Önce orman yakıldı sonra havuz yapıldı
İŞTE O YANGIN RAPORU: “Kampusun güney doğu tarafında Dumlupınar Bulvarına cephe kısmına kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin attığı ısı kaynağından yangının çıktığı tahmin edilmekte olup, Adli makamlarca tetkiki uygun olacaktır.”
MUHTEŞEM BİR ALANA HAVUZ: Burası “şüpheli” orman yangınının meydana geldiği alan. Yola cepheli, Adliye’nin tam karşısında ve lojmanların az ilerisinde meydana gelen orman yangını havuzun yapımına da vesile olmuş!..
Terör olaylarıyla gündeme gelen ve kurtarılmış bölge haline getirildiğine dair iddiaların odağında yer alan Akdeniz üniversitesi’ndeki çalışmamız sırasında görüştüğümüz ismi mahfuz üniversite personelinin “Orman yangınına dikkat” uyarısıyla karşılaştık. Konunun biraz üzerine gittiğimizde, geçtiğimiz yıl kampusun ormanlık alanında “esrarengiz bir yangın” meydana geldiğini öğrendik. Yangın; Arberatum-Botanik Park olarak isimlendirilen bir bölgede meydana gelmişti. Bir tabiat müzesi niteliğindeki paha biçilmez alan, içindeki canım ağaçlarla birlikte yakılarak yok edilmişti. Başörtülüleri yaklaştırmadığı kampus alanına silahların girmesine seyirci kalmasından dolayı eleştirilen üniversite yönetimi, geçtiğimiz yıl da, “sabotajcılara” mı seyirci kalmıştı? Şehrin göbeğindeki ormanlık alanın 45 dönümlük “en kıymetli bölümü” nasıl yakılmıştı?.. Bu işi “kasten” ya da “dikkatsizlik sonucu” yapanlar, kampusu çepeçevre saran güvenlik kameralarına yakalanmamış mıydı?.. Konu hakkında ne gibi bir adli takibat yapılmıştı?”
BöLGEDE İNCELEME!..
Bölgenin güvenlik tarafından kontrol altına alınmış olması dikkatimizi çekti. Güvenliği atlattıktan sonra girdiğimiz “yangın alanında” çok daha dikkat çekici bir manzarayla karşılaştık. Alanda iş makineleri faaliyet gösteriyordu. Faaliyet alanı da; adımlayarak ölçtüğümüz muhteşem havuzdu!..
GöZALABİLDİĞİNE!..
Boyu 287 eni 49 adım gelen muhteşem havuzun kabataslak 8 dönümlük bir alanı kapladığını fark ettik. Derinliği 1.5 metre olan havuzun ortalarında, “adacıklar” yer alıyordu. Burası, bir yıl öncesi “esrarengiz orman yangını”nın meydana geldiği alandı. “Ne tesadüf! Tam da yangın çıkması gereken yer yanmış” diyenler oldu, itibar etmedik!..
DOĞRU İTFAİYEYE
Yangının böylesine muhteşem bir “eserin” (!) inşasına vesile olması, Antalya İtfaiye Daire Başkanlığını ziyaret etmemizi gerektirdi. İtfaiye Daire Başkanı Ali Fuat Uslu’ya “yangını” hatırlattık. Bu bölgenin Arberatum-Botanik Park olduğunu, binbir çeşit ağacın burada yetiştirildiğini belirten Uslu; “Tabii, biz ihbarı alır almaz elimizden geleni yaptık. Ancak, maalesef çevre zenginliğimiz böyle gitti” diye konuştu. “Yangının çıkış sebebi hakkında” sorular yönelttiğimiz Uslu bu konuda bir şey söyleyemeyeceğini ifade edince, yazılı başvuruda bulunduk: “İtfaiye Daire Başkanlığına-Antalya: Bir çalışmamızdan dolayı Akdeniz üniversitesi kampusunun Ormanlık Alanı’nda geçtiğimiz yıl meydana gelen yangına ilişkin raporun bir örneğinin tarafımıza verilmesini arz ederim.”
