İşte BDP gerçeği
Başta eş başkanı olmak üzere parti yetkililerinin de BDP milletvekillerinin güvenliği sağlamak üzere orada bulunan devletin polisine taş ve tokat atmalarını destekler mahiyette açıklamalar yapması “ta kendisi” tezini biraz daha güçlendirdi.
Öyle anlaşılıyor ki yaklaşan seçimler öncesi normal kurallar dahilinde seçmenden yeterli desteği göremeyeceğini düşünen BDP teorisyenleri toplumca kanıksanmış senaryoları tekrar vizyona koymak istiyorlar.
Sanki tek çareleri, tahrik, kışkırtma ve provokasyon.
Dün bu konuya kafayı takan Haber Merkezimizden Furkan Altınok, BDP’li vekil ve yöneticilerle görüşüp sorularına cevap aradı gün boyu…
Bir tanesi “Toplanan milyonların istekleri var devletten” demiş…
Furkan Altınok “Devletin bu konuda attığı yığınla somut adım var” deyip örnekleri sıralamaya başlayınca BDP’li vekil “daha fazla vaktim yok” bahanesine sığınmış…
Sorular karşısında söyleyecek sözleri verecek cevapları olmadığı için birtanesi de Furkan’ın sorusunu beğenmeyip, “Böyle soru olmaz” demiş.
Furkan da altta kalır mı?
“Peki ya sizin davranışlarınız?.. Bir milletvekili böyle bir davranış içerisine girer mi, güvenliği sağlamak üzere orada bulunan polise taş, komsere tokat atar mı?” diye sormuş.
İyice sıkışan BDP’li vekil çareyi telefonu Furkan’ın yüzüne kapatmakta bulmuş.
Görünen o ki; gerilim, şiddet ve provokasyon başvuracakları tek sermayesi BDP’nin…
Lakin düşünemedikleri bir gerçek var.
Bu milletin bin yılı aşan bir devlet geleneği, hassasiyetleri, dokunulmazları var…
Şunu anlayın artık: Bu toprakların dokusu BDP’yi kabul etmiyor.
Etmeyecek de…
BDP’nin İslam karşıtlığını bilmeyen yoktur.
Polatlı Teşkilatı’nda bizzat teşkilat başkanının eşi tarafından Hz. Peygamber’e yapılan hakaret, bardağı taşıran son damla olup Polatlı halkını çileden çıkarmaya yetmişti.
Toplumda deprem etkisi yapan bu olay karşısında fazla dayanamayan BDP’li üyeler istifa etmek zorunda kalmışlardı.
Bir de dün www.habervaktim.com’da yayınlanan video kayıtları var ki işin vahametini ortaya koyması bakımından son derece önemli.
BDP’nin neye duyarlı, neye duyarsız olduğunu ortaya koyan bir kayıt bu…
Kayıtlara göre BDP’li Bengi Yıldız Batman’daki Nevruz kutlamalarında bir taraftan polise taş, diğer taraftan Sebahat Tuncel polise tokat atarken, Aydın’da BDP’nin hamiliğinde gerçekleştirilen kutlamalarda ise misyonerler cirit atıyor.
Fırsatı ganimet bilen misyonerler Nevruz kutlamalarında bol miktarda Kürtçe İncil dağıtıp misyonerlik faaliyeti yürütüyorlar.
Hedeflerinde ise daha çok bayanlar, genç beyinler ve çocuklar var.
Organizasyonun başındaki isim ise son derece tanıdık: Türk Alman Dostluğu Kilisesi Papazı Ernst Hugo Kliewer…
Bizzat Papaz Ernst Hugo Kliewer ve arkadaşları Aydın Merkez'de konuşlandırdıkları araçlarının bagajından çıkardıkları Kürtçe İncilleri etraflarında topladıkları insanlara dağıtıyorlar.
Tabi sadece Kürtçe İncil dağıtmıyorlar.
Dağıttıkları kitaplar arasında İffetli Yaşam,
Na Meyek Jı Tere (Sana Bir Mektup),
Zer A Rastiqin (Altın Hakikatler),
Michael Sattler İsa Mesih'in Bir Tanığı,
Sen Özelsin gibi bolca Hıristiyanlık propagandası yapılan kitaplar da var.
Papaz Kliewer’in Kürtçe müzik eşliğinde çocuklara özel ilgi gösterip başlarını okşaması ise bir hayli dikkat çekiyor.
Dikkatini çekerim, “Toplanan milyonların istekleri var devletten” diyen insanlık havarisi BDP’li vekilin…
Çocuklarınızın da istekleri var sizden.
Bırakın provokasyonu, bırakın devlete başkaldırmayı…
Çocuklarınızın başını okşayın, geleneklerimizi öğretin, köklerimizi gösterin yeter…
Yiğit Doğaner / Habervaktim
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.