İmamlar da tepkili!

İmamlar da tepkili!
Tam 46 yıl padişahlık yapan, Osmanlı İmparatorluğu’na tarihinin en parlak dönemlerini yaşatan, Divan-ı Hümayun’u "besmele" ile açan, namazlarını asla aksatmayan, Kanuni Sultan Süleyman’ı yanlış tanıtan bu diziyi nefretle kınıyoruz...

Tam 46 yıl padişahlık yapan, Osmanlı İmparatorluğu’na tarihinin en parlak dönemlerini yaşatan, Divan-ı Hümayun’u "besmele" ile açan, namazlarını asla aksatmayan, at sırtında fetihlerle ömrünü tüketen ve bir Avrupa seferi esnasında ruhunu Allah’a teslim eden muhteşem Kanuni Sultan Süleyman’ın, her gece için ayrı bir kadın seçen ve seçtiği kadını içki içerek bekleyen bir kişi olarak gösterilmesini son derece çirkin ve yakışıksız bir davranış olarak görüyor ve bu durumu nefretle kınıyoruz.

Bize göre bu; resmen tarihe haksızlık olup, gerçekleri açıkça çarpıtmaktır. Tarihi bu şekilde tahrif etmek, tarihi şahsiyetleri yanlış tanıtmak kesinlikle doğru ve kabul edilebilir değildir. Bir padişahı zampara ve eşcinsel olarak tanıtmak asla gerçeklerle örtüşmediği gibi insaf, adalet ve vicdan ölçülerine de sığmamaktadır.

Söz konusu filmin adı ile içerdiği görüntüler tam anlamıyla birbiriyle çelişmektedir. Filmde verilen bu tür iğrenç mesajlar tam anlamıyla bir rezalettir. Kanuni Sultan Süleyman’ı doğru tanıtmayan bu ‘Muhteşem Yüzyıl’ isimli dizisinin ilk bölümündeki sahneler tam anlamıyla tarihe bir ihanetir. Reyting kaygısıyla hazırlanmış bu filmin gerçekleri ortaya doğru koymak gibi bir derdi olmayıp, senaristinin de ifadesinden anlaşıldığı üzere sansasyon peşinde oldukları açıkça görülmektedir.

Tarihine, kültürüne bu kadar yabancılaşabilen kimselerin Kanuni gibi bir padişahı İslam ahlakından yoksun, zevk ve eğlence düşkünü bir kimse olarak tanıtmalarının kabul edilebilir hiç bir yanının olmadığı anlaşılmaktadır.

Oryantalist bakış açısı ile hazırlanan bu film konusunda halkımız bilinçli olmalı, kendisini bu vahşi saldırıdan ve yalan yanlış bilgi bombardımanından korumanın yollarını mutlaka bulmalıdır. Bu sadece bir film değil, aynı zamanda bir beyin yıkama operasyonu ve maksatlı bir dezenformasyondur.

Biz diyanethaberler.com olarak buradan, sinema ve film endüstrisinde yer alan ancak dinine, kültürüne, medeniyetine ve tarihine saygı ile bakan, bunlara yabancılaşmamış, kendisiyle ve değerleriyle barışık olan inançlı ve dindar kesimleri bu tür filmleri gölgede bırakacak daha etkili ve kaliteli filmler yapmaya, kötü ve kasıtlı hazırlanmış bu tür filmlerin etkilerini silmeye ya da en azından hafifletmeye davet etmeyi bir görev biliyoruz.

Biz diyanethaberler.com olarak sanata ve sanat eserlerine değil, sanat adı altına işlenen rezaletlere ve toplumun değerlerine saygısızlığa karşı eleştiri hakkımızı kullanıyoruz. Bu yanlışlara işaret etmek, insanları insaflı ve adaletli olmaya çağırmak sanata saygısızlık değil, tersine gerçekleri ortaya koyan doğru ve güvenilir sanat eserleri üretmeye açık bir davettir.

Biz özgürlüklerden yana tavır alan diyanethaberler.com olarak elbette yasaklara karşıyız. Ancak kontrolsüz ve denetimsiz hazırlanan, tarihi gerçekleri alenen çarpıtan, insanların bilinçaltlarına yanlış mesajlar veren, insani erdemleri ve ahlakı yok sayan, saf zihinleri bulandıran, yanlış bir tarih ve Osmanlı algısını zihinlere perçinleyen, genç nesillerin ecdadını doğru tanımasının önüne engeller ve barikatlar çıkartan, süfli duyguları marifetmiş gibi sunan, yarım asır boyunca cihana hükmetmiş bir padişahı gözden düşüren, yetişen yeni nesilleri tarihinden ve geçmişinden utandırmayı amaçlayan, gençlerin komplekse kapılarak atalarından nefret etmelerine ve kimlik krizi yaşamalarına yol açan, padişahlara gizli bir düşmalığı enjekte eden böyle bir diziyi ve bu anlayışları şiddetle ve nefretle kınıyor ve protesto ediyoruz.

Elbette RTÜK bu konuda gerekenleri yapmalıdır, ancak 3 günde 5000 şikayet ile bu dizinin kaldırılmasını istemek ve böyle cılız bir tepki ortaya koymak da aslına bakılırsa, bir bakıma utanç verici bir durumdur. Zira milyonları aşan tepkiler ortaya koymak yerine her şeyi sadece yöneticilerden beklemek ve demokratik bir hakkı kullanmaktan kaçınmak son derece talihsiz, ilkel ve yanlış bir tutum olsa gerektir.

Elbette yöneticiler de gerekenleri yapmalıdır. Ancak RTÜK tarafından yasak ve yaptırım kararı alındığında yöneticilerine arka çıkmak ve onların bu kararını desteklemek yerine, bu film vesilesiyle onlara saldıracak olanların yalanlarına ve yönlendirmelerine kanarak tekrar öfkeyi bu yasak kararını alan kurumlara yöneltmek de insafla ve vicdanla bağdaşmayan bir başka gerçeklik olsa gerektir.

Dolayısıyla her şeyi tepedekilerden bekleyen bu kolaycı zihniyetten kurtulmak ve değişime tabandan başlayıp ses getirmek ve yönetimdekilerin ellerine güçlü doneler, deliller ve argümanlar vermek daha insani ve ahlaki bir ödevdir diye düşünmekteyiz. Böyle bir duruş, aynı zamanda bu tür filmleri hazırlayanların da kendilerine çeki düzen vermelerine, bu tür filmler hazırlarken konuyu bir kez daha düşünüp tartmalarına ve kendilerini sorgulamalarına da yol açabilecektir.

Özetle biz, diyanethaberler.com olarak böyle bir filmin senaryosunu yazanları, orada oynayanları ve diziyi çekenleri kınıyoruz. Bu filme destek olarak yayınlanmasına ve reklam vererek ayakta kalmasına katkı sağlayan firma ve şirketleri de boykot etmeye milletimizi çağırıyoruz. Ayrıca demokratik kanalları kullanma konusunda insanımızı daha sağduyulu ve bilinçli olmaya davet ediyoruz. Milleti derinden üzmesi gereken böyle bir filmin yayınlanmasının engellenmesi konusunda çaba göstermenin ise, bu milletin Kanuni’ye olan sevgisinin ve minnet borcunun bir gereği ve sorumluluğu olduğuna inanıyoruz. 08.01.2011

DİYANETHABERLER.COM

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.