ABD Londra'yı neden bombalattı?
Irak işgali nedeniyle İngiliz kamuoyunun kendisine karşı sürdürdüğü muhalefete 4 yıl dayanabilen Blair, 2007'de istifa etmek zorunda kaldı.
11 Eylül 2001'de ABD'de İkiz Kulelere yapılan saldırıları bahane eden Amerika, sırasıyla önce Afganistan ardından da Irak'a saldırdı. ABD'ye destek veren Blair ise 2005'te Londra'da 52 kişinin ölümüne sebep olan bombalamalar olunca, bir nevi hayat buldu. Zira o döneme kadar kimseyi 'İslami teröre' inandıramayan Blair, bombalamaların hemen ardından "Gördünüz mü şimdi neymiş? Bu bombalamalar benim haklılığımı ortaya koyuyor?" mesajı vermişti.
Blair'in başbakanlıktaki süresini iki sene daha uzatan bu bombalamalar, bombacıları eğittiği söylenen kişinin ABD tarafından serbest bırakılmasıyla yeniden gündeme geldi. Muhammed Cüneyt Babar, mahkemede gösterdiği 'inanılmaz işbirliği' (Bu ifade Amerikan makamlarına ait) nedeniyle Amerika'da serbest bırakıldı. Oysa, Babar'ın Londra'daki tren bombalamalarını gerçekleştiren Muhammed Sıddık Khan ve diğerlerini eğittiği biliniyordu. En az 70 yıl hapis cezası alması beklenirken, 4 yıllık hapis hayatı (hapiste olduğunu Amerikalılar söylüyor) çeken Babar, meğer Amerikan ajanıymış. Babar'ın serbest bırakılması ister istemez şu soruyu akla getiriyor: Londra'da metrosunu Amerika mı bombalattı?
Birilerine çok 'uçuk' gelebilir ancak, ABD sadece askeri bir savaş yürütmüyor dünyada. Kendi kirli savaşına destek sağlamak amacıyla kamuoyunun desteğini sağlaması gerekiyor ve bu yüzden gerektiğinde kendisine destek verenlerin bile gözünün yaşına bakmıyor. Zira, Londra'daki bombacıları eğittiği açık bir şekilde ortadayken, (Babar bunu kendisi itiraf etmişti), Babar'ın serbest bırakılması başka nasıl açıklanabilir?
Öyle ki, 2004'te FBI tarafından yakalanan ve Amerikalılara "Pakistan'da 2003 yılında bir eğitim kampı kurdum" diyen Babar'ın eğittiği kişiler arasında Londra bombacılarının lideri olduğu söylenen Muhammed Sıddık Khan da vardı. Babar ayrıca 'radikal İslamcılara bomba ve silah eğitimi' verdiğini, Sıddık Khan'ı da 'İbrahim' olarak bildiğini söyledi. Londra bombalamaları gerçekleştirildikten sonra, Amerikalılara bombalamayı gerçekleştirenin Khan olduğunu söylediğini de belirtiyor. Hatta, "Bombalamalar gerçekleşmeden önce Amerikalılara ondan bahsetmiştim" diyor.
Babar, 'terörizm suçu işlediğini' itiraf ettiği için İngiltere'de yargılanmasına da izin verilmedi Amerikan makamları tarafından. Kendisini yargılayan mahkeme başkanı Babar'ın işlediği suçların en az 70 yıllık ceza gerektirdiğini söylemesine rağmen, 2008'de kefaletle tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Babar, geçtiğimiz yıl gizli bir şekilde tamamen serbest bırakılmış. Olayı ortaya çıkaran İngiliz The Guardian Gazetesi'ne göre, mahkeme Babar'ı sadece 500 Dolar'a mahkûm etti. Amerikan Adalet Bakanlığı'nın Babar'ı yargılayan mahkemeye gönderdiği dosyada kullandığı şu ifadeler ise ilginç: "6,5 yıldan beri Babar tarafından Amerikan Birleşik Devletleri ve diğer devletlere verilen bilgiler ve yapılan yardımlar olağanüstü bir özellik taşıyor."
Londra'da 7 Temmuz 2005'te gerçekleştirilen bombalamalardan sonra dönemin İngiliz İçişleri Bakanı Charles Clarke, saldırıların 'birden bire' olduğunu ve dört bombacının da (Muhammed Sıddık Khan, Şehzad Tanver, Germaine Lindsay, Hasib Hüseyin) polis kayıtlarının temiz olduğunu söylemişti. Hatta dönemin Başbakanı Blair de "Bu saldırıları önlemek için bize gelen herhangi bir istihbarat bilgisi olmadı' demişti. Bu ifadeleri kullanan Blair saldırıların hemen ardından televizyonların karşısına çıkıp, "İslam'ın büyük bir tehdit" olduğunu söylemişti.
Oysa 2009 yılında hazırlanan bir rapora göre, saldırıları gerçekleştiren bombacıların lideri konumundaki Sıddık Khan, İngiliz istihbaratı tarafından da sürekli takip edilmiş. Üstelik, Khan'ın 2003 yılında Pakistan'da olduğu saldırılardan birkaç ay önce ilgili makamlara bildirilmiş. Diğer bombacılarla ilgili olarak da İngiliz istihbaratı MI5'in saldırılardan önce bilgi topladığı ortaya çıkmıştı. Tüm bunlar, saldırılardan hem ABD hem de İngiliz makamlarının haberdar olduğunu gösteriyor. Haberdar olduğuna göre, bombalamalara da göz yummuş hatta yaptırmış olabilirler mi? Eğer bu bir 'inside job' değilse o zaman Babar neden serbest bırakıldı? Amerika ve müttefikleri sürdürdükleri kirli savaşlarında daha ne kadar insan öldürecekler acaba?
Selahattin Toprak-Milli Gazete
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.