Üniversiteler sağlığın da düşmanı

Üniversiteler sağlığın da düşmanı
Asıl işi öğrenci yetiştirmek olan üniversitelerin bu işten nasıl kaytardıkları ortaya çıktı. En pahalı eğitim kolu olan tıpta, üniversitelerin öğrenci yetiştirmedeki isteksizliklerinden dolayı, 20 yıl önce 14,8 olan öğretim üyesi başına düşen öğrenci s

İdeolojilerine olan düşkünlüklerini işlerine göstermeyen üniversiteler, sağlıktaki sağlıksız yapının da baş sorumlusu. Her normal eğitim kurumu gibi asıl işlevi öğrenci yetiştirmek olan tıp fakülteleri, bu alanda giderek daha kötü bir noktaya doğru ilerliyor.

HOCA SAYISI YÜZDE 300, ÖĞRENCİ SAYISI YÜZDE 12 ARTTI
Sağlık Bakanlığı’nın geçtiğimiz ay tamamladığı “Türkiye Sağlık İnsan Gücü Durum Raporu”na göre, 1986-1987 öğretim yılında tıp fakültesi sayısı 21 iken, 2007’de bu sayı 47’ye yükseldi. Öğretim üyesi sayısı da aynı dönemde 2 bin 7'den 8 bin 512'ye çıktı. Bütün bu katlanarak büyümelere rağmen, 1987-2007 yılları arasında 29 bin 759 olan öğrenci sayısı ise ancak 33 bin 537’ye ulaşabildi. Böylece, 20 yıl önce 14,8 olan öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı, günümüzde trajik bir şekilde gerileyerek 3,9 oldu. Raporda, “Ülkemizde daha fazla öğrenci yetiştirecek sayıda tıp fakültesi ve öğretim üyesi olduğu görülmektedir. Öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı pek çok Avrupa ülkesinden düşüktür” denildi.

DİŞÇİLİK VE ECZACILIKTA DA DURUM AYNI
Rapora göre, uzman ve pratisyen hekimliktekine benzer tablo, diş hekimliği ve eczacılıkta da ortaya çıktı. Bu çerçevede; yirmi yıl önce sayıları 8 olan diş hekimliği fakültesi 2007’de 24’e, öğrenci sayısı 3 bin 598’den 5 bin 873’e, 504 olan öğretim üyesi sayısı ise tam bin 480’e çıktı. Bu veriler sonucunda diş hekimliği alanında öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı da 7,1den 3,9’ geriledi. Bu arada diş hekimliğinde fakülte sayısı 24’e ulaşmış olmasına rağmen bunlardan sadece 18’inde eğitim veriliyor, diğer fakülteler ise boş duruyor. Eczacılıkta da Türkiye, son 20 yılda fakülte sayısını 7’den 12’ye, öğretim üyesi sayısını ise 366’dan 824’e çıkardı. Yine 20 yıl önce 3 bin 667 olan öğrenci sayısı ise 2007 itibarıyla 4 bin 572’ye ulaştı. Böylece, öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı 10'dan 5,5'e geriledi.

AB ÜLKELERİNİ SOLLADIK!
Eğitim türleri arasında en pahalısı olarak öne çıkan tıp eğitimi, bu özelliğinden dolayı gelişmiş ülkelerde azamî verimle yürütülmeye çalışılıyor. Bu çerçevede; öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı Almanya’da 22,5 iken İspanya’da 14,4, İtalya’da 11,8, Fransa’da 10,8, Slovakya’da 7,3 Slovenya’da 6, Finlandiya 5,1 ve Danimarka’da da 4,2. Türkiye ise YÖK ve üniversitelerin sağlıksız yönetimi sonucunda, işleri öğrenci yetiştirmek olan öğreticiler boş oturtularak, öğretim üyesi başına 3,9 öğrenci sayısı ile dünyanın en verimsiz tıp fakültelerine sahip ülke unvanını elde ediyor. Yeterli hekim eğitimi sağlanamadığı için de, Türkiye'de 100 bin kişiye düşen pratisyen hekim sayısı 43’te kalırken, bu rakam Avrupa'da 66’ya AB üyesi ülkelerde ise 97’e yükseliyor.

(Murat Unay – habervaktim)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.