Eski AİHM yargıcından ilginç benzetme!
Eski Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (Türmen, Ankara Barosunca düzenlenen ''AİHM Kararları ve Türk Yargısı'' başlıklı etkinliğe katıldı.
Ankara Barosu Eğitim Merkezindeki etkinlikte konuşan Türmen, AİHM'in, özgür basını demokrasinin bekçisi olarak değerlendirdiğini, bu sebeple basın özgürlüğüne büyük önem verdiğini bildirerek, ''Basın özgürlüğü, AİHM için 'kutsal inek' gibidir. Her şeye dokunun, buna dokunmayın. Mahkeme, din özgürlüğüyle ilgili sınırlandırmaları dahi basın özgürlüğüne göre daha kolay kabul ediyor'' diye konuştu.
Mahkemenin, ''basının bazı konuları abartması, hatta kışkırtmasını bile basın özgürlüğü çerçevesinde değerlendirdiğini'' ifade eden Türmen, mahkemenin, gazetecilerin cezaevine konulmasını kabul etmediğini söyledi.
Türmen, mahkemenin, basın özgürlüğüne yönelik sınırlamayı ancak ''birilerinin kişilik haklarına sövülmesi, davaların sonucunu etkileyecek yayınlar yapılması ve terörün açıkça teşvik edilmesi'' hallerinde kabul ettiğini kaydetti.
Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini en fazla ihlal eden ülkelerden olduğunu, bu ihlaller içinde de en fazla oranı tutuklulukla ilgili başvuruların kapsadığını ifade eden Türmen, AİHM'in ulusal yasaları ya da bunların nasıl uygulandığını değerlendirmediğini, bunun tek istisnasının ise tutuklamalarla ilgili olduğunu belirtti.
Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) tutuklama nedenlerine ilişkin 100. maddesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile çeliştiğini kaydeden Türmen, gazeteciler Nedim Şener ve Ahmet Şık'ın tutuklanmasıyla ilgili örnek verdi.
Türmen, Odatv internet sitesinde bu gazetecilerin isimlerinin geçtiği bazı dokümanın bulunduğunu anımsatarak, ''Sadece buna dayanarak, tutuklanmaları için somut bir veri olduğunu söylemek bana zor geliyor'' dedi.
CMK'nın, şüpheli avukatlarının dosyadan evrak almasını kısıtlayan 153/2. maddesinin de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğunu ifade eden Türmen, mahkemenin, sorgulama ve kovuşturma aşamalarında iddia ve savunma güçlerinin eşitliğini dikkate aldığını söyledi.
Türmen, bir soruyu yanıtlarken, tutuklamaya yapılan itirazların sonuçlanmasıyla iç hukuk yolunun tamamlanmış olacağını, AİHM'e 6 ay içinde başvurulabileceğini bildirdi.
Türmen'e, etkinliğin sonunda baro tarafından plaket verildi. Türmen de baroya, AİHM'de görev yaparken kullandığı cübbeyi hediye etti. Cübbe, baronun Hukuk Müzesi'nde sergilenecek.
Bu arada, Baro Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Şimşek, Türmen'in İstanbul Barosuna kayıtlı olduğunu belirterek, Türmen'den, Ankara Barosuna kayıt için evrak imzalamasını istedi. Türmen de ''Transfer oluyoruz'' diyerek, başvuru evrakını imzaladı.
AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.