'Bunlarda ar diye bir şey yok!'
İstanbul'da MÜSİAD Genel Kurulu'nda bir konuşma yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, adeta demokrasi dersi verdi. Ekonomik gelişmeleri konu edindiği konuşmasında Başbakan Erdoğan, bazı çevrelerin hükümeti yıpratmak adına akılalmaz yollara başvurduğunu söyledi. Pirinç fiyatlarında yaşanan artışlara da değinen Erdoğan'ın konuşmasından önemli başlıklar şöyle:
"BUNLARIN VATAN SEVGİSİ DİYE BİR DERTLERİ YOK"
“Bir dönem ülkemizde sermayeyi yeşil, beyaz kızıl diye ayırdılar. Sizinkiler bizimkiler diye ayrımcılık yaptılar. Şimdi de yerli-yabancı sermaye diye ayırım yapıyorlar. Şimdi dünyanın nereye gitmekte olduğu konusunda hiçbir fikirleri yok. Oturursun burada, 5 yıl önce hangi noktadaysan orada kalırsın. Bunların vatan sevgisi diye bir dertleri yok.”
"MİSAK-I MİLLİ SINIRLARINA HAPSOLMUŞLAR"
“Şu anda 7 bin vatandaşım Katar’da çalışıyor. Bunları nasıl görmezden gelirsin. Bugün eğer dünyada türk müteahhitleri ABD ve Çin’den sonra 3. sıraya oturduysa bunu görmezden gelemezsin. İlk 500 içinde 22 tane firmamız varsa bunu görmezden gelemezsiniz. Bunların aklı başka yerde. Bunların anladıkları başka. Bunlar hep aynaya bakarak konuşuyorlar. Orada da kendilerini görüyorlar. Uzun zaman Dubai, Katar’da olmamışız. Küçümseyerek bakmışız. Ama İngilizler, Fransızlar gitmiş. Onlar çekmiş sermayeyi. Bugün Bulgaristan’da sadece 2007’de yapılan yatırımımız 600 milyon dolar seviyesindedir. Burada bu neden yapılıyor. Türk müteahhidinin gücünü ispatlaması, dünyaya açılmamız noktasında çok önemli. Ama bunlar maalesef bunun hesabını yapmıyor. TC'nin başbakanı olarak gidiyorsunuz, orada kendi işadamlarını görüyorsunuz, göğsümüz kabarıyor. Bunun için gidiyoruz. İstanbul'dan kalkan her uçakta bir işadamımız aklınıza gelmeyecek ülkelere gidip yatırım yapıyor ve araştırmalar yapıyor. MÜSİAD üyesi işadamlarımızın gittiğimiz her ülkede yatırımlarını görmek bizi mutlu ediyor. Senin işadamın gidecek dünyanın 4 köşesinde üretim yapacak, yatırım yapacak ama sen kendi ülkene yabancı sermayenin gelmesini istemeyeceksin. Bunun bir izahı yok. Batı büyüyorsa böyle büyüyor. Sen uygun zemini hazırlarsan para Türkiye'ye gelir. Bazıları zevkten dört köşe. Ne diyorlar, küresel sermaye yatırımlarında yüzde 85 düşmüş. Neşeleniyorlar. Anlamam mümkün değil. Sermaye ürkektir. Bunun nedenlerini konuşmuyorlar. Öyle bir noktaya geldik ki Misak-ı Milli sınırları içine hapsolmaktan ötürü kendilerine övünç payı çıkarmaya çalışıyorlar. Keşke Misak-ı Milli sınırları olsa. O kadar da değil, bunlan Ankara ve İstanbul'a sıkışmışlar. Kuyu kazmakla, başaranların altını oymakla meşguller”
"LAFLA İŞ YÜRÜMEZ"
"Anadoludaki işadamlarının bir zaman yaşadığı sıkıntıyı biliyoruz. Gölge etme başka bir şey istemem dediler. Bu şekilde başardılar. Birileri Ankara'da oturup her şeyi tasarlamak gibi bir vazife biçmişler kendilerine. Demokrasi bunun için önemlidir işte. Kalkınma, ilerleme, iş, aş için önmeli. Şu son 5 buçuk yılda yaşadıklarımız bile demokrasinin istikrarın, güven ortamının ne derece hayati olduğunu ortaya koydu. Özellile Türkiye'nin son 5 buçuk yıldaki başarıları asla ve asla yaşadığımız kriz dönemleri ile kıyaslanacak boyutta değildir. 2001-2002 yılında bütün göstergeler dibe vurdu. Ama bundan sonraki çüreçte sadece bu iki yıla değil, cumhuriyet tarihine eşdeğer bir gelişme sağlamıştır. Bu demokratikleşme, insan haklarının genişletilmesi ile olmuştur. Bunun herkes tarafından görülmesi gerekiyor. Lafla iş yürümüyor. Siyaset yapma tarzının bunu kavraması gerekiyor. Tribünlere oynayarak işler yürümüyor. Millet bunu acı şekilde tecrübe etmiştir. Üreteceksiniz, eksiği gediği tespit edip gidereceksiniz. Yol açacaksınız. 26 milyon dolardan 480 milyon dolara ulaşmışız Katar ile ilgili yatırımlarda. Artış oranı rekor seviyede. O sermaye gelmesin yeşil, bu sermaye gelmesin beyaz, bu ülkeye gitme, temas kurma. O zaman GSYİH'yi 659 milyar dolara çıkaramazsın. 79 senede 230 milyar dolar. Ama 5 senede üstüne ne kadar eklemişiz. Buralara durup dururken gelinmiyor. İşadamları ile birlikde dolaşıyoruz. Hep birlikte bunu yapıyoruz. Bu bir seferberblik halidir. İsmini bilmediğimiz yerde bugün bir Türk girişimci varsa bunun bir anlamı var. Bunları yapamayınca sofradaki ekmeği büyütemezsin. Yatırımlar neden artıyor, yatırımcı uygun ortama kavuşmuş, para politikaları belli. Türkiye AB yolunda kararlı adımlarla ilerlemektedir. Akşam yat sabah kalk farklı bir ülke yok artık. Umut veren gelişmeler oluyor. Bunu bozduğumuz anda özel sektör yatırım konusunda tereddüt etmeye başlar. Ekonominin tüm aktörleri tereddüt içine giriyor ve harcamaları kısıyor. Ben her konuşmamda vurguluyorum, iyimser bakış hayati derecede önemli. Bunu bozarsanız beklentiler bozulur, kimsenin bunu yapmaya hakkı olamaz. İktidarı, Ana muhalefeti ve muhalefetiyle kimsenin hakkı olamaz."
