''Firavun'' gidecek, çaresi yok!
Bin Ali’nin halk ayaklanması sonucu Tunus’tan kaçmasından sonra, Mısır’da da 30 yıldır ülkesini polis devleti ile yöneten Firavun Hüsnü Mübarek’in iktidarı sallanıyor. Dün Hüsnü Mübarek’in isteği üzerine hükümetin istifa etmesi ve tankların sokaklarda önlem almasına rağmen, Mısır halkı yine meydanlara dökülerek Firavun’un da istifa etmesi için gösterilerini sürdürdü. Güvenlik güçlerinin zaman zaman halka ateş açtığı gözlenirken, gösterilerin başlamasından bu yana 100’den fazla kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Mısır’daki yabancı gözmelciler, ilk defa göstericilerin Hüsnü Mübarek’i devirmek için bu kadar azimli olduğunu gördüklerine dikkat çekerek, Mübarek’in iktidarı bırakmaktan başka çaresi kalmadığını öne sürüyolarlar.
AHSEN GÜZEL
Tunus’tan sonra, Mısır’da da diktatör Hüsnü Mübarek’in iktidarına son vermek için başlatılan ayaklanmanın 5. gününde hükümet karşıtı protestolar gün boyunca sürdü. Diktatör Hüsnü Mübarek’in önceki gece işbaşındaki hükümetin istifasını istemesinden sonra, dün hükümet istifa kararı aldı. Ancak hükümetin istifa etmesi de gösterilerin hızını kesmedi. Ordu ve hükümetin sokağa çıkma yasağı uyarısına ve sokaklara tanklar yerleştirmesine rağmen binlerce kişi başta başkent Kahire, İsmailiye, İskenderiye ve ülkenin diğer şehirlerinde sokaklara dökülerek gösterilerini sürdürdü. Güvenlik güçlerinin dün de göstericilere ateş açması üzerine çok sayıda kişinin öldüğü ve yaralandığı bildirildi. Yabancı kaynaklar ölü sayısının 100’ü aştığını bildirirken, çok sayıda kişinin de yaralandığını, hastanelerde ise yer kalmadığını öne sürdüler.
Mısır’daki yabancı gözlemciler, göstericileri ilk defa Hüsnü Mübarek’i devirmek için bu kadar azimli gördüklerine dikkat çekerek, Mübarek’in iktidarını bırakmaktan başka çaresi olmadığını, onun da akıbetinin Tunus’tan apar topar kaçmak zorunda kalan Bin Ali gibi olacağını öne sürdüler.
DÜN DE EYMELER GÜN BOYU SÜRDÜ
Ayaklanmanın 5’inci gününde de binlerce kişi, Kahire’nin ana meydanı Tahrir’de toplandı. Göstericiler, Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in istifası yönünde sloganlar attı. Mübarek’e karşı protestolar sürerken, polisin başkent Kahire’nin Tahrir Meydanı’nda bir araya gelen göstericilerin yakınlarında ateş açtığı bildirildi. İskenderiye kentinde de, Hüsnü Mübarek’in istifasını isteyen göstericilerle polis arasında çatışma çıktığı bildirildi.
Görgü tanıkları, Mısır ordusunca protesto gösterilerine son vermeleri çağrısında bulunulmasına karşın İskenderiye kentinde bir araya gelen göstericilerle polis arasında çıkan çatışmada, gözyaşartıcı gaz ve gerçek mermilerin kullanıldığını belirtiyor.
ORDU BİRLİKLERİ VE POLİS ARASINDA ÇATIŞMA ÇIKTI
Kahire'de göstericilerin İçişleri Bakanlığı'nı basmak istemesi üzerine önce polis ve göstericiler, daha sonra da ordu birlikleri ve polis arasında çatışma çıktı. Polis ve ordu birlikleri arasındaki çatışmanın göstericileri korumak isteyen ordu birliklerinin İçişleri Bakanlığı’na girmek istemesi üzerine çıktığı belirtildi. Çok sayıda yaralı olduğu belirtilirken, TRT’nin Mısır muhabiri Amr Temmen, çatışmada ölenlerin olabileceğini söyledi.
