İşte vatandaşın gerçek gündemi
FAZIL ARCA / ANALİZ
Enerji Bakanı Taner Yıldız benzine yapılan bu zamla ilgili açıklamasında ''Bizim piyasaya müdahale etmemiz söz konusu değil. Ne benzin ne motorin ne de LPG piyasasına müdahalemiz söz konusu olamaz'' İfadelerini kullandı. Bakan Taner’in bu açıklaması büyük tepki topladı. Vatandaşa göre bu durum açıkça ‘aczin’ itirafı.
NEYKEN NEYDİ?
Zira Türkiye petrol üreten ülkelere en yakın ülke olmasına rağmen (bu durum ulaşım maliyetini düşürüyor) benzinin en pahalı satıldığı ülke konumunda. Üstelik petrolün varil fiyatı 150 Dolar’ı bulduğunda bile benzin litre fiyatı 4 TL değilken, şu an varil fiyatı 90 Dolar olmasına rağmen Türkiye’de benzin litre fiyatı 4 TL’nin üstünde.
1 varil ham petrol 150 dolarken, Türkiye’de 1 litre benzin 3.34 TL'ye satılıyordu. Petrolün varili 40 dolarlara kadar düştü ancak benzin Türkiye'de ucuzlamadı. Aradaki fark vergi artışı ile kapatıldı. 1 varil petrol 80 dolardan 88 dolara çıkınca benzine son 1 haftada ikinci zam geldi. Türkiye'de vatandaşın satın alma gücü hepsinden az olmasına rağmen Avrupa'nın açık ara en pahalı benzinini kullanıyor.
Enerji Bakanı ne kadar “Bizimle ilgili bir şey değil” dese de, devletin koyduğu vergiler birim fiyatın yükselmesine neden oluyor. Bugün bu 4 TL’nin yaklaşık 2.6 TL’sini vergiler oluşturuyor.
VATANDAŞIN TEPKİSİ
Benzine yapılan zamdan sonra bizlere gerek telefonla gerekse e-postayla ulaşan yüzlerce okuyucumuz haklı olarak bu durumdan yakınıyor. Hatta bazıları bizlerin bu zammı hükümeti desteklediğimiz için yeterince gündeme getirmediğimiz şeklinde ithamlarda bile bulunanlar oluyor.
Bize gelen görüşler ağırlıklı olarak şu yönde: “AK Parti Hükümeti demokratikleşmeden sağlığa, eğitime, konut edindirmeye, ulaşıma kadar 80 yıllık Cumhuriyet tarihinin gerçekleştiremediği hizmetleri 8 yılda gerçekleştirdi. Ancak dar gelirli insanların alım gücü konusunda istenilen netice bir türlü sağlanamadı. 70 milyonun tamamını ilgilendiren son benzin zammı da alım gücü düşük insanları daha da zor durumda bıraktı. Zira benzine yapılan zam, ulaşıma, ekmeğe ve daha birçok şeye zam anlamına geliyor.”
HESAP İŞLETİM ÜCRETİ
Tepki toplayan sadece benzin zammı konusu değil, tepkili milyonlarca insanı ilgilendiren bir diğer konu ise bankaların haksız bir şekilde aldığı hesap işletim ücreti.
TOP BAKANLAR KURULU’NDA
Birçok banka, kendisiyle tek ilişkisi kredi olan, sadece taksitlerini ödeyen bir kredi müşterisinin hesabından dahi hesap işletim ücreti alabiliyor. Ekonomi Yazarımız Hüseyin Deniz, bu keyfilikte bankaların nerden güç aldıklarını şöyle ortaya koyuyor: “Bakanlar Kurulu, bankaların müşterilerden alabilecekleri ücret ve komisyonları düzenleme yetkisini 2006 yılında Merkez Bankası’na devretti ve Merkez Bankası da hemen aynı yıl bir tebliğ yayınlayarak özetle ‘bankalar müşterilerden alacakları ücret ve komisyonların niteliklerini ve sınırlarını serbestçe belirleyebilirler’ hükmünü ilan etti. ‘Kimden ne ad altında olursa olsun, ne ücret alabiliyorsanız almakta serbestsiniz, karışmıyorum’ şeklinde de özetlenebilir bu karar. Bankalar bu ücretin alınmasını Merkez Bankası’nın bu tebliğine dayandırıyorlar.
Verilen bankacılık hizmetlerindeki ‘operasyonel maliyetler için’ alındığı iddia edilen bu ücret nereden bakılırsa bakılsın, zorlamayla yasal bir temele oturtulsa dahi, etik değildir. Bu ücreti hiç almayan bankalar olduğu gibi alınan ücretler arasında da %300’ü aşan farklar da bu ücretin belli bir maliyeti karşılamaya yönelik, rasyonel hesaplamalara dayandırılarak ilan edilmiş bir ücret olmadığını kanıtlıyor. Zaten uygulamada hesap işletim ücreti, buna itiraz ederek hakkını arayan müşterilerden alınamıyor.”
MAAŞLAR MASRAFSIZ BANKAYA YATABİLİR
Kamuda ve özel sektörde çalışanların maaşları anlaşmalı bankalara yatıyor. Bankalar yatırılan bu paranın hem faizinden kazanıyor hem de vatandaştan (icat ettiği) hesap işletim ücreti adı altında para alıyor. Aslında hesabı işleten kendisi iken, bir de paranın sahibinden komisyon alıyor. Bizleri arayan okuyucularımız ağırlıklı olarak gündeminde olan bir diğer konuda bu. Kamuda çalışan bir okuyucumuzun şu tepkisi hayli dikkat çekici: “Ben hesabımın bankaya yatırılmasını istemiyorum. Çünkü paramın kesilmesini istemiyorum. Eğer yatacaksa da benim istediğim bankaya, hesap işletim ücreti almayan bankaya yatmasını istiyorum.”
Okuyucularımızın bu tepkilerine kayıtsız kalamayacağımız için, bu durumu hükümetin ve ilgili bakanların dikkatine sunuyoruz. İnşallah, bunun için gerekli adımlar atılır. Aksi taktirde bu zamlar ve kartlar hükümeti bir sonraki seçimlerde zor durumda bırakır.
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.