Spor yazarlarının görüşleri

Spor yazarlarının görüşleri
Fenerbahçe'nin 2-0'lık galibiyetiyle sona eren Galatasaray derbisinin ardından spor yazarları ne dediler? Kanarya mı iyiydi, Cim Bom mu kötüydü? Teknik direktörler nasıldı? Maçın yıldızı kimdi? İşte cevaplar.

Rıdvan Dilmen: Fener hak etti
Galatasaray maça konsantre olmadan golü yerken, ikinci yarıda korkunç bir tempoya çıkan Fenerbahçe çok daha farklı kazanabilirdi.
Rakibi 4'e 1 yakaladıkları pozisyonlarda ya topuk pasları, ya bacak araları yapınca üçüncü gol gelmedi. Tarihi fark gelebilirdi.
Bu arada Teknik Direktör Zico'nun ilk yarının sonlarına doğru sarı kart gören Uğur'u çıkarması ve yerine Vederson'u alması çok doğru bir karardı. Bu hamleyle Roberto Carlos'un verimi arttı. Dün gece sahanın en iyi oyuncusu Selçuk idi.

Mehmet Demirkol: Kadıköy'de hep aynı
Fenerbahçe için fazla bir şey söylemeye gerek yok. İyi kapandılar. 2. yarı iyi çıktılar ve klasiklerini oynadılar.
Maçın başında golün sonrasında oyunu Fenerbahçe yarı sahasına yıkmak konusunda bir sorun yaşamadı Galatasaray. Özellikle de ilk yarıda. Peki pozisyon var mı? İlk yarı boyunca bir uzak şut. Orta sahada rakip savunmayı delecek orta sahaları yokken Hakan ve Ümit yerine Nonda-Serkan'ı tercih etmenin sonucu mu bu? Lincoln, Hasan gibi o derin pasları atacak oyuncular yokken, Serkan'dan bir şeyler beklemenin dolayısıyla topların hemen her seferinde geri dönüşün sonucu mu?

Can Bartu: O goller kaçmaz
FENERBAHÇE, oyunun hemen başında Semih’in golüyle öne geçmesine rağmen kötü bir görüntü sergiledi.
İkinci devre ise mükemmel bir sarı lacivertli takım vardı sahada. G.Saray topla daha çok oynasa da golleri kaçıran taraf F.Bahçe idi. Hem de karşı karşıya. Semih, Deivid, Aurelio o golleri atsa fark daha büyük olurdu. Karşı karşıya pozisyonlarda o topları çıkaran G.Saray kalecisi Orkun’u kutlamak lazım.
Oyuna baktığın zaman G.Saray topu daha iyi kullanıyor gözükse de pozisyon üretemedi. Her hava topunu alan Edu ve Lugano ile ikinci yarıda oyuna giren Vederson sahanın en iyileriydi. Fenerbahçe ikinci devre mücadeleye girdi ve galip çıktı. Sarı lacivertliler bu galibiyetle, hem Kadıköy geleneğini sürdürdü, hem rakibinin yenilmezlik unvanına son verdi, hem de çarşamba günü Rus takımı CSKA Moskova ile oynayacağı Şampiyonlar Ligi sınavı öncesi moral buldu.

Altan Tanrıkulu: Semih ve Semih
MAÇIN skoru ilgilendirmiyor beni.. 49. dakika daha önemli çünkü.. O hareketi yapan Batuhan, Beşiktaş’ı puandan etmişti..
Şimdi sıra Semih’teydi.. Savunmanın 10 metre arkasına sarkıp aldığı pasla kaleciyle karşı karşıya kalmıştı.. Deivid’e verse kale bomboştu.. Ama o vurmayı tercih etti. Semih, Milli Takım’a yükseldi bu sezon.. Şampiyonlar Ligi’nde oynuyor.. Kritik derbide gol de attı.. Ama bütün bunlar o hatasını affettirmez.. Böyle bir hatadan Milli Takım maç kaybedilebilir veya Fenerbahçe kupadan elenebilir.. Semih’in sarı-lacivertli takıma yaptığı katkıların yanında bu tip durumlarda da asistin önemini kavraması gerek.. Semih hangi Semih olacağına karar vermeli..
Kalli oyunu Fenerbahçe sahasına yıkmak için Hakan Şükür’ü ikinci yarının başında almalıydı.. Hakan girdikten sonra Nonda ve Ümit daha çok topla buluştular.. Fenerbahçe savunmaya bu sezon en iyi futbolunu oynayan Selçuk ve Aurelio’yu da alarak skoru korumak istedi..

Ömer Üründül: Fenerbahçe tarihi farkı kaçırdı
İkinci yarıya Zico çok yerinde bir değişiklikle başladı. Uğur'un yerine Vederson'un da girişiyle son haftalardaki iyi işleyen sistem yine sahne aldı. Müthiş bir tempo ile defansında risk alan Galatasaray karşısında hücum zenginliği yaşandı. Bu tempoda ikinci gol de Deivid ile geldi ve ardından da sayısız fırsatlar kaçtı. Galatasaray'daki yerleşme bozukluğu ve moral kaybı Fenerbahçe'nin takım halinde oyuna girmesini sağladı.Eğer Orkun'un direnci olmasa ve Fenerbahçe biraz daha becerikli olsa çok büyük bir fark gelebilirdi.

Osman Tanburacı: G.Saray'ı kutlayın
Dört as oyuncusu yok Kalli sorun etmiyor, bütün riskleri göze alıyor ve Galatasaray 90 dakika rakip sahada müthiş bir mücadele örneği veriyor. Maçın başında hem de 5. dakikada bir sürpriz gol yiyor devreyi berabere bitirmek için de oyunu sürükleyen taraf oluyor... İkinci yarı bir sürpriz gol daha... Defanstan dönen top yirmi oyuncunun arasında Deivid'in önüne düştü ve maç 2-0 taşındı.
Fırat Aydınus, Selçuk'un Nonda'ya şeytani penaltısını vermiyor, Galatasaray yine pes etmiyor ve müthiş tempolu bir maç oynanıyor. 90 dakika, karşılıklı mükemmel ataklarla bir rüya gibi geçiyor.... Bu Galatasaray kutlanmalıdır.
Yaş ortalaması 'tıfıl' denecek bir takım, Saraçoğlu'nda mükemmel işler yapıyor, maçı kaybediyor ama geleceğini kazanıyor. Tebrikler Kalli; daima yüreğin ve aklın yanında oldum, sonuna kadar da Kalliciyim. Böyle Galatasaray bir maç kaybeder ama kimliğini kazanır.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.