'Örtünmeyi tartışan gafildir'
İslam Hukukçusu Prof. Dr. Orhan Çeker, kartel medyasını arkasına alarak başörtüsüne taarruza kalkan kesimlerin yeni dinler üretmeye çalıştığını ve Allah’ın ayetlerini küçük dünyevi menfaatlere değiştiğini söyledi. Çeker, bunlara kapılanlar için de "gafiller" dedi.
Örtünmenin İslam hukukundaki yerini sorduğumuz Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çeker, akıllardaki bütün soru işaretlerini tamamen ortadan kaldıracak açıklamalarda bulundu.
İLAHİYATÇI GEÇİNENLER
Başörtüsünün önündeki engellerin yeni bir anayasa ile ortadan kaldırılmak istenmesini hazmedemeyen çevreler, kartel basınını da arkalarına alarak harekete geçerken, İslam Hukuku Profesörü Orhan Çeker, dini konularda herkesin kendisini yetkili saydığını ve yeni yeni dinler üretmeye kalktığını söyledi. Prof. Dr. Çeker, özellikle ilahiyatçı olarak geçinen bazı sözde aydınların örtünme ile ilgili yalan yanlış değerlendirmeleri ile ilgili olarak da; “İşin ehli olmadığı halde din konusunda konuşanlar, hallerinden de zaten belli olmaktadır, kimileri hıyanet etmekte, kimileri bu hainlere gafilce kapılmakta, kimileri de Allah’ın ayetlerini az bir bahaya değişmektedir. Bunlar çıktıkları programlarda sanki bir yerlere işaret veriyorlar. ‘Bakın biz de buradayız, işinizi görebiliriz, lazım olursak bizi kullanabilirsiniz’ diyorlar lisan-ı halleriyle” değerlendirmesinde bulundu.
“DÜRÜST OLMAK GEREK”
Günümüzde dini konularda herkesin ahkam kestiğini, başka konularda ‘branşım değil’ diye işi ehline havale ettikleri halde dini konularda herkesin kendisini yetkili saydığını belirten Çeker, “Her konuda olduğu gibi örtünme konusunda da Cenab-ı Hakkın ortaya koyduğu gibi, Rasulullah Aleyhissselam’ın ‘üsvetün hasene’ -güzel bir örnek- olarak ortaya koyduğu şekliyle, tabiî ki anladığımız ve dilimizin döndüğü kadarıyla aktarmak durumundayız ve mecburiyetindeyiz” diye konuştu.
habervaktim olarak Prof. Dr. Orhan Çeker’in örtünme ile ilgili geniş değerlendirmelerini birkaç bölümde yayınlayacağız. İşte ilk bölüm:
TESETTÜR, YANİ ÖRTÜNME
“Tesettür” malum Arapça bir kelimedir ve ”örtünmek” demektir. Mesela “setr-i avret” diye bir kelimeyi hepimiz duymuşuzdur. Namazın dışındaki şartları sayarken “setr-i avret” deriz.“Setr” örtmek,“ avret” malum avret yerleri. Bu arada şunu da söyleyelim: “Avret” kelimesi Türkçe’ye ses uyumu sebebiyle “avrat” diye geçmiştir. Dolayısıyla her ne kadar örfümüzde avrat kelimesi kaba bir anlamı çağrıştırsa da bu kelimeye böyle bir mana yüklenmesinde hiç de haklı değiliz. “Avret” dolayısıyla Türkçe ifadesiyle “avrat” her zaman için örtülmesi gereken muhterem, saygıdeğer, muhafazaya değer bir mana taşır. Yani bu kelimeyi örfteki kaba manasında kullanmanın böyle uygun olmayan bir durumu söz konusudur. Kadına “avret” dendiğine göre bu kelimeden şunu anlıyoruz; kadınların neredeyse her tarafı örtülmesi gerekiyor. Her tarafı örtülmesi gerektiği için de zaten avrat kullanılmıştır.
“İNSAN, İNSAN OLARAK ÖRTÜNMEK İSTER”
Bu manayı söyledikten sonra şuna hemen işaret edelim: Örtünmek fıtridir. Yani insanın yaradılışında örtünme duygusu var. İnsan, insan olarak örtünmek ister. Dünyanın bir ucundan öbür ucuna kadar gidin her insanın vicdanına sorsanız; hiçbirisi, çırılçıplak gezmek, tozmak istemez. İnsan, elinde olmadan ister istemez, örter, örtünür. İşte bundan anlıyoruz ki örtünmek, insanın fıtratında var, fıtratta olduğu için de bütün insanlar tarafından tamamen çıplak olmak hoş görülmemiştir.
“MÜSLİM YA DA GAYRİMÜSLİM FARKETMEZ”
Sadece İslam toplumu değil, gerek Müslüman gerek gayrimüslim her nerede olursa olsun, bütün insanlar örtünme ihtiyacı içerisindedir. Bazen belgesellere bakarım. Ulaşmamız imkansız gibi olan dünyanın öbür ucunda, uçsuz bucaksız bir yerde, kabilelerden birinin diyelim ki hayatı anlatılıyor. Dikkat ediyorum en “ilkel” kabilelerde dahi insanlar örtünüyorlar. Hem şu da dikkat çekiyor, en “ilkel” kabilelerde de olsa, kadın ve erkek farklı örtünüyorlar. Yani kadın daha fazla örtünüyor, erkek ona göre biraz daha serbest ve az örtünüyor. Belgesellerde özellikle bu dikkatimizi çekiyor. Mesela uzak doğuda Yeni Gine’nin uçsuz bucaksız bir taraflarında yaşayanlara bir bakın, onlarla ilgili kitaplar okuyun, bir bakarsınız ki insanın vicdanına yerleştirilmiş olan haya duygusu o insanlarda var ve kaybolmamış.
TESETTÜR İSLAMIN ALAMETLERİNDENDİR”
Örtünmek fıtri olduğuna göre inanan insan istese de, istemese de örtüneceğine göre, aynen yemek yemek gibi zaruri bir iş olduğuna göre, o zaman İslam’ın getireceği şey ya da bizim burada söyleyeceğimiz şey, kim ne kadar örtünmelidir ve ne şekilde örtünmelidir? Biz zaten onu anlatacağız. Örtünmek “tesettür” simgedir… İslam’ın alametlerindendir. Şiar diyoruz, şeair gelir bunun cem’i. İslami simgedir.
Engin Kaşdaş-habervaktim
Yarın: Örtünmenin hükümleri
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.