Erdoğan: Beyaza siyah diyenler var

Erdoğan: Beyaza siyah diyenler var
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin AB sürecinde tam bir kararlılıkla yoluna devam ettiğini söyledi. Erdoğan CHP'nin muhalefet anlayışını da eleştirdi.

Başbakan recep Tayyip Erdoğan, katıldığı Karma İstişare Komitesi toplantısında bir konuşma yaparak Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinde her hangi bir yavaşlama sözkonusu olmadığını söyledi. Türkiye'nin gerek bu süreçte gerekse kendi içindeki sorunları aşma noktasında önemli mesafeler katettiğinin altını çizen Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından önemli ayrıntılar şöyle:

OYUN İÇİNDE YERİ KULALLAR OLMAZ
"Türkiye’nin AB'ye katılım konusunda en küçük bir çekincesi bulunmuyor. Reformların hız kestiği yönündeki eleştirilere katılmıyorum. Aynı kararlılık ve heyecanla yolumuza devam ediyoruz. Buna paralel olarak AB tarafında da gelişleler yaşandı. Fransa’daki seçim adeta Türkiye üzerinden devam etti. İmtiyazlı ortaklık kavramı çeşitli vesilelerle gündeme geldi. Halbuki AB müktesebatında böyle bir şey yok. Bu oyun içinde kural değiştirmektir. İki ülke başını çekti ama başarılı olamadılar henüz. Bu süreçte kafaları karıştırırken halkıma yönelik kanaetleri olumsuz etkilemeye başladılar. Halkımın bakışı bugün çok farklı. Bu bir güven kaybıdır. Bunun nedeni Avrupalı dostlarımızın açıklamalarıdır. AB’nin de bize katacağı şeyler var. Ama artık hiçbir ülke tek başına yol alamaz. Artık dünya büyük bir köy haline gelmiştir. Eğer biz küresel yapılanmanın içinde ekonominin küreselleşmesini, demokarasinin küreselleşmesini, barışın küreselleşmesini konuşuyorsak o zaman kimse kalkıp da oyun içinde yeni kurallar üretmemelidir."

AB'YE SAMİMİYET ÇAĞRISI
"Modern dünyayla entegrasyona geldiğimiz zaman AB ülkelerinin ciddi bir sayıdaki ülkesinin çok çok önündeyiz. Kopenhag kriterlerinde de onların bir çoğundan ileriyiz. Coğrafi olarak AB kıtasında olamayan ülkeler var. Bunu neyle izah edeceksiniz. Bu gelinen notkada AB müktesebatı içindeki başlıkları yerine getirememiş ülkeler var. Bunu nereye koyacaksınız. Dürüst ve samimi olmak gerek. Bunu başarırsak dünyaya çok katkı sağlarsınız.Bu Türkiye'nin AB'ye katılımı ile olacaktır. Bu süreç AB'nin çok daha güçlü hale gelmesini sağlayacaktır. Oturup konuştuğumuz zaman hemfikir olduklarını söylüyorlar Ama adım atmaya geldiği zaman bir gelişme olmuyor. Biz hükümet olarak bugüne kadar asla mazeret üretmedik. Böyle bir yaklaşımımız yok. Tüm bunlara rağmen reformları gerçekleştirme noktasında belirlediğimiz takvime sadık kaldık. Hedeflerimize doğru kararlı adımlarla devam ediyoruz."

CHP'Lİ MUMCU'NUN TUTUMUNU ELEŞTİRDİ
"Bir yıldan kısa bir süre içinde 35 fasılda tarama sürecini tamamladık. 2007 yılında yeni müzakerele başladık. Bir fasılda müzakere hem açıldı hem kapandı. 5 başlıkta müzakereler devam ediyor. Bunların kısa sürede tamamlanacağını umuyorum. Bunlar AB tarafından yürütülen takvim çerçevesinde devam ediyor. Biz ev ödevimizi eksiksiz hatta fazlasıyla yaptık. Nisan 2007 müktesebata uyum programında belirlenen takvim çerçevesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunlar çok önemli AB tarafından özellikle alınmış kararları söylüyorum. Bunlardan tamamen bağımsız olarak kendi ev ödevimizi hazırladık. Atılan adımlar ve görüşmeler sonucunda bu çalışmaları yaptık. 301. madde ile ilgili düzenlemeleri yapacağız. Ancak Meclis Başkanlığı'na vekalet eden şu andaki başkanvekili bunu komisyona havale etmedi. Biz zamanla yarışıyoruz. İstiyoruz ki bir an önce bunları masadan kaldıralım. Ama yarın Meclis Başkanımız dönüyor. Döner dönmez bunu komisyona havale edecektir. Bu bir maddelik olan düzenlemeyi süretle inşallah çıkartacağız. Burada farklı bir düzenleme geliyor. Cumhurbaşkanının iznine bağlı bir fark bu. Cumhurbaşkanı müsade ederse bir kişi hakkında dava açılabilecek. türklük kavramı yerine Türk Milleti kavramı getiriliyor. Bazılarının eleştirileri var. Ya maddeden haberleri yok. Türklükle Türk milletini nasıl bu kadar açık çizgilerle bir birinden ayırıyorlar. Anlamıyoruz. Anayasamızın ruhunda bir etnik milliyetçilik yok. Vatandaşlık bağıyla ülkede bir bağlantının varlığını gündeme getiriyoruz. Bu anlayışta samimiyet dışı arayışlara girmeyi kınıyorum."

