27 Nisan nedir?

27 Nisan nedir?
''İyi darbe'', ''kötü darbe'' olmaz dedirten 27 Nisan e-muhtırası, birinci yılına girerken, e-muhtıra için ''Demokrasi adına kirli ve karanlık güçlerle pazarlıklar yapılan bir gün'' yorumları yapılıyor.

MAZLUMDER Genel Başkanı ömer Faruk Gergerlioğlu, birinci yılına giren 27 Nisan muhtırası için, “Halkın karşısında yenilgiye uğramanın adı olan gün; 27 Nisan” değerlendirmesinde bulundu.

MİLLİ İRADENİN çALINDIĞI GüN
27 Nisan 2007 gecesi, ülkemizin 10 yıl geçtikten sonra (28 Şubat’ın üzerinden) bir muhtıra ile karşılaşma talihsizliğini tekrar yaşadığını belirten Gergerlioğlu, “27 Nisan muhtırası başarısız bir muhtıradır. 27 Nisan muhtırası halkın çoğunluğuna karşı verilmiş bir muhtıra olmakla beraber hiçbir haklılığı olmayan bir muhtıradır. 27 Nisan toplumun mecliste hiç ummadığı ayak oyunları ile iradesinin çalındığı bir gündür” dedi.

DEMOKRASİYE BALANS çEKME RİTüELİ
27 Nisan’ı “Demokrasi adına kirli ve karanlık güçlerle pazarlıklar yapılan bir gün” olarak nitelendiren Gergerlioğlu, tespitlerini şöyle sürdürdü: “27 Nisan, her 10 yılda bir demokrasimize balans çekme ritüelinin tekrar yaşandığı ve maalesef tarihe olumsuz bir muhtıra günü olarak geçen tarihtir. Halkın iradesine karşı fiili darbe yapamayanların alelacele kaleme alındığı belli olan, kaynağı tartışmalı ve belirsiz bir gece yarısı müdahalesidir. Demokrasi’den çok borsayı düşünen gündüz oynanan ortaoyunuyla yetinmeyip geceleyin tarihe gömüldüğü artık belli olan darbe geleneğinin yeniden diriltilme çabasıdır.”

“İYİ DARBE-KöTü DARBE OLAMAYACAĞI ANLAŞILDI”
“27 Nisan tüm demokrasi iddiacıları için bir imtihan günüdür. ‘İyi darbe’, ‘Kötü darbe’ ayrımının olmaması gerektiğinin artık anlaşılması gereken son tarihidir. 27 Nisan korkutmacası, yargıya müdahalenin bir başka adıdır. 27 Nisan muhtırası yargı üzerindeki etkisinin de ötesinde aydınlatılmayan daha vahim dedikoduları ile sorgulanmayı ve yargılanmayı beklemektedir. 27 Nisan dini ayrımcılığı ve dışlamayı meşrulaştırmakla kalmayıp etnik ayrımcılığı da dikte etmeyi olmazsa olmaz olarak gören bir zihniyetin yansımasıdır.”

DARBECİLERİN SESSİZLİĞİ VE HUKUK
“Günümüzde Demokrasi’nin üzerindeki muhtıra lekeleri silinememişken, darbe girişimleri artık teknik araştırmayla da ispatlanmış olan generaller yapılan tüm suç duyurularına rağmen halen yargılanamamaktadır. Darbe girişimlerini ortaya çıkaran gazeteciler her türlü mağduriyete uğratılırken emekli generallerin sessizliklerini korumaları hukuk devletine olan inancımızı iyice zayıflatmaktadır. Tüm darbeciler yargılanmadan demokrasiden bahsetmenin anlamsızlığı ortadadır. Darbelere ve muhtıralara karşı direnç göstermek gerçek demokrasinin yeşerebilmesi için halkın tümünün yapması gereken bir görevdir. Darbelerin çeşitli versiyonları yerine sivil siyaset alanının gerçek anlamda açıldığı ve rahatlatıldığı bir hukuk devleti görmek istiyoruz.”

Engin Kaşdaş-habervaktim

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.