Sokak protestolarının durmadığı Mısır'da çatışmalar Sina Yarımadası’na da sıçradı.
MISIR MÜZESİ DE YAĞMADAN NASİBİNİ ALDI
Mısır'ın başkenti Kahire’deki yönetim karşıtı gösteriler sırasında ünlü Mısır Müzesi’ne giren yağmacıların, Antik Mısır döneminden kalma iki mumyaya zarar verdiği bildirildi.
Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi Başkanı Zahi Havas, “Bu sabah müzeye geldiğimde dün gece bazı kişilerin müzeyi yağlamaya çalıştığını görünce çok üzüldüm” dedi.
Havas bu kişilerin bilet ofisini de yağmaladığını söyledi. Bu arada, Mısır ordusunun piramitleri turistlerin ziyaretlerine kapattığı bildirildi.
İKTİDARDAKİ PARTİNİN ÜST DÜZEY YETKİLİSİ İSTİFA ETTİ
Mısır’da iktidardaki Ulusal Demokrat Parti’nin üst düzey yetkilisi Ahmed İzz, istifa etti. Devlet televizyonu, ülkenin en zengin iş adamlarından ve Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’in oğlu Cemal Mübarek’e yakınlığı ile bilinen İzz’in istifa ettiğini duyurdu. İzz, protestocuların hedef aldığı isimler arasında bulunuyordu.
SÜLEYMAN, DEVLET BAŞKAN YARDIMCILIĞINA ATANDI
Bu arada Mısır’da istihbarat başkanı Ömer Süleyman’ın devlet başkan yardımcısı olduğu bildirildi.
AHMED ŞEFİK, HÜKÜMETİ KURMAKLA GÖREVLENDİRİLDİ
Öte yandan; Mısır'da Ahmed Şefik, yeni hükümeti kurmakla görevlendirildi. Devlet televizyonu, eski Sivil Havacılık Bakanı ve Hava Kuvvetleri Komutanı Şerif'in, Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek tarafından hükümeti kurmakla görevlendirildiğini duyurdu.
MISIRLILAR ORDUNUN SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINI TANIMADI
Mısır ordusunun ilan ettiği sokağa çıkma yasağının başlamasına rağmen binlerce kişi dün sokaklardan çekilmedi. Ordunun sokağa çıkma yasağını ihlal edenlerin "tehlikede olacağı" yönündeki açıklamasına karşın, bir çok kişinin zırhlı askeri araçların konuşlandırıldığı Kahire’nin merkezinde kalabalık oluşturduğu belirtildi. İskenderiye kentinde de göstericilerin sokaklarda olduğu kaydedildi. İskenderiye’den bir görgü tanığı, Reuters'a yaptığı açıklamada, “Sokağa çıkma yasağı varmış gibi görünmüyor. Yanımda yürüyen binlerce kişiyi görebiliyorum” dedi.
Tunus’ta hiç kimsenin beklemediği bir süreçle, diktatör Bin Ali’nin kısa bir zamanda devrilmesi ve ülke dışına apar-topar kaçışı ile sonuçlanan ayaklanmanın, 30 yıldır Mısır’ı polis devleti ve hileli seçim politikaları ile yöneten Firavun lakaplı Hüsnü Mübarek’in de iktidarını sarsması, ABD ve Batı’nın iflası olarak yorumlanıyor. Halkın çoğunluğu olan Müslümanların iktadara gelmemesi için çeşitli ayak oyunlarıyla işbirlikçi liderleri işbaşına getiren ABD ve Batı; Tunus, Mısır, Cezayir, Yemen ve Ürdün’de meydana gelen iktidar karşıtı ayaklanmalar karşısında derin bir hayal kırıklığına uğradı. Tunus ve Mısır’daki gelişmeler karşısında yön belirlemede zorlanan ABD ve Batılı ülkeler, bir yandan ayaklanan halka destek verirken, el altından da diktatörlere destek veriyor. Son gelişmeleri değerlendiren siyasi uzmanlar, ABD ve Batılı ülkelerin artık ayaklanma olayları yaşanan ülkelerde eskisi gibi kolay kolay at oynamayacağını belirtiyorlar. Tunus’tan sonra işbirlikçilerin kalesi sayılan Mısır’da da Firavun Mübarek iktidarının düşmesi halinde, bölgede en çok İsrail’in huzursuz olacağını belirten analistler, ABD ve Batı’nın işbirliçi-çıkarcı siyasi politikalarının eskisi gibi itibar görmeyeceğine dikat çekiyorlar.