KARARLILIĞIMIZDA EN UFAK BİR AZALMA YOK
"Eleştirilerin asla suç oluşturamayacağını buraya koyuyoruz. Ceza daha önce 1 ila 3 yıl arasındaydı şimdi 6 ay şeklirde düzenleyeceğiz. Kapsamlı bir anayasa düzenlemesi ile ilgili hazırlıkelarımız sürüyor. GAP ile ilgili eylem planımız hızla sürüyor. Tüm bu yapılanlar ışığında insaf sahibi her kesimin AB kararlılığımızı bir kez daha değerlendirmesi gerektiği inancındayım. Bir kez daha ifade etmek istiyorum. AB kararlılığımızda en ufak bir azalma sözkonusu değildir. Belirlenen takvim çerçevesinde yolumuza devam ediyoruz. Bu süreçte STK'ların hayati bir rol üstlendiklerini biliyoruz. Türkiye'de de sürecin içinde STK'ların üstlendiği rol çok önemli olmuştur. Her aşamada STK lar hep bir adım önde olmuştur. Türkiye ile AB arasında inişli çıkışlı dönemler oldu. Bu dönemlerde bile Karma İstişare toplantıları devam etti. Sürece en büyük katkı sağlayacak kesim olarak öne çıkıyorlar. Son dönemde Türkiye önemli reformlar ve büyük atılımlar gerçekleştirdi."

"EKONOMİ İLERİDE DEMOKRASİ GERİDE OLMAZ"
"İhracatta son rakamla 114 milyar dolara çıkmış bir Türkiye var. 5 yılda devraldığımız ihracat hacmini çok yükselttik. 5 buçuk senede 78 milyar dolar ilave ettik. Türkiye geriye değil ileriye doğru gitmiştir. Bunları görmezden gelemeyiz. Eğitim, sağlık, ulaştırma, emniyette tarihi nitelikte reformlar yaptık. Türkiye'nin itibarını büyüttük. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir niteliklerini yaşaşan ve yaşatan bir hükümet iş başındadır. Sadece laik, sadece sosyal, sadece hukuk devleti değil, bunların tamamının bir arada olduğu bir devlet olacağız. Biz bunu başardık. Demokrasi ve ekonomiyi atbaşı götürmek zorundasınız. Ekonomi ileride demokrasi geride olmaz. Tersi de olamaz. İleri demokrasiye doğru adımlarımız sürüyor. Yeterli değil bulunduğumuz nokta. Ekonomide artık birinci ligde oynayan bir takımız. Sosyal devlet olma noktasında 5 senede 290 bin konut yaptık. Biz bunlarız neden yapıyoruz. Kentlerimizi modern çağdaş bir hale getirmemiz gerekiyor. Kentsel dönöşümlerle bu çalışmalar sürüyor."

