Gerçeker: Elimizden gelen budur!

Gerçeker: Elimizden gelen budur!
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, tartışmalı tahliyeler ile ilgili açıklamalarda bulundu. İş yükünden yakınan Gerçeker, taleplerini siyasi iradeye ilettiklerini ancak her hangi bir cevap verilmediğini öne sürdü. Gerçeker, gelinen durumla ilgili olarak da "

Gerçeker'in konuşmasının önemli ayrıntıları şöyle:

2005 yılında da, 2010 yılında da daire sayımız aynı ama dosya yükü arttı. Olayın boyutu çok büyük. Bu kadro ile ne kadar çaba sarfetseniz yeter. 6 ek daire kurulması talebinde bulunduk. O zaman siyasiler böyle bir yapılanmayı ön görmedi. Bölge adliyelerinin kuruluşu 2010 yılına ertelendi. 2010 yılında bölge adliyeleri faaliyete geçmeliydi ama geçmedi. Yunanistan'da bile bizim 3 katımız hakim var. 

Bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçecekse daire sayısının artmasına gerek yok. İstinaf mahkemeleri konusunda çok geri kaldık. Hiç bir zaman yanlış olan bir şeyi kamuoyuna empoze etmeye çalışmadım. Benden başka hiç kimse açıklama yapmadı. Ben bazı arkadaşlarıma kamuoyu yanlış anlamasın diye onlara da izin verdim. Benim yaptığım araştırma var. Deniliyor ki, bu dosyalar önemli dosyalar. Neden bunun çaresi aranmadı. Bu doğru değil, altını kırmızı kalemle çiziyorum. Bütün arkadaşlarımız bu dosyalar geldiği zaman gerekli işlemleri yapmışlar. Ama her dosyanın bir inceleme prosedürü var, yasal bir inceleme süresi var. Eğer duruşma talep ediliyorsa bunu yapmak zorundasınız, tarafları getirmek zorundasınız. Tebligatların gidip gelmesi zaman alıyor. 

Başka işler de var yapılacak. Tartışılan dava 85 klasörden oluşuyor. Öncelikli dosyalar zaman aşımı ile ilgili dosyalardır, memur dosyalarıdır. Bunlara her zaman öncelik veriyoruz. Bunları benim söylememe bile gerek yok. Bunları iyi bilirler. Arşivlerde arkadaşlarımız maskeleri ile bütün tutuklu dosyalarını didik didik ediyor. Her dosyanın kendine göre değişik yapısı ve kapasitesi var. Önemli olan sorunu çözebilmek. Sorun nedir. Adalet Bakanlığı'nın açıklamalarından bir öneri paketinin olduğunu duyuyoruz ama bizim bir bilgimiz yok. Fedakarca çalışılıyor ama 20 bin dosyanın bitirilmesi çok zor. 

Bunların çaresini üretmek zorundayız. Ama bu çareyi bizim kendi başımıza yapmamız mümkün değil. Bunların bir devlet politikası olarak ele alınıp çözülmesi gerekir. 

Elbetteki eleştirilebilir, ama eleştiri yapılırken ben istiyorum ki herkes elini vicdanına koysun. Gidin dairelere bakın her kes görevinin başında, öncelikli olarak da tutuklu dosyalarıdır. Bizim elimizden gelen bu. 

Bunlar acı gerçekler ama söylemek zorundayız. 50 bin dosyanın daha zarfı açılmamıştır, çünkü yerimiz yok. Yeterli hakim ve savcı olmayınca bunlar devam eder. AB ilerleme raporunda bu konuda eleştiriler var. Biz size para verdik, bölge adliye mahkemelerini kuramadınız diye eleştiriyorlar. 

O günkü şartlarda niye talepte bulunduğumuzu söyledim. Bugün de açıklıyorum, bölge adliye mahkemeleri kurulacaksa daire sayısını arttırmaya gerek yok. Ne kadar daire kurulacaksa o kadar tetkik hakimine de ihtiyacımız var. 

Ortalama her yıl yüzde 20 oranında iş artıyor. Seneye daha da artacak. Dünyanın hiç bir yerinde bu kadar hantal bir yüksek mahkeme olmaz. 

Kimseye cevap verme durumunda değilim, karşılıklı polemiğe girme durumunda da değilim. Ben somut delillerle konuşuyorum. 

SORUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN TALEPTE BULUNDUĞUNUZU SÖYLEDİNİZ, HÜKÜMETTEN NE CEVAP ALDINIZ?
Biz talepte bulunduk ama bize her hangi bir cevap verilmedi. Bunun dışında siyasi iradenin ne düşündüğünü bilemiyorum. Bu konuda konuşmak istemiyorum. 

YARGITAY'DAKİ DAİRE SAYISININ YARGITAY SEÇİMİ İLE İLİŞKİSİ VAR MI?
Varsayımlarla burada polemiğe girmek istemiyorum. Önemli olan bu sorunun çözülmesidir. 

Tutukluluk süresi AB normlarına göre çok uzun. Haksız eleştirilerden ötürü çok üzülüyorum. Yargıtay'ın iç işleyişini iyi bilmek lazım. 

OLAYIN İDEOLOJİK VE SİYASİ BOYUTLARI DA VAR... BAZI DAİRELERİN SES KAYITLARI YANSIDI. İLGİNÇ DİYALOGLAR GEÇTİĞİNİ BİLİYORUZ
Yargı dedim ki siyaset üstü olması gereken bir mesele. Vardır yoktur bilemiyorum. Yargının siyasallaşması demek tarafsızlığını yitirmesi gerek. Bugün bu siyesete zarar verir yarın başka bir siyasete zarar verir. 

ÖMER FARUK EMİNAĞAOGLU, OSMAN KAÇMAZ, İLHAN CİHANER DOSYALARINDA OLDUĞU GİBİ YAPILAMAZ MIYDI?
Buranın işleyişini tam olarak bilmeden değerlendirme mümkün değil. Yerel mahkeme bir karar vermeden dosyayı nasıl gönderecek. Yargıtay'ın yetkisi temyiz edilen dosyaya bakmak. Fiili imkansızlıklar nedeniyle bu dosyanın zaten karara bağlanması mümkün olmamıştır. 

HABERVAKTİM.COM

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.