Can kaybı 100’ü geçti
Mısır’da dün ülke genelinde yaşanan gösterilerde resmi rakamlara göre toplam 24 kişinin hayatını kaybettiği 1,115 kişinin de yaralandığı ifade edildi. Mısır yetkilileri ilk olarak Salı'dan bu yana can kaybının 35'e yükseldiğini, ölenlerin 10'unun polis olduğunu bildirdi. Ardından Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada Cuma günkü protestolarda 38 kişinin hayatını kaybettiği ifade edildi. Reuters, hastane kaynakları ve görgü tanıklarının ifadelerine dayanarak toplam can kaybının 74 olduğunu bildirdi. Bu rakamın kesin olmadığı ifade edilen haberde gerçek rakamın 74'ün altında ya da üstünde olabileceğinin altı çizildi. Ölenlerin 68'inin dün Kahire, Süveyş ve İskenderiye'de yaşanan çatışmalarda öldüğü kaydedildi. 2 bin civarında kişinin de yaralandığı tahmin ediliyor. El Cezire ise toplam can kaybının Cumartesi itibarıyla 100’ü geçtiğini öne sürdü. Kanalın muhabiri sadece İskenderiye'de 36 kişinin öldüğünü bildirdi. Reuters Kahire'de bulunan El Damardaş Hastanesi yetkililerinin Cuma günkü protestolarda hayatını kaybeden 30 kişinin hastaneye getirildiğini açıkladığını bildirdi.
Karadavi’den ‘Firavun’a “istifa et” çağrısı
İslam alimi Şeyh Yusuf el Karadavi, Mısır diktatörü Firavun Hüsnü Mübarek'e, görevden ayrılması çağrısında bulundu. Mısır kökenli Katarlı Karadavi, El Cezire televizyonunda yayımlanan konuşmasında, sadece Mübarek'in görevini bırakması durumunda Mısır'daki krizin aşılabileceğini belirtti. Karadavi, halkın "barışçı isyanına" devam etmesi çağrısında da bulundu.
İhvan: Diktatör öyle ya da böyle gidecek!
Mısır'daki ayaklanmanın en önemli aktörlerinden biri olan İhvan'ül Müslimin, diktatör olarak tanımladığı Hüsnü Mübarek'in öyle ya da böyle gideceğini söyledi, ardından taleplerini sıraladı. İhvan'ül Müslimin sözcülerinden Cemal Nasır, örgütün Mısır'daki ayaklanmanın içinde bütün varlığıyla yer aldığını söyledi. 'Diktatör' olarak tanımladığı ve ismini vermediği Hüsnü Mübarek'in mutlaka gideceğini belirten Nasır'a göre, artık Mısırlıların yapacak çok işi var, bunların en başta geleni de Mübarek'in mutlaka gönderilmesi: "Ayaklanan Mısır halkını kutluyorum. Bu gösteriler, tüm Mısırlıları kapsayan çok geniş bir halk ayaklanmasıdır. Ve ülkenin en ücra bölgelerine kadar her yer bu ayaklanmanın içindedir. Bu ayaklanma, sistemin tüm engellemelerine rağmen gerçekleşti. Araya yağmacılar da karıştı ama bunu gerçekleştiren Mübarek rejiminin güvenlikçi uzantıları. Biz ayaklanmanın içindeki kendi kardeşlerimizi sürekli ikaz ediyoruz, bunların englenmesini talep ediyoruz ."
YENİ AKİT
Siz de diğerleri gibi İngilizce konuşabilirsiniz. Nasıl mı ? Tıklayın !
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.