Reformcular pes etmiyor!

Reformcular pes etmiyor!
Suriye rejim karşıtı gösterilere sahne olurken, gerçek çekişme sokaklarda değil odalarda yaşanıyor. Bürokrasinin kilit noktalarını tutan Baasçı statükocular, reform yanlısı modernist Esad'a karşı direniyor

SURİYE Devlet Başkanı Beşşar Esad Suriye devletinden çok Suriye halkının Başkanı. Göreve geldiği 11 yıldan bu yana ülkesinin yüzünü değiştirdi. Halkın sevgisini kazanmayı bildi. Suriye sert ve sofistike bir ülke. Anti emperyalist kökleri eskiye dayanan Arap milliyetçiliğinin merkezi. Alevi azınlığın otorite ve baskıyla yönettiği bir Ortadoğu bileşkesi. Buna karşın Esad'ın şevkatli bakışları imkansızı başardı. O, hangi etnik veya mezhepsel kökenden olursa olsun Suriye halkının yüreğini ısıtıyor. Ama Deraa'daki cinayetleri işleyerek Arap kalkışmasının o karanlık dumanlarına ülkeyi sürükleyen de onun örtülü bir mücadele verdiği Baasçılardan başkası değil. Ki bu despotların bazıları onunla aynı soyadı taşıyor. Bu nedenle geçen gün yaptığı konuşma, onun ağzından reform sözcüğünü işitmek isteyen yığınlar açısından, büyük bir hayalkırıklığı oldu.
Cuma gösterisinde beklenen boyutta bir kitlesel katılımla protesto gösterileri belki olmadı. Zira muazzam güvenlik önlemleri vardı. Devlet adına hareket eden eli silahlı kişiler masum insanları döverek veya vurarak katletti. Ölenlerin gerçek sayısını bilmek hala mümkün değil. Çünkü gerçekten ne olduğunu öğrenmek için olayların çıktığı yere gidip insanlarla konuşmak gerekiyor. Suriye'de görevli basın mensupları intihar için daha acısız yollara başvurabilir. Buna mukabil öldürülen siviller reform adına ölümü göze alan bir avuç genç insandı.

TEMEL AKTÖRLER KİM?
Suriye ekonomisi iflasın eşiğinde duruyor. Kürt azınlıkların rahatsızlığı tepe noktasında. Suriye de etkin aktörler belli: Bürokrasinin kilit noktalarını tutan Baasçılar, demokratik reformcular ve Beşşar gibi azınlıkta olan güçsüz modernistler. Sorun o kadar net ki aslında. Suriye'deki Baasçı statükocular sisteme öyle bir entegre olmuş ki onları söküp çıkarmak neredeyse imkansız. Buna karşın Esad'ın eli hala güçlü. Zira dostları kalabalık ve güçlü: Lübnan'daki Hizbullah, İran ve Suriye halkı. Lübnan'da barış isteyen İsrail'in aslında tek gerçek maymuncuğu Beşşar Esad. Yani İran'ın Suriye'ye, Esad'ın İran'a, Amerika'lıların da Suriye'ye ihtiyacı var.

MEVCUT DURUM PARLAK DEĞİL
Tablo parlak değil. Hem de hiç. Fotoğraf makinamı ve kimliğimi saklamak zorundayım. Katliam yapıldığı söylenen yerlere gitmem imkansız. Bu karartma elbette işe yaramıyor. Reuters, El Cezire ve Facebook iletişim zinciri fısıltı gazetesine çoktan dönüşmüş.
Önceki gün kulaktan dolma gelen haberlerden sonra dün sokaklarda konuştuğum bazı insanlar ve yerel gazeteciler bana bazı videolar seyrettirdi. Şayet bunlar son birkaç haftada Suriye'de çekildiyse (ki öyle olmadığını ispat edecek bir kaynak veya resmi açıklama yok) olan biten tam anlamıyla vahşet.
Suriye'deki bu kriz derinleşecek. Önleyecek tek kişi gerçekten de Beşşar Esad. Ama bunu nasıl hayata geçirecek?
Suriye'nin karışması Mısır'a veya Libya'ya benzemeyecektir. Buradaki etnik veya mezhepsel çatışmaya karşı ordunun ve istihbaratın bastırma yolundaki tepkisi hayal dahi edilemeyecek boyutlarda olur. İşin daha vahimi bu çatışma Suriye sınırlarına hapsedilemeyecek kadar bulaşıcı ve zehirli.
İsrail lobilerinin yeni dizayndaki yegane engeli Tahran-Şam-Hizbullah ekseni. Batı ile ilişkilerin moderatör ise gerçekten de Ankara.
Ankara'nın baştan beri adım adım özenle inşa ettiği ortadoğu açılımı Libya'dan sonra şimdi de Suriye ile ciddi bir tehdit altında. Türkiye'nin Suriye-Lübnan-Ürdün arasında inşa ettiği ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasi ayakları bulunan etki prizması ne kadar da kırılganmış meğer.

Gözaltılar yaşandı
CUMA günü 7 kişinin ölümüyle sonuçlanan rejim karşıtı gösterilerin ardından dün başkent Şam ve civarında çok sayıda kişinin gözaltına alındığı iddia edildi. Aktivistler gözaltında iddiasında bulunurken Şam'ın merkezinde durum sakin görünüyordu.

'Türkiye hiçbir ülkenin içişlerine karışmaz'
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı Prof. Dr. İbrahim Kalın, 'Türkiye'nin hiçbir zaman hiçbir ülkenin içişlerine karışmadığını' söyledi. El Cezire televizyonunun canlı yayınına Ankara'dan katılan Prof. Dr. Kalın, Türkiye ve Suriye arasında güçlü bir ilişki olduğuna değinerek, Başbakan Erdoğan'ın Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ı daha önce telefonla arayarak iki ülke ilişkileri, bölgedeki gelişmeler ve sorunlar ile reform yapılmasına ilişkin değerlendirme yaptıklarını kaydetti. Prof. Dr. Kalın, 'Türkiye'nin hiçbir zaman hiçbir ülkenin içişlerine karışmadığını' belirterek, Başbakan Erdoğan'ın Esad'a 'Ortadoğu'daki gelişmelerle ilgili halkın taleplerinin karşılanması gerektiğini' ifade ettiğini söyledi. 'Türkiye'nin, Suriye'deki reform çalışmalarını desteklediğini' anlatan Prof. Dr. Kalın, 'Türkiye, Cumhurbaşkanı Beşşar Esad'ın halkın taleplerine verdiği cevabı ve ilan ettiği reform çalışmalarını da destekliyor' dedi. Prof. Dr. Kalın, 'Suriye'deki reform çalışmalarının şiddet olmadan gerçekleşmesini diliyoruz' temennisinde bulunarak, diğer Arap ülkelerindeki olaylarda halkın doğrudan iktidarları ile sorunları olduğuna dikkati çekti.


Serdar Akinan/AKSAM

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.