"İKİNCİ, ÜÇÜCNÜ SINIF DEMOKRASİ İLE BİR YERE VARILMAZ"
"Bunlar devletin malını mülkünü peşkeş çekiyorlar deniyor zaman zaman. Hiç sıkılmadan söylüyorlar. Teknolojisini yenileyemeyen ve sürekli sübvanse edilen kuruluşları özelleştirdik. Sadece IMF'ye ödediğimiz borç miktarı 23,5 dolardan 6,9 milyar dolara düştü. Aradaki farkı hesap edin. sadece IMF. Milli bankamıza geliyorum, Merkez Bankası'na. 26 buçuk millar dolar rezervi vardı biz geldiğimizde, şimdi 72 milyar dolar. Onların lehine olsun diyelim aradaki fark 45 milyar dolar. Sadece nemalar, 13 buçuk katrilyon nema vardı. Biz işçimizin memurumuzun o paralarının tamamını ödedik bitirdik. Yaklaşık bunu da 10 milyar dolar olarak düşünün. Şu ana kadar bizin bu üç kalemde ödediğimiz rakamlar nerede. Bunu görmüyorlar mı? Ayıptır, yazıktır. Yatırımları konuşmuyorum dikkat edin. Biz geldiğimizde yüzde 78 kamu net borç stoku varken yüzde 30'lara düşen bir kamu net borç stoku var şuanda. 22 bankanın fona devredildiği bir Türkiye tam aksine para kazanan finans kuruluşlarının olduğu bir Türkiye haline geldi. Bu sürece nasıl geldiğimiz benden iyi biliyorsunuz. İkinci üçüncü sınıf demokrasi ile varacağımız yer neresidir."
"BUNLARDA AR DİYE BİR ŞEY YOK"
"Şimdi de pirinç spekülatörleri çıktı. Bunlarda ar diye bir şey yok. Depolarda bunları saklamak suretiyle vatandaşa daha pahalı pirinç nasıl satılır. Kuyruğun muyruğun oluştuğu yok. Dert başka, dert bu iktidarı nasıl yıpratırım. Bizim pirincimiz var. Biz vatandaşımızın damak tadını da evelallah kaçırmayız. Ama bu spekülatörlere aldanmayın. Bunların üzerine gideceğiz. Bunları gerekirse ihbar edin. Bunların üzenine milletçe gideceğiz. Hep beraber hesabını sormak zorundayız."
"BİRİLERİ HAPŞIRINCA NEZLE OLAN BİR EKONOMİMİZ YOK ARTIK"
"2002 yılında takipteki kredilerin toplam kradilere oranı, yüzde 17.6. 2007 yılında yüzde 3.5. Bunlar güven ve istikrarı işaret eder. Bunu zedelerseniz, tarih de millet de zedeleyenleri affetmez. Bizim istikrardan, güçlü Türkiye idealinden vazgeçmeimiz mümkün değil. Biz kazanalım da Türkiye ne olursa olsun diyenlerden olmadık olmayacağız. Gerilimin taraftarı olmayacağız. Gerilim çıkarmak, kaos ortamı oluşturmak için gayret gösterenleri hepimiz görüyoruz. Kendi siyasi çıkarları için Türkiye'yi gerenleri net şekilde görüyoruz. Bunlara bundan sonra da aldırmayacağız. Bu kalkınma ivmesinden geri dönüş asla olmayacaktır. Ekonomimiz onca olumsuzluğa rağmen gelişmeye devam ediyor. Biz geldiğimizde petrol 25 dolardı. Şimdi 110 dolar. Türkiye ekonomisi artık birileri hapşırınce nezle olan bir ekonomi değil. Tarihi reformlar gerçekleştirdik, gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Sosyal devlet noktasında bir devrim gerçekleştirdik. Biz işimizi yapacağız. Biz ilerlememiz için gecemizi gündüzümüze katıp gayret etmeye devam edeceğiz. Milletimize başarılar yaşattık. Bunları yaşatmaya devam edeceğiz. Türkiye'nin önü açıktır, şüpheniz olmasın. Yeterki kazanımlarımıza sahip çıkın. Demokrasi konusundaki hassasiyetimizi yitirmeyelim. Bu duruşu muhafaza ettiğimiz sürece çözemeyeceğimiz sorun yoktur. Terörle, mafya ile ve çetelerle mücadelemiz aynı kararlılıkla sürecektir. Milletimiz bize yetki verirken buralarla mücadele edeceksin dedi."
(habervaktim)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.