AK PARTİ'NİN KİTABINDAKİ ÜÇ YASAK
"Partimizin ve hükümetimizin bir başka önemli özelliği var. Biz Türkiye'nin 81 vilayetini kuşatan bir partiyiz. 80 ilin tamamından milletvekili çıkartan tek parti biziz. Halkımız görüyor her şeyi. Üç şey bizim için çok önemli. Etnik, böygesel ve dinsel milliyetçiliğe karşıyız. Bu üç şey benim ve partimin kitabında yasaklıdır. ülkede 36 ya yakın etnik unsur var. Hepsi bizim canımız ciğerimizdir. Ama hepsinin ortak noktası TC vatandaşı olmalarıdır. Ayırım asla bunların arasında yaşanmadı. Bölgesel millyietçilik, bir bölgeye yatırım yap, birine yapma. Ülkenin 780 bin km karesi aynı refah ortamını bulacak. Daha önce doğu ve güneydoğuda, karadenizde, ortaanadoluda ilköğretimde bilişim teknoloji sınıfı kuracaksınız, yok böyle bir şey. Şimdi ise, ülkemin hemen hemen her okulunda bilişim teknolojisi sınıfı vardır. Yüzde 95 ilköğretim ve ortaöğretimde hızlı internet sistemi kurulmuştur. 550 bin bilgisayar dağıttık okullarımıza. Zengin fakir ayırımı yapmaksızın sıralarının üzerinde öğrencilerimiz kitaplarını buluyor. Sosyal devlet olmanın gereği budur. Demokratikleşme ve istikrar konusunda kararlı ve net bir duruş sergilemeseydik bu başarılara ulaşamazdık. Sivil toplum olmadan demokrasi olmaz. Demokrasinin olmadığı yerde de sivil toplum örgütlerinden de bahsedilemez. Örgütlenme özgürlüğü bizim özgürlükler paketimizin içinde önemli bir yere sahiptir. Demokrasiye giriş dersinden sürekli bütünlemeye kalarak standartlarımızı yükseltemeyiz. Türkiye kırılgan bir siyaset, ekonomi ve demokrasi ile çağdaş uygarlık seviyesine çıkamaz."

"SİYAHA BEYAZ DERSENİZ ÜLKE KAYBEDER"
"Bugünkü tablo siyaset kurumu ve demokrasinin güçlenmesinin bir sonucudur. Demokrasinin tüm unsurlarının medyanın ve STK'ların kendilerini vareden bu konuda son derece hassas olması gerekiyor. Eleştirilmekten yana bir kaygımız yok. Tam tersine faydalı eleştirileri kendimize yol gösterici olarak görüyoruz her zaman. Hükümet olarak biz bir adım atacağız. Herkes çıkacak bu adımımıza yönelik eleştirilerini ve haklı tepkisini demokratik sınırlar içinde serbestçe yapacak. Bu da bizim adımlarımızın daha kaliteli sonuçlar doğurmasını sağlayacak. Ancak bu yaklaşımın her meselemizde gösterilmesi arzumuzdur. Şurası beyaz, bu beyaza siyah deme gayreti içerisine girmeyi anlamakta zorlanıyoruz. Bu beyaz, buna siyah denilir mi. Ben muhalefetim buna siyah demek zorundayım diyemezsin. Bunu dersen ülke kaybeder. Olaylara biraz da metematik esasına göre bakmak gerek. Siyaha beyaz derseniz ülke kaybeder. Üreterek, istihdam yaratarak, yatırımlar yaparak geleceğe bakmalıyız. Gelin burada bizi eleştirirken, kendimizi çek etmemizi isterken; bize bu tavsiyede bulunanlara söylüyorum, bunu önce bir kendinde de yapıp acaba biz de nerde yanılıyoruz diye gözden geçirdikten sonra inanıyorum ki bu ülkemizi hep beraber kalkındırmamıza yarayacaktır. Kimse bu makamlarda kalıcı değildir. Biz emanetçiyiz. Milletin emanetçisiyiz. Ama STK'ların başında olanlar da emanetçi. İstiyoruz ki, bir şairimizin ismi ile müsemma "Baki kalan gökkubbede hoş bir sedadır" mesele bu. Ölüp gittikten sonra da aynı şekilde o hoş seda ile anılmak var. Böyle bir başbakanımız, belediye başkanımız, valimiz vardı. çok gayretli çalışmaları oldu. Bunun tam aksini söylemek mi güzel."

"BİZ DEMOKRASİMİZİN GELİŞMESİNDEN YANAYIZ"
"Beni inanıyorum ki hep birlikte AB yolunda kararlılıkla giderken Türkiye'nin iyi anlaşılacağına inanıyorum. Bu konudaki desteklerinize her zaman ihtiyacımız olacağını düşünüyorum. Daha güçlü bir ekonomik yapıya sahip olma yolunda da mücadelemizi sürdüreceğiz. Daha güçlü bir sosyal yapıya sahip olma yolunda da kararlı olacağız. Biz demokrasimizin güçlenmesinden yanayız. Bu uğurda gereken her şeyi yapmaya devam edeceğiz. Bizim olmazsa olmazımız budur. Geleceğe yönelik büyük hedeflerimiz, hayallerimiz var. Bunun için azmimiz var. Umudumuzu her daim diri tutacağız."

habervaktim

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.