üNİVERSİTE YöNETİMİ ADLİ MAKAMLARA BAŞVURDU MU?
19.07.2007 tarihli Yangın Raporu’nda şu ifade dikkat çekiyordu: “Kampusun güney doğu tarafında Dumlupınar Bulvarına cephe kısmına kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin attığı ısı kaynağından yangının çıktığı tahmin edilmekte olup, Adli makamlarca tetkiki uygun olacaktır.”
REKTöRLüĞE BAŞVURDUK AMA...
Raporda, adli makamlarca tetkik ihtiyacına vurgu yapılıyordu. “Adli makamlara başvuru oldu mu?” sorusunun cevabını almak amacıyla İtfaiye raporu eşliğinde Akdeniz üniversitesi Rektörlüğüne gittik. Yangının ve sonrasında bu alanda devasa bir havuz yapılıyor olmasının dikkatimizi çektiğini belirttik ve konu hakkında rektör Mustafa Akaydın’la görüşmek istediğimizi bildirdik. Rektörün yerinde olmadığı ve görüşme talebimizin kabul edilmesi halinde, bize bildirileceği belirtildi. Yarım saat sonra telefonla arayan üniversite Basın Halkla İlişkiler Müdiresi Akgün Keskin; “Randevu talebinin karşılanmasının mümkün olmadığını” bildirdi. Bunun üzerine rektör Akaydın’a bir faks mesajı gönderdik. Mesajda şu bölümün altını özellikle çizdik:
“Yangın raporunda, ‘Kampusun Güney-Doğu tarafında Dumlupınar Bulvarına cephe kısmına kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin attığı ısı kaynağından yangının çıktığı tahmin edilmekte olup, Adli makamlarca tetkiki uygun olacaktır’ ifadesi yer almaktadır. üniversite yönetimince Adli mercilere başvurulup vurulmadığı ve bulunulduysa ne gibi bir netice alındığı konusu da yapacağım haber açısından önem taşımaktadır.”
VE REKTöRüN CEVAP(!) YAZISI!..
Aü Rektörü Mustafa Akaydın faks metnimize bir gün sonra cevap gönderdi. Ancak, rektörün imzasını taşıyan metinde, “esas sorunun” cevabı yer almıyordu. Yeni havuz çalışması hakkında “maliyetlere” girmeksizin bilgi veren rektör, altı çizili olarak gönderdiğimiz, “üniversite yönetimince Adli mercilere başvurulup vurulmadığı ve bulunulduysa ne gibi bir netice alındı” sorusunu cevapsız bırakıyordu.
BİR KEZ DAHA
Bu büyük eksiklik üzerine, rektöre bir yazı daha gönderdik. Ve “Adli makamlara başvuruda bulunulup bulunulmadığı”na dair soruya cevap verilmediğini hatırlattık. Görevlilerin sahibine ulaştığını bildirdiği yazımıza, rektör henüz bir karşılık vermedi. Hukukçular; “Yangın raporu, olayın sabotaj sonucu meydana gelmiş olabileceğini gösteriyor. Bu durumda, rektörlüğün kamera kayıtlarıyla birlikte adli makamlara başvurması gerekirdi. Tamamı kameralar tarafından takip edilen bir alana birileri geliyor ve yangın çıkartıyor. Sonra da, buraya büyük bir havuz yapılıyor. üniversite yönetimi, Adli makamlar nezdinde konuyu hassasiyetle takip etti mi? Bu konu son derece önemli. Burada YöK’e de düşen bir görev var: Rektörlüğün bu tabii mirasımızın çok nadide bir bölümünün yok olmasına sebep olan şüpheyi yangından dolayı itfaiye raporu doğrultusunda Adli makamlara başvurup başvurmadığı konusunun aydınlığa kavuşmasını sağlamalı ve varsa ihmali bulunanlar hakkında soruşturma açmalıdır” dediler.
(Serdar Arseven / Mevlüt Peker - Vakit)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.