işkembeyi kübradan mı?”
OYBİRLİĞİ İLE ALINDI
Kararın oybirliği ile alındığını ifade eden Arslan, “İsteyen herkese de ben bu kararı veriyorum. Ben kararı imzalayıp dışarı verdikten sonra bu gizli olmaz. Mahkeme başkanı olduğum zaman duruşmalarımıza katılıp izlemek isteyen kim olursa olsun, salon dar ise, büyük salon var, büyük salona alıyoruz. Duruşmalarımız alenidir yani, açıktır. Savunma hakkı da kutsaldır. Kendim en azından Daire başkanlığı yapmış biri olarak hiç kimsenin sözüne dahi müdahale etmemişimdir. Tek arzum kurul kararı verenlerin en azından gerekçelerinin okunması” dedi. AYİM Başkanı, sözkonusu 3 generalin açığa alınma işleminin iptali istemiyle açtığı son davanın yürüdüğünü belirterek, “Bu konularda ise bir kelime konuşmam. Yürüyen bir dava var çünkü” dedi.
SEÇİMLERDE KULİS ELBETTE OLUYOR, BU ÇOK DOĞAL
AYİM Başkanı, mahkemede seçimlerin nasıl olduğu konusunda da bilgi verdi. 18 üyeli AYİM’de şu an 2 koltuğun boş olduğunu, bu 2 üyelik için 21 defa seçim yapılarak 6 üye adayı isminin belirlendiğini belirten Arslan şöyle devam etti: “Bu 6 isim Sayın Cumhurbaşkanına gönderildi. Cumhurbaşkanımız bu 6 isim arasından iki isim atayacak AYİM’e. Ben başkan seçilirken de tam 101 defa oylama yapıldı. AYİM başkanını AYİM üyeleri seçiyor. Boş olan üyeliklerde de kendi içimizde seçim yapıyoruz. Elbette seçim öncesi arkadaşlar çalışma yapıyor. Kulis çalışmaları, kendini tanıtma çalışmaları ve kendilerinin desteklenmesi için çalışmalar yürütüyor. Nihayetinde en çok oyu olan başkan seçiliyor. Üyelik içinde aynı işleyiş sözkonusu.”
MECLİS’E İŞARET ETTİ
Türkiye’de yargıda çift başlılık olduğu eleştirileriyle ilgili soru karşısında da AYİM Başkanı, “Bunlar konuşulacak konular değil. Bunlarda yetkili, konuşması gereken yer yasama organıdır. Biz şuan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın mevcut kanunlarına göre görev ifa eden, anayasadan ve Türk Milletinden aldığız güçle karar veren bir mahkemeyiz” dedi.
İKİ BAŞLI OLARAK GÖRÜLEBİLİR AMA…
Arslan ayrıca şunları kaydetti: “Şimdi bu konuda bilimsel bir platform olur, oturulur tartışılır. Getirisi nedir götürüsü nedir? Ben fikrimi söyleyeyim. Doğrudur iki başlı olarak görülebilir ama tıkır tıkır işleyen bir mahkeme var ve buna rağmen sırf Avrupa’da böyle değil hesabı mı yapalım? İlla her şeyi Avrupa’dan mı kapalım? Türk Milleti üç kıtaya hükmetmiş, derin bir mazisi var. Devlet geleneği olan bir ülkeyiz. Kendi içimizde bir adalet duygusu bulamıyor muyuz?”
BAKAN GÖNÜL DE YASAMAYA İŞARET ETTİ
Yargıda çift başlılık ve AYİM’in yapısı konularında Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül de, yasama organına işaret etti. Bakan Gönül’ün, Ankara Temsilcimiz Yener Dönmez’in konuyla ilgili sorusu karşısında, “Bu işi anayasa profesörlerinin daha iyi bileceğini” söylemesi, anayasa değişikliğinin zorunlu olduğunu gündeme getirdi.
YENİ AKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.